ANAYASA MAHKENESİ SÜRESİZ NAFAKA HAKKINI İPTAL ETTİ.

AYM’den Kadın Haklarına Bir Darbe Daha

Yaşam - 05-06-2026 00:17 15 kez okundu.

ANAYASA MAHKENESİ SÜRESİZ NAFAKA HAKKINI İPTAL ETTİ.

    İnsan Hakları Derneği Merkezi Kadın Komisyonu yaptığı açıklamada; Anayasa Mahkemesi tarafından boşanmalarda kadınlara ödenen “yoksulluk nafakası” uygulamasındaki “süresiz olarak” ifadesinin iptal edildiğini duyurdu. İHD Hatay şubesi tarafından yapılan sosyal medya paylaşımında bu durumun kadınların yaşamı aleyhine bir durum olduğu ifade edildi. Bilindiği gibi daha önceki uygulamalarda eşe yoksulluk nafakası süresiz olarak ödeniyordu. 
    Anayasa Mahkemesi, Antalya 12. Aile Mahkemesi tarafından yapılan başvuru üzerine Türk Medeni Kanunu’nun “Yoksulluk Nafakası” başlıklı 175. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Söz konusu hüküm, “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir” şeklinde düzenlenmişti. Anayasa Mahkemesi, iptal kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine de karar verdi.
    Bilindiği üzere aynı konuda 2012 yılında da Anayasa Mahkemesi’ne başvuruda bulunulmuş, ancak Mahkeme o tarihte “bu yükümlülüğün sosyal hukuk devleti ilkesinin gereği olarak getirildiği kuşkusuzdur” değerlendirmesinde bulunarak iptal talebini reddetmişti. Aradan geçen yıllar içerisinde kadın hakları alanında yaşanan fiilî ve hukuki gerilemenin yansımalarını ne yazık ki bugün Anayasa Mahkemesi’nin kararlarında da görmekteyiz. Mahkemenin yaklaşık on dört yıl sonra önceki yaklaşımının tam tersine bir karar vermesi, kadınların kazanılmış haklarının zayıflatılması açısından son derece kaygı vericidir.
    Türkiye Cumhuriyeti devletinin uzun yıllardır temel politikalarından biri evlilik kurumunu teşvik etmek olmuştur. Son dönemde ise kadınların erken yaşta evlenmelerini, daha fazla çocuk sahibi olmalarını ve kamusal yaşamdan ziyade aile içerisinde tanımlanan rollerle sınırlandırılmalarını destekleyen politikaların giderek daha görünür hale geldiği görülmektedir. Türkiye, Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW) başta olmak üzere kadın-erkek eşitliğini güvence altına alan birçok uluslararası sözleşmeye taraf olmasına rağmen, uygulamada erkek egemen anlayışın yaşamın tüm alanlarında etkisini sürdürdüğü görülmektedir.
    Eşi tarafından aldatılan, şiddete maruz bırakılan, çocuklarının bakım sorumluluğunu üstlenen ve ekonomik olarak herhangi bir güvencesi bulunmayan kadınlar açısından Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı son derece düşündürücüdür. Üstelik yoksulluk nafakasının süresiz olması, nafakanın hiçbir koşulda değiştirilemeyeceği anlamına gelmemektedir. Tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında meydana gelen değişiklikler halinde nafakanın azaltılması veya tamamen kaldırılması için mahkemeye başvurulabilmesi zaten mevcut hukuk sisteminde mümkündür.
    Buna rağmen, söz konusu gerçeklikler dikkate alınmaksızın verilen bu karar, erkek egemen değer yargılarının yargı sistemi üzerindeki etkisini bir kez daha gözler önüne sermektedir. Bu kararın, birçok kadının ekonomik nedenlerle şiddet gördüğü veya mutlu olmadığı evlilikleri sürdürmek zorunda kalmasına yol açabileceği açıktır. Özellikle ekonomik bağımsızlığı bulunmayan ve yaşamını sürdürebilmek için desteğe ihtiyaç duyan kadınlar açısından bu karar ciddi sonuçlar doğuracaktır.
    Anayasa Mahkemesi’nin verdiği bu kararın, aile kurumunu kutsayan ve kadını aile içerisinde ikincil bir konuma yerleştiren anlayışın bir sonucu olduğu kanaatindeyiz. Kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesini zayıflatabilecek her türlü hukuki düzenleme ve yargısal karar karşısında sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz.
    İnsan hakları savunucusu kadınlar olarak, gerek kamuoyuna açıklanan 12. Yargı Paketi içerisinde kadınları ilgilendiren düzenlemelerin gerekse Anayasa Mahkemesi’nin Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesine ilişkin iptal kararının kadınların haklı mücadelelerini olumsuz yönde etkileyebilecek gelişmeler olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle söz konusu düzenlemelere ve hak kayıplarına karşı susmayacağımızı, kadın hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesini kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.
İnsan Hakları Derneği
Merkezi Kadın Komisyonu

Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
ANTAKYA BELEDİYE’SİNDEN ÇOK AMAÇLI SALON

ANTAKYA BELEDİYE’SİNDEN ÇOK AMAÇLI SALON

04-06-2026 - Yaşam

HBB 5-11 Haziran’da “Çevre Haftası” Etkinlikleri Düzenliyor

HBB 5-11 Haziran’da “Çevre Haftası” Etkinlikleri Düzenliyor

04-06-2026 - Yaşam