CHP bugün Ankara'da sanki iki farklı siyasi parti gibi gösteri yaptı.
Özgür Özel, Ankara İl Başkanlığı önünde bulunan Güven Park'ta kalabalık bir CHP kitlesi ile bayramlaşma programı düzenlerken; mahkeme kararı ile CHP'nin başına geçen Kemal Kılıçdaroğlu, aynı saatte Genel Merkez'e giderek Genel Başkanlık koltuğuna oturdu ve parti binası önünde toplanan taraftarlarına yönelik bir konuşma yaptı.
Kılıçdaroğlu konuşmasında, "Bana 'Ne yapacaksın?' diye soruyorlar; ben partiye ihanet edenlerden, 38. Olağan Kurultay'da benim sırtıma hançer saplayanlardan hesap soracağım." şeklinde özetledi.
Bu mesajdan anlıyoruz ki Kılıçdaroğlu; kurultayı elinden alan Ekrem İmamoğlu ve çevresiyle hesaplaşacak, belki de birçok insanı partiden ihraç edecek. Zaten Genel Başkanlığa atandığı ilk günde İmamoğlu'nun Cumhurbaşkanlığı seçim ofisini kapattı. Böylece Ekrem İmamoğlu'nun ismini ve cismini CHP'den silmeye kararlı olduğunu gösterdi.
Dolayısıyla Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel'in CHP'de kalıp Kemal Kılıçdaroğlu'na karşı mücadele etme şansları her geçen gün gittikçe zorlaşıyor. Önümüzdeki süreçte Ekrem İmamoğlu, yargılandığı davadan hüküm almaz ve siyaset yasağına uğramaz ise CHP'den kopacak yeni partinin lideri olabilir. Çünkü Özgür Özel başkanlığındaki CHP'de esas liderin Ekrem İmamoğlu olduğunu sağır sultan bile anlamış görünüyor.
Ekrem İmamoğlu, 2023 seçimlerinde kendisini cumhurbaşkanı adayı yapmayan Kemal Kılıçdaroğlu ile 38. Kurultay'da hesaplaştı ve kurultayı çeşitli yöntemlerle kazandı. Şimdi de Kılıçdaroğlu, bu kurultayda İmamoğlu'nun oynadığı rolün hesabını sormaya ant içmiş görünüyor.
Dolayısıyla Kılıçdaroğlu-İmamoğlu hesaplaşmasının CHP'yi karpuz gibi ikiye böleceğinden hiç kuşkum yok. Çünkü hem Kılıçdaroğlu hem İmamoğlu siyasi hırsları uğruna savaşıyorlar. Toplumu, seçmeni, yoksulluğu, emekliyi, asgari ücretliyi düşündüklerine kesinlikle inanmıyorum.
Yapılan tüm anketlerde Cumhur İttifakı seçmeninin %70 oranındaki desteğini yitirmiş görünüyor. Cumhur İttifakı'nın CHP'yi bölmeyi amaçlayan siyasi mühendislik projesi de bu yüzden devreye sokuldu. CHP'nin bölünmesi hâlinde, muhalif seçmenin umudu ile iktidar olma hevesi de kırılmak isteniyor.
Bu projede bir başka gerçek şudur: CHP sadece Kılıçdaroğlu, Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu taraftarları, milletvekilleri ve tarafları arasında bölünmüyor.
CHP'nin en büyük destekçisi olan Alevi seçmen kitlesi ile Sünni laik seçmen kitlesi de ayrıştırılıyor.
Bu konuda sosyal medyada Alevi seçmenler adına açılan yüzlerce hesaptan "Kemal Kılıçdaroğlu bizi temsil etmiyor." şeklinde çağrılar yapılıyor. AK Parti'nin 24 yıllık iktidarına karşı en ciddi muhalefeti bugüne kadar bu ülkede Kürtler ve Aleviler yaptı. Gezi direnişinin öncülüğünü de bu iki kesim yapmıştı.
Kürt muhalif kesim, barış süreciyle kıskaç altına alındı. Şimdi de Kemal Bey'in öncülüğünde muhalif Alevi seçmen kitleleri kıskaç altına alınmak isteniyor. Bu sürecin Türkiye açısından hiç de hayra alamet olmadığını düşünüyorum. Burada hedef Kılıçdaroğlu tarafları milletvekilleriyle anayasa değişikliğini yapmak. Ve Cumhur ittifakının tekrar seçim kazanmasını sağlamak. İşte bu gerçeği herkesin şapkasını önüne koyup değerlendirme yapmasını diliyorum.