PARLAMENTERE SİSTEM TÜRKİYE'YE YAVAŞ YAVAŞ YÜKLENİYOR…
Türkiye’nin en kibar muhalif gazetecilerinden biri olan Deniz Zeyrek, bugün yayınlanan YouTube söyleşisinin başlığını böyle koymuş. Ben de bu başlığı alıp yazımın başlığına koydum.
Bugün çeşitli medya organlarında AK Parti’nin önde gelen yöneticileri tarafından yapılmış bir söyleşi yayınlandı. Söyleşinin ana hatları şu tespitlerden oluşuyor:
Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi, bu topluma çok dar bir gömlek hâline dönüştü. Türkiye bu konuda mutlaka bir siyasi manevra yapması gerekiyor. Örneğin Cumhurbaşkanlığı seçimindeki yüzde 51 barajı mutlaka değiştirilmelidir. Bakanlar Kurulu, TBMM’de görev yapan milletvekillerinden oluşmalıdır.
Devlet Başkanlığı Hükûmet Sistemi'nde ihdas edilen Bakan Yardımcılığı görevi de lağvediliyor yerine Bakan Müsteşarlığı getiriliyor.
Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi bu topluma bir türlü uygulanamadı. Uyum yasaları çıkarılmadığı için pratikte kadük kaldı diyebiliriz. Bakanlar ve bakan yardımcıları siyaset dışından geldikleri için halkın seçtiği milletvekilleriyle aralarında ciddi fay hatları oluştu.
Milletvekilleri, siyaset dışı atanan bakan ve bakan yardımcılarına "Zaman zaman ulaşmakta zorlanıyoruz." şeklinde milletvekillerinin şikâyetlerine neden olmaya başladı. Çünkü bakan ve bakan yardımcılarının siyaseten topluma ve TBMM’ye karşı sorumlulukları yoktu. Cumhurbaşkanının sekreterleri gibi çalışıyor ve toplumda bu şekilde algılanıyordu.
Şimdi ne olacak? Yeni siyasi senaryolar nasıl gündeme gelecek? İşin püf noktası da burada yatıyor. Yukarıda anlatmaya çalıştığım değişiklikler için ya TBMM’de 400 küsur milletvekili desteği gerekiyor ya da toplumsal bir referandum gerekiyor.
Önümüzdeki süreçte daha da alevlenmesi beklenen 400 küsur vekille Anayasa değişikliği ya da referandum süreci üzerinde bugün itibarıyla toplumsal bir mutabakat sağlanmış görünmüyor. Ama her iki yöntemde başarı sağlanması halinde Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın tekrar Cumhurbaşkanı seçilmesinin önünü açıyor.
Daha açık bir ifadeyle Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi çeşitli yöntemlerle biraz yumuşatılarak ve biraz esnetilerek uzatılma yöntemine gidiliyor. Bu düzenlemelerin erken yapılması halinde Türkiye erken seçim sürecine girmiş olacak.
Muhalefetin çil yavrusu gibi dağıldığı ya da dağıtıldığı bu süreçte baskın erken seçim her an gündeme getirilebilir.