İş İnsanı Gökhan alkan geçtiğimiz günlerde kongresi yapılan HTSO’nun sonuçlarını değerlendirdi. Alkan yaptığı açıklamada aşağıdaki görüşlere yer verdi.
Bir seçim daha geride kaldı. Elbette seçimler kazanılır, kaybedilir. Ancak hiçbir seçim, toplumumuzun ortak değerlerinden, kardeşlik hukukundan ve birbirimize duyduğumuz saygıdan daha kıymetli değildir. Ne Sayın Hikmet Çinçin’in, ne Sayın Ahmet Bünyamin Yavuz’un, ne de Gökhan Alkan’ın ismi bu toplumun ortak değerlerinden daha büyük değildir. Hepimiz gelip geçiciyiz. Asıl kalıcı olan, bu şehrin insanları arasındaki bağ ve gelecek nesillere bırakacağımız mirastır. Ancak bir gerçeğin de altını çizmek gerekiyor. Seçim sürecinde sergilenen tavırlar, kullanılan söylemler ve insanların birbirine karşı takındığı tutumlar hafızalardan bir anda silinmiyor. Süreç boyunca ayrıştırıcı davranıp, seçim sonuçlandıktan sonra hiçbir şey yaşanmamış gibi birleştirici görünmek, insanın zihninde ister istemez soru işaretleri oluşturuyor. Elbette kazananı tebrik etmek bir nezakettir. Birlik ve beraberlik mesajları vermek de değerlidir. Fakat gerçek birleştiricilik, yalnızca sonuç belli olduktan sonra değil, asıl sınavın verildiği seçim sürecinde de kendini göstermelidir. Birleştirici olmak, sadece kazandıktan sonra söylenen sözlerle değil, kazanmak uğruna nelerden vazgeçmediğinizle ölçülür. Biz Ahmet Bünyamin Yavuz Başkanımızla birlikte bu süreçte, toplumun daha fazla gerilmemesi ve kardeşlik hukukunun zarar görmemesi adına bazı konuların tartışmaya dönüşmemesini önemsedik(bu konuda paylaşacağı ve konuşacağı çok şey olmasına rağmen). Kişisel hesapların, toplumsal huzurun önüne geçmemesi gerektiğine inandık. Bu duruşun seçim sonuçlarından bağımsız olarak kıymetli olduğuna inanıyorum. Benim derdim kimsenin kazanması ya da kaybetmesi değil. Benim derdim, bu memlekette insanların birbirinin yüzüne bakabilmesi, sözünün arkasında durabilmesi, toplumsal değerlerimizin kişisel hesaplara kurban edilmemesidir. Çünkü makamlar değişir, seçimler biter, isimler zamanla unutulur. Ama insanların zor zamanlarda nasıl davrandığı, hangi değerleri koruduğu hafızalarda kalır. Bizim ölçümüz sonuç değil, duruştur. Önceliğimiz makam değil, bu toplumun ortak değerleridir.














