Eğitim
Giriş Tarihi : 12-03-2025 14:30

Eğitim Sen: TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ BİR İNSAN HAKKIDIR.

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Mücadelemizi Kriminalize Edemez!

Eğitim Sen: TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ BİR İNSAN HAKKIDIR.

    Eğitim sen Hatay Şubesi İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklamasında bulundu. Açıklamada; 
    İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde “Toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelemiz kriminalize edilemez, mücadelemize sahip çıkıyoruz “ şiarıyla bir basın açıklaması gerçekleştirdik.Tekrar ediyoruz : Toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelemiz, kadın mücadelemiz, sendikal mücadelemiz kriminalize edilemez! Cinsiyet eşitlikçi, laik, bilimsel, demokratik, anadilinde eğitimi savunmaya devam edeceğiz!        
    
    Bir süredir kimi sendikaların, dinci, gerici derneklerin, tarikatların ve cemaatlerin hedefine oturtulmaya çalışılan toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelemizden de kadını kamusal alandan çıkarma çabalarına karşın “kadın mücadelesi” demekten de asla vazgeçmeyeceğiz. Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), sendikamızın 10 Mart günü toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda ders yapılması ile ilgili kararına karşı çarpıtmalarla dolu ve suçlayıcı ifadeler kullanarak kamuoyuna dönük bir açıklama yayınlamıştır.

    Eğitim Sen olarak toplumsal cinsiyet eşitliğini, yalnızca akademik bir kavram olarak değil, uluslararası insan hakları sözleşmeleri ve demokratik eğitim anlayışının ayrılmaz bir parçası olarak gördüğümüzü belirtmek isteriz. UNESCO, Avrupa Konseyi ve birçok uluslararası eğitim kurumu, eğitimde toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasını temel bir gereklilik olarak kabul etmektedir. Ancak MEB, bugünkü açıklaması ile toplumsal cinsiyet eşitliğini “zararlı” veya “tehdit” olarak göstermeye çalışarak, bilimsel bilgiye dayanmayan bir yaklaşım sergilemektedir. MEB'in, Eğitim Sen'in önerdiği toplumsal cinsiyet eşitliği derslerine karşı geliştirdiği tehdit ve çarpıtma dolu ifadeler, kadın-erkek eşitliğini hedef alan ve geleneksel cinsiyet rollerini mutlaklaştıran bir bakış açısına dayanmaktadır. Öyle ki yandaş sendikalarıyla, ittifak içerisinde oldukları dini tarikat ve cemaatlerle önce çocuklarımız, sonrasında da toplumsal yaşamın her alanı gericileştirme politikalarının hedefindedir.
    MEB'e 2014-2016 yılları arasında yürüttükleri Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Geliştirilmesi Projesi'ni (ETCEP) hatırlatmak isteriz. “Toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın ve erkekler ile kız ve erkek çocukların haklar ve fırsatlardan tam ve eşit bir biçimde yararlanmaları ve sorumlulukları eşit olarak bölüşmeleri olarak tanımlanabilir. Toplumsal cinsiyet eşitliği kadın ve erkeğin aynılaştırılması anlamına gelmez; haklar, fırsatlar ve sorumlulukların cinsiyet temelinde farklı bir biçimde tanımlanmamasını öngörür. Toplumsal cinsiyet eşitliği, herhangi bir konuda plan, program ve politika hazırlama ve uygulama süreçlerinde kadın ve erkeklerin ihtiyaçlarının, beklentilerinin ve önceliklerinin farklı olabileceğini kabul eder. Bu ihtiyaç, beklenti ve önceliklerin dikkate alınması gerektiğine işaret eder. Bu nedenle de, toplumsal cinsiyet eşitliği hem bir insan hakları meselesidir, hem de insan merkezli kalkınmanın ön koşulu ve göstergesidir.” Bu tanımlama bize değil, 2014-2016 yılları arasında ETCEP projesini yürüten MEB'e aittir.

ABBAS GÜLDİKERABBAS GÜLDİKER