“Yerinde Sayanlar, Yürüyenlerden Daha Gok gürültü Çıkarırlar.”
FB’un "Ne düşünüyorsun?" sorgusu, fikir adamı, yazar ve akademisyen Nurettin Topçu'nun şu sözleri geliyor aklıma: “Düşünce mankeni, yahut düşünce hamalı, yahut düşünce çığırtkanı olacaksanız felsefeyle-sosyolojiyle hiç uğraşmayın.” Düşünce mankeni, cakalı-fiyakalı (ekseriya etiketli) şık bir şov insanıdır. Düşünme gayreti yoktur...
Düşünce hamalı, ezber yükünden kafası zonklayan kişidir. Düşünce çığırtkanı, her şeyi bilmiş bitirmiş olduğunu zanneden ve gürültü çıkarmayı düşünmeyle özdeş görür.
Kavramlar oyuncak değil, düşünce bir oyun değil. Hakikat sevgisini ve saygısını kaybedenlerin hayat nasibi düşer, yozlaşma onlar için kaçınılmaz bir âkıbet olur.
Farklılıkları göremezsek, ortak değerlere de yol bulamayız. Ne Batı'nın kendi içindeki farklılıkları ne de bizim onlarla aramızdaki farklılıkları görebiliyoruz. Bereket zannettiğimiz bir tuhaf hamaratlık sergileyerek Osmanlının Servet-i Fünun dönemi şair ve yazar Cenab Şahabettin'in o güzel sözünü teyit edip duruyoruz:
“Yerinde sayanlar, yürüyenlerden daha çok gürültü çıkarırlar.”
Böyle bir fikrî derbederlik platformundan aşağıdaki “müşahhas”a ve onun aktüalitesine ne yansıyabilir? Ve orası düzelmeden burası düzelir mi?
Uzaktan ülkemdeki siyasileri izlemeye çalışıyorum. Kelimeler, cümleler ‘mana çekimi'nden mahrum bir halde bir boşlukta uçuşup duruyor. Hikmetin, hakaretin, iftiranın, bühtanın, muaşeretin, edebiyatın, üslubun hiç önemi yok. Nüanslar zaten “kapsam şair ve yazar alanı!” dışında... Bunları geçtik, “ekonominin de önemi yok” diyorlar. Birisi çıkıp da ‘önemli'nin ne olduğunu bir anlatsa. Ama adam gibi anlatsa. Düşünmek aslen kalbiyle akletmektir ve bu manasıyla düşünmeden hiçbir mesele çözülmez, düşünerek her mesele çözülür. Kalbiyle akletmeyi, sevgiyle sevgi ahlakıyla düşünmek gibi yorumluyorum bir açıdan. Ârıza aklımızda değil, kalbimizde; sevgi ahlakının anlaşılamayışında. Sevgi ruhun zaferi, aklın özgürlüğüdür.
İnsan ve düşünce önce gelir, siyaset sonraki konudur. Siyasetle düşünmeye çalışırsanız, düşünemezsiniz; sadece düşünüyormuş gibi yaparsınız ve nefsaniyete sürüklenirsiniz. Çeşitli ideolojik (doktriner) saplantılar tastamam budur. Durum daha da vahimleşti, basit aktüel konuların düz mantığını dahi işletemez hale geldik.
Prof. Dr. Garip TURUNÇ
“Yerinde Sayanlar, Yürüyenlerden Daha Gok gürültü Çıkarırlar.”
FERİT LİF
HATAY CHP’DE MİLLETVEKİLİ SERVET MULLAOĞLU'NA ALKIŞLAR…
Abbas Güldiker
KILIÇDAROĞLU’ndan ZIRVALAR
İHSAN KUTLU
SURİYE ve DIŞ POLİTİKA: TARİHTEN DERS ALMAK ya da HAİNLİK!
NACİ MARAŞ
Ülkemizde Tarım Can Çekişiyor.