Açlık grevinde bulunan, bazı mahkumlarla ilgili İnsan Hakları Derneği Hatay Şubesi yönetim Kurulu Üyesi Selman Altınöz İnsan Hakları Derneği Merkezi Hapishane Komisyonu Adına basın açıklaması yayınladı.
Selman Altınöz İHD Hatay Şubesi Sosyal Medya’ hesabından yaptığı açıklamada şu görüşlere yer verdi.
Mahpusların günde yalnızca 1 veya 2 saatliğine havalandırmaya çıkabildiği, kamuoyunda "kuyu tipi hapishaneler" olarak da adlandırılan YGC, Y ve S tipi hapishaneler; mahpusların fiziki ve psikolojik sağlığını ağır biçimde tehdit etmektedir.
Bu hapishanelerde tutulan mahpuslarda uyaran sayısındaki azalmaya bağlı olarak algıda zayıflama, sürekli yalnızlığa bağlı olarak bunalım hissi ve uzun süre dar bir alanda kalmaktan kaynaklı olarak göz bozuklukları gelişebilmektedir. Mahpusların hücrelerinde bulunan havalandırma penceresine çekilen fens teli ancak bir kalem ucunun girebileceği genişliktedir. Bu nedenle hücrede hava sirkülasyonu da bulunmamaktadır.
YGC, Y ve S tipi hapishaneler fiziki şartları ile ağırlaştırılmış tecridin derinleştirildiği hapishanelerdir. Bu hapishaneler bilinçli olarak şehir merkezlerinden uzak yerlere inşa edildiklerinden aynı zamanda birer doğal mahrumiyet bölgesidir. Yine bu tip hapishaneler mahpusların kendi aralarındaki iletişimlerinin en aza indirildiği; mahpusların iradelerine yönelik saldırıların en tipik örneklerinin sergilendiği kapatma mekanlarındandır.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 9. maddesine göre; eylem ve tutumları nedeniyle hapishane idaresinin sakıncalı gördüğü her mahpus tehlikeli “mahkum statüsüne” alınabilmektedir. Bunun sonucu olarak yaşına ve hastalıklarına bakılmadan mahpuslar YGC, S ve Y tipi hapishanelere sürgün edilmektedirler.
Antalya Yüksek Güvenlikli (YGC) Hapishanesi’nde tutulan Tahsin Sağaltıcı, Gürkan Türkoğlu ve Hüseyin Özen; YGC, Y ve S tipi hapishanelerin kapatılması ve sevk taleplerinin karşılanması talepleriyle süresiz açlık grevindedirler. Süresiz açlık grevinin 266. gününde olan Tahsin Sağaltıcı 40 kilonun altına düşmüştür. Dilinde yaralar oluşmaya başlayan Sağaltıcı’nın ayaklarında ciddi yanmalar vardır ve açlık grevinde günlerin ilerlemesi nedeniyle ciddi hafıza sorunları yaşamaktadır.
Süresiz açlık grevinin 266. gününde olan, avukat görüşüne dahi sandalyeyle çıkartılabilen Gürkan Türkoğlu’nun parmak uçlarında yanmalar ve ayaklarında his kaybı bulunmaktadır. Diz kapağında iltihaplanmalar olan Türkoğlu, sürekli biçimde ateşlenmektedir.
Süresiz açlık grevinin 247. Gününde olan, 57 yaşındaki mahpus Hüseyin Özen’in kafasında ve bacaklarında yaralar oluşmuş; avukat görüşüne tekerlekli sandalyeyle çıkabilmekte, burun kanamaları ve denge sorunu yaşamaktadır.
Tahsin Sağaltıcı, Gürkan Türkoğlu ve Hüseyin Özen 10.04.2026 tarihinde gözlem altında tutulacakları gerekçesiyle Antalya Şehir Hastanesine sevk edilmişlerdir ve halen de hastanede “gözetim altında” tutulmaktadırlar. Mahpuslar 12 gündür iradeleri dışında tutuldukları hastanede tekli odalarda refakatçisiz şekilde bekletilmekte; bütün ihtiyaçlarını tek başlarına karşılamak zorunda bırakılmaktadırlar. Bu durum mahpusların sağlık durumlarının daha da ağırlaşmasına neden olmaktadır. 20 Nisan 2026 tarihinde mahpusların tutulduğu hapishanede gerçekleştirilen görüşmelerde; mahpuslardan Gürkan Türkoğlu’na bilinci kapandığı gerekçesiyle tıbbi müdahale yapıldığı, bilinci yerine gelen mahpusun tedaviyi reddettiği ve gözlem altında tutulmaya devam edildiği tespit edilmiştir. Mahpusların sağlık durumları giderek kötüleşmektedir.
Mahpusların hastanede tutuldukları koşullar tıpkı hapishanede tutulma koşulları gibi tecrit uygulamasının bir yansımasıdır. Mahpuslar ihtiyaçlarını tek başlarına giderememektedirler. Mahpuslarla hastanede gerçekleştirilen avukat görüşünde; mahpusların tek başına ayağa kalkamadıkları, sese ve ışığa karşı hassasiyet geliştirdikleri, konuşmada zorluk yaşadıkları, hafızalarının ciddi anlamda gerilediği ve ciddi halsizlik yaşadıkları gözlemlenmiştir. Ayrıca hastanedeki avukat görüşü; telefon kabininde, arada cam ve sık demir parmaklıklar varken telefon aracılığıyla yapılabilmiştir.
Mahpusların acil refakatçi ihtiyaçları vardır ancak savcılığa yapılan refakatçi başvuruları günlerdir cevaplanmamış ve sürüncemede bırakılmaktadır. Mahpusların refakatçisiz bir şekilde hastanede tekli odalarda tutulmaları hem sağlıkları açısından hem de sahip oldukları yasal hakların kullandırılmaması açısından ciddi bir sorun teşkil etmektedir.
Mahpusların hastanede tutulma koşullarına dikkate çekmek ve taleplerinin karşılanmasını talep eden aileleri ise geçen hafta görüş gününde hastane önünde gözaltına alınmış; ancak bir gün sonra görüş saati geçtikten sonra serbest bırakılabilmişlerdir. Mahpusların aileleri üzerinde sürdürülen gözaltı baskısını da kabul etmediğimizi ifade etmek istiyoruz.
Mahpusların sağlık durumları kritik bir eşiğe ulaşmıştır. Mahpusların kabul edilebilir taleplerini görmezden gelen yetkililer; ileride yaşam hakkı başta olmak üzere bütün gelişebilecek kötü sonuçlardan sorumludurlar.
Adalet Bakanlığına, Sağlık Bakanlığına, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na ve Antalya Şehir Hastanesi Başhekimliğine şu çağrılarda bulunuyoruz;
• Gürkan Türkoğlu, Tahsin Sağaltıcı ve Hüseyin Özen’in hastane sürecinde aile üyelerinden bir kişinin refakatçi olarak yanında bulunma talebinin, aile hayatına saygı hakkı ve etkili destek alma ihtiyacı gözetilerek derhal kabul edilmesini,
• Mahpusların sağlık durumuna ilişkin ailelerinin ve avukatlarının gecikmeksizin bilgilendirilmesini; mahpusların avukatlarıyla gizlilik, mahremiyet ve savunma hakkı ilkelerine uygun koşullarda görüşebilmesinin güvence altına alınmasını,
• Mahpusların bağımsız hekimler ve/veya bağımsız hekim heyetleri tarafından ziyaret edilmesi ve sağlık durumlarının değerlendirilmesinin sağlanmasını,
• Mahpusların sevk taleplerinin yerine getirilmesini ve tutuldukları tecrit koşullarının sona erdirilmesini; tıbbi süreçlerde kişilerin açık iradesine, insan onuruna ve bedensel bütünlüğüne saygı gösterilmesini,
• Mahpus hakları konusunda insan hakları temelli çalışmalar yürüten sivil toplum örgütleriyle işbirliği yapılmasını,
• Hapishanelerde devam ettirilen tecrit uygulamalarından derhal vazgeçilmesini ve tecrit koşullarını protesto etmek amacıyla açlık grevi eylemini sürdüren mahpusların taleplerinin dikkate alınmasını talep ediyoruz.
Bu talepler kabul edilmeli, mahpusların yaşam hakları korunmalı ve tecrit uygulamalarından derhal vazgeçilmelidir.
İNSAN HAKLARI DERNEĞİ














