SADAKA DEĞİL, HAKKIMIZI İSTİYORUZ! Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz!

“Mutlak Butlan” CHP Hedef Alınsa da Halkın İradsine Saldırıdır.

Gündem - 25-05-2026 13:52

    Tüm Emekliler Sendikası İskenderun Şubesi 1920 Emeklilerin, memurların, çalışanların insanca yaşayabileceği bir ücret talebi, bayram ikramiyesi ve “mutlak butlan “diye bilinen hukuksuzlukları protesto etmek için basın açıklaması yaptı. Sendika üyeleri açıklma yapılacak alana yürüyüş yaparak, pankartlar taşıyarak geldiler. Şube Başkanı Mustafa Çankaya yaptığı açıklamadaaşağıdaki görüşlere yer verdi.
    Değerli basın emekçileri,
    Kıymetli emekliler, emekçiler ve halkımız;
    Bugün burada yalnızca bir basın açıklaması yapmak için değil, milyonlarca emeklinin içine sürüklendiği ağır yoksulluğa, çaresizliğe ve sahipsiz bırakılmışlığa itiraz etmek için toplandık!
    Bizler bu ülkeye yıllarca emek vermiş, fabrikalarda, tarlalarda, atölyelerde, okullarda, hastanelerde, kamu kurumlarında çalışmış insanlarız. Gençliğimizi, emeğimizi, sağlığımızı bu ülkenin geleceği için harcadık.
    Ama bugün geldiğimiz noktada emekliler açlıkla, borçla ve geçim derdiyle baş başa bırakılmıştır.
    İktidar yıllardır emeklileri oyalamakta, yoksulluğu kalıcı hale getirmektedir. Emekliye verilen maaş artık temel ihtiyaçları bile karşılayamaz durumdadır. Bugün milyonlarca emekli:
Kirasını ödeyememekte,
Pazara çıkarken tane hesabı yapmakta,
Et, süt, peynir gibi temel gıdalara ulaşamamakta,
Faturasını ödeyememekte,
İlacını alamamakta,
Hastaneye giderken yol parasını düşünmektedir.
Sosyal yaşamımız ise tamamen yok oldu.
Artık kahvehaneye dahi gidemez, parklarda oturur olduk. 
    Emekliler olarak artık yaşamıyor, hayatta kalma mücadelesi veriyoruz!
    Bayram yaklaşırken emeklilere reva görülen ikramiye ise bu utancı daha da büyütmektedir. Yıllarca “bayram ikramiyesi” diye propaganda yapılan ödemeler bugün bırakın bir kurban hissesini, 5 kilo ete bile yetmemektedir!
    Bir ülkede emekliler kurban kesmeyi değil, mutfağına kıyma koyabilmeyi hesaplıyorsa orada büyük bir sosyal çöküş vardır.
Bir ülkede emekliler torununa harçlık veremiyorsa, pazardan file dolduramıyorsa, ilaç ile gıda arasında tercih yapmak zorunda bırakılıyorsa orada adaletten söz edilemez!
    Üstelik yaşanan gerçek enflasyon karşısında emekli maaşları daha yılın ilk dört ayında yaklaşık yüzde 15 erimiştir. TÜİK'in açıkladığı rakamlar değil, halkın yaşadığı gerçek hayat belirleyicidir. Çünkü gerçek enflasyon mutfaktadır, pazardadır, kiradadır, elektrik ve doğalgaz faturalarındadır.
    Emeklilerin maaşı daha cebe girmeden tükenmektedir!
    Bugün milyonlarca emekli çocuklarına yük olmadan yaşamanın, evinden çıkmadan ay sonunu getirmenin hesabını yapmaktadır. Bu tablo kabul edilemez!
    Bu tablo sosyal devlet anlayışının çöküşüdür!
    Bu tablo emeklilere “ölmeden yaşayın” denmesidir!
    Bu tablo ülkemizde neoliberal politikaların en vahşi haliyle uygulanmasının sonucudur. 
    Bizler sadaka istemiyoruz!
    Bizler lütuf istemiyoruz!
    Bizler yıllarca ödediğimiz primlerin, verdiğimiz emeğin, alın terinin karşılığını istiyoruz!
    İnsanca yaşayacak bir ücret istiyoruz!
    Buradan iktidara bir kez daha sesleniyoruz:
    Emekli maaşlarına derhal insanca yaşayacağımız bir ara zam yapılmalıdır!
    En düşük emekli maaşı yoksulluk sınırına uygun hale getirilmelidir!
    Bayram ikramiyeleri 1 maaş olmalıdır!
    Emeklilerin barınma, beslenme ve sağlık hakkı güvence altına alınmalıdır!
    Maaş artışları emekli sendikaları statü yasası çıkana kadar sahte enflasyon verilerine göre değil, gerçek hayat pahalılığına göre belirlenmelidir!

    Değerli arkadaşlar;
    Bugün yalnızca düşük maaşları değil, büyük bir adaletsizliği de yaşıyoruz. Memur emeklilerine verilmesi gereken seyyanen zam hakkı gasp edilmiştir.
    Çalışan memurlara verilen seyyanen artış emekli memurlara verilmemiş, milyonlarca memur emeklisi büyük bir mağduriyet yaşamıştır.
    Bu hukuksuzluğa karşı açılan dava halen Anayasa Mahkemesi'nde bekletilmektedir. Emekliler yıllardır adalet beklemektedir. Buradan Anayasa Mahkemesi'ne çağrıda bulunuyoruz:
    Memur emeklilerinin seyyanen zam davası daha fazla geciktirilmeden bir an önce görüşülmeli ve adil bir karar verilmelidir!
    Ayrıca Türkiye genelinde başlatılan “1 milyon dilekçe kampanyasını” son derece önemli buluyoruz. Memur emeklilerinin haklı taleplerine sahip çıkması, bu kampanyaya güçlü şekilde katılması büyük önem taşımaktadır.
    Tüm memur emeklilerini haklarına sahip çıkmaya, dilekçe kampanyasına katılmaya ve örgütlü mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz!
    Çünkü biliyoruz ki:
    Hak verilmez, mücadeleyle alınır!
    Emekliler artık susmayacaktır!
    Yoksulluğa teslim olmayacaktır!
    Bu düzenin emeklileri açlığa mahkûm etmesine boyun eğmeyecektir!
    Yaşasın emeklilerin örgütlü mücadelesi!    Yaşasın dayanışma!
    Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz!     
+++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++
“Değerli dostlar;
    Emeklilerin yaşadığı ekonomik yıkım da, halkın iradesine yönelik antidemokratik müdahaleler de aynı anlayışın sonucudur. Bugün geçim hakkına da demokrasiye de sahip çıkmak; emeği, hukuku ve halkın iradesini birlikte savunmak zorundayız.
    Kıymetli Dostlar,
    Türkiye yine ağır bir demokrasi ve hukuk sınavıyla karşı karşıyadır. İktidar, yıllardır yargıyı siyasetin aracı haline getirerek toplumu dizayn etmeye çalışmaktadır. Bugün de “mutlak butlan” tartışmaları üzerinden, görünürde CHP hedef alınsa da aslında doğrudan halkın iradesine müdahale edilmektedir. Çünkü bu kararın gerçek muhatabı; seçmendir, delegedir, parti üyeleridir. En önemlisi ise yurttaşın seçme ve seçilme hakkıdır.
    Kayyumlarla halkın iradesini gasp eden, seçilmiş belediyelere yargı eliyle el koyan, sandıkta kazanamadığını mahkeme salonlarında almaya çalışan anlayışı kabul etmiyoruz. Seçmenin oyuyla göreve gelen insanları yargı yoluyla tasfiye etmeye çalışmak demokrasiye açık müdahaledir. Muhalefeti baskıyla, soruşturmalarla ve mahkeme kararlarıyla susturma girişimleri sadece bir partiyi değil, bütün toplumu hedef almaktadır.
    Bu mesele yalnızca CHP'nin meselesi değildir. Bu mesele; Türkiye'de demokrasiye, hukuka ve halk iradesine sahip çıkan herkesin meselesidir. Çünkü bugün bir partiye yapılan müdahale, yarın tüm topluma yöneltilecek baskının habercisidir. 
    Demokrasinin olmazsa olmazı serbest seçimlerdir. Seçimlere ve halkın tercihine yargı eliyle müdahale edilmesi kabul edilemez.
    Bizler; halkın iradesinin yok sayılmasına, hukukun siyasallaştırılmasına ve demokratik hakların gasp edilmesine karşı çıkıyoruz. Mutlak butlan adı altında yürütülen siyasi müdahaleleri reddediyoruz. Demokrasiye, halkın oyuna ve seçme-seçilme hakkına sahip çıkmaya devam edeceğiz.
    “Elbette bu yaşananlar karşısında söz yalnızca bizim değil; demokrasiye, hukuka, emeğe ve halk iradesine sahip çıkan herkesindir. Ve söz şimdi siyasi partilerin ve STK. Temsilcilerinindir.
                                                                                    
                                                                                                                                 25.05.2026
                                                                                                                                                                 
                                                                                               2021 Tüm Emekliler Sendikası İskenderun şubesi
                                                                                                                        Mustafa Çankaya

Günün Diğer Haberleri