Tarım ülkesiyiz. Gün geçtikçe dışa bağımlılığımız artıyor. Ülkemizde Tarım, çiftçiye sağlanacak desteklerle, teşviklerle, doğru planlama ve arge çalışmaları ile ancak büyür.
Bunu idrak etmdiğimiz sürece dışa bağımlılığımız dahada artacak, açlığa mahkum olacağız. Tarımda devletimizin uzun vadeli planlaması olmadığı sonucunu enflasyon rakamlarında gördük.
Piyasa halkın alım gücünün ne kadar düştüğünü gösterdi.
Tarım ve hayvancılık projelerinin yeterli olmadığı ülkemizde gıda fiyatlarının Avrupa’da yaşanan enflasyonun altı katına çıktığı gerçeğini piyasa gördü. Buğday da destekler ve taban fiyat uygulaması yeterli olmadığı için çiftçimiz altarnatif ürünlere yöneldi. Buğday iki suyla yetişiyor mısır altı suyla yetişiyor.
Bu ürünler uzun vade de yer altı su kaynaklarının tükenmesine de sebep oluyor.
Buğday da dışa bağımlı kalmamızın nedeni; tarım desteklerinin yeterli olmaması. Bu gerçek üretim düşüşlerinde net olarak görüldü.
Tarımda yerinden maliyet planı yapılmalı. Girdiler birinci elden çiftçiye verilmeli, çiftçimiz aradaki komisyonucunun eline bırakılmamalı. Her yıl destekler bütçeden % olarak çiftçiye ödenmeli. Bu ödenek yıllık GSMH oranına göre yapılmalı. Avrupa’yı bu konuda örnek alıyorsak, çiftçiye verilen destek de GSMH oranında yasayla belirlenmeli.
Yıllar itibarı ile çiftçimize verilen taban fiyatın yeterli olmadığını üretimdeki düşüşler göstermektedir. İthalatçı ikame ile ekonomi devam ettirilemez, enflasyon düşürülemez GSMH yükseltilemez.
Geldiğimiz nokta enflasyon da etkisini gösterdi. Buğday ve arpa üretimindeki düşüşleri devletimiz göz ardı etmeyip gerekli yasal düzenlemeleri yapıp eksik olan girdileri süsbanse etseydi, tarım ülkesinde bugün unun kilosu tarım kredi Koopartifinde 9,5 tl olmazdı. Üretim planlaması yapılmalı, devletimiz bu konuda reform yapmalı maliyetleri yerinde tesbit etmelidir.
Destekler ürün yetişmeden pancardaki uygulama gibi ara avanslar verilmelidir.