Türkiye'de ve bütün dünyada CHP'yi rezil eden, Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu partiyi pes-paye haline getiren Kılıçdaroğlu'nun prensi, eski HBB Başkanı Lütfü Savaş hâlâ CHP'nin yakasını bırakmış görünmüyor. CHP'yi Hatay'da ve Türkiye'de yerin dibine batırmadan partiden elini çekmek istemiyor ve çekmeyecek.
Çünkü Lütfü Savaş'ı CHP'de iki dönem üst üste aday yapan Kemal Kılıçdaroğlu, hangi gizli görevle CHP'nin başına mahkeme kararı ile getirildiyse ve CHP'yi parçalama görevini resmen üstlendiyse; Lütfü Savaş da bu projenin en önemli prenslerinden biri olarak görevini yapmaya çalışıyor.
Lütfü Savaş, Kemal Kılıçdaroğlu'ndan aldığı görevi Hatay'da uygulamaya çalışıyor ve il başkanı arayışını sürdürüyor.
Eski Defne Belediye Meclis Üyesi Hikmet Mengüllüoğlu'nu İl başkanlığı için Kılıçdaroğlu ve yönetimine önerdiğini biliyorum. Lütfü Savaş'ın bu önerisi, "Bay Kemal" tarafından onay almayınca, Lütfü Savaş beslemesi gazeteciler önce Cihat Açıkalın, sonra Hikmet Hatunoğlu , en son olarak da Hüseyin Aksoy'un adlarını dillendirmeye başladılar.
Eski Baro Başkanı Cihat Açıkalın, haberin yayınından iki dakika sonra haberi yalanlayınca, kendine "Hatay İnternet TV" adını veren kuruluş adeta dut yemiş bülbüle döndü ve sustu.
Şimdi Lütfü Savaş'ın iki prensi olarak kabul edilen Necdet Sakallı ve Uğurcan Mengüllüoğlu, Dr. Hüseyin Aksoy'u il başkanı yapmak için kolları sıvamış görünüyorlar.
Ama yeri gelmişken size önemli bir gerçeği anlatacağım: Kemal Kılıçdaroğlu, eski Ziraat Odası Başkanı Abdulhay Denizli'yi arıyor ve "Ankara'ya gel, seninle görüşmek istiyorum" diyor.
Abdulhay Denizli, kendisine Hatay CHP İl Başkanlığı görevi teklif edileceğini çok iyi bildiği için bu görüşme talebini ileriki bir tarihe bırakmak istiyor. Daha açık bir ifadeyle; Kemal Kılıçdaroğlu'nun il başkanlığı önerisini kibar bir dille reddediyor. Çünkü Abdulhay Denizli ne Kemal Kılıçdaroğlu’nun nede Lütfü Savaş’ın askeri çavuşu nitelikte bir insan değildir.
Bugünlük bu kadar yeter, kısa bir yazı oldu. Ama sanırım yeterli bilgiyi aktarmış oldum.