YAYMAN: “25 KASIM KADINA ŞİDDETLE MÜCADELE VE FARKINDALIK GÜNÜ’NDE” SOKAKLARA İNİYORUZ.

25 Kasımı Karşılarken Direnişi Ve Mücadeleyi Büyütüyoruz.

Yaşam - 25-11-2025 23:15

    25 Kasımı Karşılarken Direnişi Ve Mücadeleyi Büyütüyoruz. Tüm Emeklilerin Sendikası-2017 İskenderun Temsilciliği Adına Medine Yayman Basın Açıklaması Yapılacağını açıkladı. Yayman 25 Kasım Kadına şiddetle Mücadele ve Farkındalık Gününde sokaklara iniyoruz diyerek iki gün 26 Çarşamba ve 27 Perşembe Günleri İskenderun’da Ş. Pamir Caddesi Havuzlu Çarşıda İmza Kampanyası  yapacaklarını, stand açacaklarını açıkladı. Kadınlarımızı stand ve imza kampanyamıza katılmaya çağırıyoruz diyen Yayman şu ifadelere yer verdi.
·    Her gün üçer, beşer öldürülürken, 
·    Sadece "kadın" olduğumuz için ev içinde ve dışında sistematik şiddete maruz kalırken, 
·    Anayasa ile güvence altına alınmış tüm haklarımız fetvalarla budanmaya çalışılırken, 
·    Sistem kendi patriyarkal düzenini sürdürmek ve kalıcılaştırmak için her türlü şiddet, cins ayrımcılığı ve baskı yöntemlerine baş vururken, 
·    Sağlıksız, güvencesiz işyerlerinde kapitalizm, kadınların, çocuk işçilerin emek sömürüsü üzerinden yükselirken, bu iş yerlerinden sadece birinde Dilovası'nda  ikisi çocuk, altı kadın yanarak can verirken, 
·    Kadın emeği ucuz, kadın bedeni yok sayılırken, 
25 Kasım Kadına şiddetle Mücadele ve Farkındalık Gününde sokaklara iniyoruz.
"Belki bize en yakın şey ölüm
Fakat bu beni korkutmuyor
Haklı olduğumuz her şey için
Direnmeye, mücadele etmeye devam edeceğiz." diyen MİRABEL kardeşlere selam olsun!
Ülkemizin üzerine 23 yıldır Kabus gibi çöken gerici ittifak; baskıcı, karanlık, faşist bir yönetim kurma niyetiyle çıktığı yolda tükeniyor. Halk nezdinde meşruiyetini kaybetmiş Saray rejimi, toplumsal muhalefete daha fazla saldırarak iktidarını sürdürmeye çalışıyor. Siyasal İslama dayalı bir düzen kurma yolunda en çok da kadınlara saldırıyor. Çünkü kadınlardan korkuyor. Yıllardır kadınlar sistematik bir şiddet ve cins kırım sarmalının ortasında bırakılıyor. Bu şiddeti önlemek için kamusal bir sorumluluk alınmadığı gibi, koruyucu yasalar da uygulanmıyor, caydırıcı cezalar verilmiyor ve bu bilinçli cezasızlık yüzünden kadın ölümleri ve şüpheli kadın ölümleri giderek artıyor.
Adına "Aile Yılı" Dedikleri 2025 yılında;
Yargı paketleri ile ahlâk bekçiliği, torba yasalar, kadının nafaka haklarına saldırı arabuluculuk uygulaması, hızlı yargılama tuzakları Diyanet eliyle hutbeler, fetvalar üzerinden kadına yönelik aleni bir devlet şiddeti uygulanmaya çalışılıyor, kadınların temel hak ve özgürlükleri sistemli bir biçimde hedef alınıyor. Neredeyse 100 yıllık kazanım olan Medeni Kanun ve Laiklik ortadan kaldırılmaya çalışılıyor. 
"Tek kişinin" hukuka aykırı uygulamasıyla çekildiğimiz İstanbul Sözleşmesi bu yılda uygulanmadı 6284'ün gerekleri yerine getirilmedi.
Medeni Kanun ve Laiklik toplumsal yaşamda ve aile içi ilişkilerde kadının lehine bir güvencedir.
Temel hak ve özgürlükler Torba yasalarla düzenlenemez. Bu yöntem, Demokrasi ve toplumsal katılım ilkelerine aykırıdır. 
Şeffaf olmayan, katılımcılıktan uzak, denetlenemeyen bu yöntemin kabul edilmesi düşünülemez. 
Kadınların yaşam hakkını, özgürlüğünü, miras hakkını, ekonomik bağımsızlığını hedef alan her türlü gerici yaptırıma karşı mücadelemiz ve direnişimiz sürecek.
Bizler gerici kuşatmanıza teslim olmayan milyonlarız. 
Ülkenin dört bir yanından, sokaklardan yükselen sesimiz katledilen kızkardeşlerimizin, geleceğini çaldığınız gençlerin, çocukların hesabını sormak için bir araya gelir, ördüğünüz duvarları yıkar, eşit ve özgür yaşam düşümüzü büyütürüz. 
Kadın düşmanı gerici rejime teslim olmayacağız. Özgür ve korkusuz bir yaşamı birlikte kuracağız. 
Biz kadınlar “Bambaşka bir dünya mümkün” diyoruz. Bıkmadan, yılmadan mücadele ederek o dünyayı  bir gün mutlaka kuracağız. 
Bizleri din kurallarına dayalı aile yapısı içine hapsetmeye çalışanlara yanıtımız HAYIR olacak! 
Bu karanlığa, tek adam rejimine karşı kadınların birleşik mücadelesi kazanacak, biz kazanacağız..

Günün Diğer Haberleri