1 EKİM DÜNYA YAŞLILAR GÜNÜ!

Kahrolsun, Ali Şekeroğlunu Yaşlanamadan Öldüren Rejiminiz! Kahrolsun, Yaşlıları Ekonomiye Yük Sayan Kapitalist Zihniyetiniz! Yaşasın Emeklilerin Yaşlıların İnsanca Onurlu Yaşam Mücadelesi! Herkese sağlıklı güzel yaşama ve yaşlanmalar diliyoruz!Z

Yaşam - 01-10-2026 21:25

Emekliler Dayanışma Sendikası Merkez Yönetim Kurulu 1 Ekim Yaşlılar günü nedeni ile yaşlıların yaşam koşullarının iyileleştirilmesini isteyen basın açıklaması yaptı. Basına, Kamuoyuma ve Emeklilere çağrıda bulundu.
BASINA, KAMUOYUNA ve EMEKLİLERE…
Otuz altı yıl önce 1 Ekim tarihi Birleşmiş Milletler tarafından “Uluslararası Yaşlılar Günü” olarak kabul
edildi. CB Hükümet Sistemi ve öncesine dayalı sürdürülebilir denilen ekonomik sosyal politikalarla
yaşlılarımız yaşamını sürdüremez oldu. 1 Ekimi ASHB lığı, SGK bürokratları yerel yöneticiler huzurevi
ziyaretleri ve bol fotoğraflı paylaşımlar yaparak geçiştiriyor. En yetkili ağızlardan duyduğumuz “Yaşlılar
bizim kıdemli vatandaşlarımızdır, başımızın tacıdır. Bizim geleneklerimizde yaşlılara hürmet sevgi ve
hizmet vardır.” gibi sözlerin yaşamda karşılığını göremiyoruz. İyi niyet içeren söylemlerde bulunan
iktidar; sigortalı çalışma şansı yakalamış, çalışarak ekonomik güvence sağlık hakkı kazanmış emekli olmuş
milyonlarca vatandaşın emeklilik haklarına el koyarak, yaşlılığında yoksul ve muhtaç duruma düşürmüştür.
Bu nasıl bir yönetim anlayışının ve ruh halinin ürünüdür bunu anlamakta güçlük çekiyoruz. Ülkeyi
yönetenler, yönetmeye aday olanlar; hızla yaşlanan bir toplum olduğumuzu kabul etmeli, yaşlıları
ekonomiye yük saymadan, bugüne kadar bu ülkede üretilen tüm değer ve hizmetlerin biriken sermayenin
yaşlıların emeğinin ürünü olduğunu kabul ederek, gerontoloji bilimini esas alan, uluslararası yaşlılık
kriterlerine uygun plan ve programlar yaparak somut çözümler üretmelidir. Devlet toplumsal
sorumluluğunu inkâr edemez ve vazgeçemez.

2010 yılında “Emekliler Yaşlılar Hareketi” olarak ekonomik ve sosyal haklarımız için başladığımız
mücadeleye “Emekliler Dayanışma Sendikası” olarak devam ediyoruz. 2012 yılından bu yana da 1 Ekimi
yaşlılarımızla dayanışma günü olarak kabul ettik. Yaşlılığın güvencesi olan kamu emekliliği hakkımızı talep
ederken, yaşlılık politikalarından ve toplumun yaşlılığa bakış açısından kaynaklanan bütün sorunların biz
emeklileri de çok yakından ilgilendirdiğini her fırsatta ifade ettik ve bunu fark ettirmeye çalıştık.
Bugüne kadar hakikatler üzerinden sözümüzü kurarak emeğimizin inkâr edilmesine karşı mücadele ettik.
Aldatarak yanıltarak kandırarak algı karmaşası yaratarak yaşlıların iradesini sakatlayanlara tavır aldık,
hukuki olarak suç işlediklerini söyledik. Yaşlıların sorunlarından söz ederken; sosyal güvenlik reformu adı
altında emekliliğin esnek kuralsız güvencesiz hale getirildiğini, emeklilerin kazanılmış haklarına el
koyarak bilinçli olarak yoksullaştırıldığını ve yaşlılıkta çaresiz bırakıldığını. Bugün çalışanların gelecekte
yoksul yaşlı olacağını söylemiyorsanız siyasi dedikodu yapıyorsunuz gidişata hizmet ediyorsunuz demektir.
Bizler dünü unutmadık geleceğimizden vazgeçmiyoruz! küresel kapitalist politikalara uyum sürecinde;
işçilerin emeklilerin kazanılmış ekonomik sosyal haklarına el koyanlar, kamu yapılarını şirketlerin lehine
değiştirip dönüştürenler. Ekonomik sosyal dengeyi bozarak gelir adaletsizliğinin kitabını yazanlar,
emeklileri yaşlıları ekonomik krizlerin yoksulluğun hatta enflasyonun sorumlusu olarak gösteriyorlar. Bu
hak hukuk tanımayarak emek ve işçi düşmanlığına devam etmek demektir. 

Uluslararası Kurallar Bağlayıcıdır, Gereği Yapılmalı!
3 Nisan 2025 tarihinde BM İnsan Hakları Konseyinde alınan karar bağlayıcıdır. “Yaşlıların insan haklarının
korunması için önlem alınacak. Yaş ayrımcılığının temel nedenleri araştırılacak ve yaşlı hakları konusunda
olumlu dönüşümün hızlanması sağlanacak.” deniyor. BM üyesi bir devlet olarak, yaşlılara bakış açımızla bu kararların neresindeyiz? Yaşlılar için acil çözülmesi gereken sorunları biliyoruz.

*En büyük sorun yoksulluk ve barınma hakkının yok sayılmasıdır. Yetersiz beslenme, tedavi edilemeyen
kronik hastalıklar, güvenli içme suyuna ve hijyene erişim eksikliğidir. Pahalı ilaçlardır.
*Yaşlılar fiziksel cinsel psikolojik finansal şiddete ve istismara daha açık ve sonuçları yaşlılar için çok ağır
oluyor. Bugüne kadar bunların çözümü için nasıl önlemler alındı. Yaşlılar dijital dolandırıcıların birinci
durağı oldu. Evde sokakta, huzurevlerinde her türlü şiddete uğruyor, yalnız yaşayanların öldüğü üç gün
sonra etrafa yayılan kokusundan anlaşılıyor. Çok mu zor huzurevlerini denetlemek sayılarını artırmak insan onuruna yaraşır hale getirmek. Çok mu zor belediyelerin bakım hizmeti ağı kurarak yaşlı insanlara
bakım hizmeti götürmesi ölüsü kokmadan fark etmesi. Mevcut yasalarımızda belediyelerin ASHB lığının
yaşlılara karşı görevidir sorumluluğudur bunlar. Yetkililere görev ve sorumluluklarını her fırsatta
hatırlatmak ve takipçisi olmak hepimizin görevidir.

BM İnsan hakları Konseyi, “yaşlılar yalnızca korunacak değil; katkı sağlayan, hak sahibi ve öncü
bireylerdir.” diyor. Soruyoruz, CB Hükümeti olarak yaşlılığı hastalık sayarak, geriatrik vaka görerek, 65 yaş
üstündeki vatandaşlara vasi tayin etme yolunu kolaylaştırmaya çalışarak ve yaşlı kimliğini emeğini yok
sayarak mı BM İnsan Hakları Konseyi kararlarını yerine getireceksiniz. Şu hakikati kabul etmelisiniz:
Yaşlılık, üretmeye öğrenmeye ve paylaşmaya devam eden aktif bir yaşam evresidir. Yaşlıların kendileriyle
ilgili politikaların belirlenmesinde söz ve karar sahibi olma hakkına saygı gösterilmesi ve bu hakkı
kullanmalarının önünün açılması hükümetlerin görevidir.

Esnek Kuralsız Güvencesiz Bir Yaşam İstemiyoruz!
Batılı kapitalist elitler, ülkelere dayattıkları küresel politikalarıyla dünyada esnek kuralsız ve güvencesiz
bir yaşamı hâkim kılmaya hız kesmeden devam ediyorlar. Hak hukuk tanımayan yöneticiler yağmanın
talanın işgalin sömürünün dozunu artırarak doğayı ve halkların varlığını tehdit ediyorlar. Savaş, artan
gerilim ve güvensizlik ortamında küresel harcamalar hızla artıyor. Dünya askeri harcamaları reel olarak
yüzde 2,9 artarak 2025 yılında 2.887 milyar dolara ulaştı. Küresel savaş harcamaları (2016-2025) yüzde 41
arttı. Kişi başına 325 dolar oldu. Hükümetler askeri harcamaları ekonomik sosyal harcamalardan kısıtlama
yaparak yapıyor. Önümüzdeki yıllarda bunun toplumlar üzerinde önemli olumsuz etkileri olacak! İşçi
emekli yaşlı yoksulluğu devasa boyutlara ulaşacaktır. Bizler ne ülkemizde ne dünyada; insanların
yoksulluk, şiddet, kaos, savaş korkusuyla sarsıldığı yorulduğu ve travmalar yaşatıldığı, demokrasinin
kırıntısının bile yok edildiği bir düzen istemiyoruz. Barış huzur ve refah istiyoruz. Türkiye, son 10 yılda dış
ülkelerdeki askeri üs sayısını hızla artırarak 133 üs ile İngiltere’yi bile geride bırakıp ABD nin ardından
ikinci ülke oldu. CB Hükümeti bu yatırım çizgisiyle gençliğe nasıl umut olacak? Silaha savaşa ayrılan bunca
kaynağı asıl üreten yıllarca emeği ile bu değerleri yaratan emekliler, yaşlılardır. Devleti, silahlanmaya ve
dış ülkelerde üslere değil ülkenin geleceği olan gençlere yatırım yapmaya çağırıyoruz! Bugün okullarda
yaşanan silahlı saldırıların kaynağı genç insanların geleceğe dair hayallerinin, umutlarının yok edilmiş
olmasıdır. Gelecek umudu tüketilmiş gençler uyuşturucu, çeteleşme dahil her türlü suç tuzağına açık hale
geliyor. Gençlerimizi geleceğe taşıma gayreti içinde olmayanların ülkeye ve topluma karşı suç işlediğini
düşünüyoruz. Biz bu suça ortak olmayacağız. En büyük sermayemiz beşeri sermayemizdir diyenlere
sözlerini hatırlatıyor, yatırım çizgilerini değiştirmeye silaha savaşa değil gençlere yatırım yapmaya davet
ediyoruz. Ülkemizde ve dünyada barış huzur istiyoruz.

Yaşlılık Konusunda Ekonomik ve Sosyal Alt Yapı Hazırlanmalı!
Nüfusumuzun yüzde 11,3 yaşlı ve yaşlılarımızın yüzde 78,7 si sekiz tür kronik hastalığın en az ikisi ile
uğraşıyor. İki milyona yakın yaşlımız yalnız yaşıyor ve yüzde 23.3 ü yoksul, ihtiyacı olan gıdaya tedaviye
bakım hizmetine ulaşamaz durumda. Devlet yaşlılara aileleri baksın diyor. İşçilerin ücretleri, emeklilerin
aylıkları, üreticilerin gelirleri sürekli düşürüldü, bakamıyorlar. DSÖ sağlığa bütçenin yüzde onunu ayırın
diyor. Bizde yüzde altısını ayrılıyor. Sağlık hizmetinin yüzde 97 si cepten karşılanıyor. Yaşlılar, ekonomik
sağlık sosyal ve yaşlılıkta bakım sorunlarının çözülmesi için sorumluluğu olan kurumlardan yeterli desteği
alamıyor. Yaşlılar için yaşlı hastaneleri açılmalı, yaşlılıkta bakım kamu hizmeti olmalıdır.
Yaşlıların yüzde sekseni yasalarda var olan haklarını kullanma olanağı bulamıyor. Hiç mi bir şey yapılmıyor
elbette yapılıyor ama düzenlemeler ekonomik sosyal statüsü yüksek yaşlılar için yapılıyor. Yaşlılar
üzerinden sermaye biriktirmek için yapılıyor. Daha fazla geç olmadan yaşlılığın ekonomik ve sosyal alt
yapısının hazırlanması gerekiyor. Bu anlamda Sosyal Güvenlik Sistemi çok önemli. Sosyal Güvenlik
Reformu adı altında sistemin ticarileştirilmesi özelleştirilmesi daraltılması, kamu emekliliğinin yok
edilerek emekliler yaşlılar yoksullaştırılmasaydı, sağlık haklarına el konmasaydı milyonlarca emekli
muhtaç duruma düşmeyecekti. Bugünün çalışanı geleceğin yaşlısı emeklisi, ekonomik ve sosyal güvence
sağlamayan, cari açık kapatma sermaye biriktirme aracı olan Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ile
bugünden yoksullaştırılıyor.

Yaşlıların Sorunları Politik ve Toplumsaldır.
Yönetenlerin ideolojik tercihinden ve yaşama bakış açılarından kaynaklıdır. Nasıl düşünür ve yaşarsanız
yaşayın yaşlılıkta ekonomik güvenceye sağlık ve bakım hizmetine ihtiyaç duyulur ve karşılanması gerekir.
Toplumun bütün kesimlerini ilgilendirir kuşaklararası dayanışma ve kamu desteği ile çözülecek bir
sorundur. Toplumun ihtiyaçlarını karşılayacak yaşlılıkta ekonomik sağlık güvencesi sağlayacak bir emeklilik
sisteminin düzenlenmesi, yeniden sosyal güvenlik reformu yapılması talebimiz toplumsal bir taleptir.
Çalışırken kazandığımız ekonomik sağlık ve sosyal haklarımızı iade edilmesini istiyoruz. Mücadele aracımız
olan sendikal örgütlenmemiz kolaylaştırılmıyor, zorlaştırılıyor. Aynı yönetim, yasaları askıya alarak
sendikalı olan işçileri işten atan, ücretlerini ödemeyen işverenlerin arkasında duruyor. Emeklilerin
yaşlıların yaşama hakkını tehdit edenler işçilere köle gibi çalışın diyor. Rıza üreten kişisel ekonomik ve
siyasi rant hesapları olan kişi ve kurumların varlığı korunup kollanırken, bağımsız örgütlenmelerinin önü
kapatılıyor. Sonuçta; emeklilerin yaşlıların yoksullaştırılarak ekonomik sosyal yaşamın dışına atılmasına, ayrımcılığa
eşitsizliğe, şiddet ihmal ve suistimale karşı bağımsız örgütlü bir duruş, kollektif akıl ve bilinçle güçlü bir
tavır geliştirmek için uğraşmak görevimizdir. Dünün çalışanı bugünün emeklileri yaşlıları olarak;
emeğimizi inkâr eden, bizleri ekonomiye yük sayan, adil olmayan hak hukuk tanımayan rejime karşı
insanca onurlu bir toplumsal yaşamın yeniden tesis edilmesi mücadelesinin tarafıyız ve önemli bir
parçasıyız.

25 Eylül bizler için kara bir gün oldu. Emekliler çok yaşıyor ekonomiye yük oluyor diyen Bakan Bürokrat ve
Milletvekili olduğunu unutan Meclis elamanlarının sevindiği bizim canımızın çok yandığı bir gün oldu. Ali
Şekeroğlu kardeşimiz, sözlüklerinde onur kelimesi olmayan, vicdanları bedenlerini terk etmiş ruhsuzlara
“onurlu yaşamın” bir emekli için ne kadar önemli olduğunu kafasına sıktığı bir kurşunla anlatmak istedi.
Varlığını küresel kapitalistlere borçlu olan, insanı, emeği saygıyı sevgiyi değersizleştiren kapitali
yücelterek milyonlarca emekliyi yaşayan ölüler haline getirenlere yaptıklarının hesabını; emeğine,
vatanına doğasına suyuna toprağına sahip çıkan esnek kuralsız güvencesiz yaşamayı reddeden yaşlılar
emekliler işçiler emekçiler üreticiler halk millet soracaktır.
Ali kardeşimizin ölümüne sebep olanlara son söz utanın diyoruz! Becerebilirseniz utanın! Utanmak
dünyada kabul görmüş çoğu kötülükleri engelleyen insani bir duygudur. Utanmak insanlığa doğru atılan bir
adımdır.

İnanıyoruz ki bilgi cesaret ve dayanışmayla aşılamayacak engel çözülemeyecek sorun yoktur. Gücümüzü,
insanca onurlu yaşama değer veren inanan milyonlarca yürekten alıyoruz. Ali Şekeroğlu kardeşimizin ruhu
şad olsun!
Kahrolsun, Ali Şekeroğlunu Yaşlanamadan Öldüren Rejiminiz!
Kahrolsun, Yaşlıları Ekonomiye Yük Sayan Kapitalist Zihniyetiniz!
Yaşasın Emeklilerin Yaşlıların İnsanca Onurlu Yaşam Mücadelesi!
Herkese sağlıklı güzel yaşama ve yaşlanmalar diliyoruz!
Emekliler Dayanışma Sendikası

Günün Diğer Haberleri