Bundan yaklaşık dört yüzyıl önce Spinoza, “devlet- insan” ilişkisini açıklarken, “İnsanı korku içinde tutmak ve başkasına kul köle etmek amacıyla kurulmamıştır devlet. Tam tersine, bireyi -elinden geldiğince- güvenlik duyarak yaşayabilmesi” için kurulmuştur diyor.
Ne yazık ki Spinoza’dan 400 yıl sonra ülkemizde devlet, insanlarımızı korku içinde tutmak için kurulmuş bir aygıta dönüştürüldü. Sosyal medyaya düşüncesini yazdı, tutukla! Konuştu, tutukla! Muhalif oldu, içeri at! Korkak, ezik, ürkek, itaatkâr gençler mi yetişsin istiyorsunuz? Onlar mı yönetsin gelecekte ülkemizi?
Bu ülkenin gençlerinden olanı biteni kabul etmelerini, susmalarını, boyun eğmelerini bekleyemezsiniz! Hele hele haksızlığa hukuksuzluğa, adaletsizliğe boyun eğen gençlik, değil bugün, tarihte bile göremezsiniz!
Hayatını gençlerle geçiren bir eğitimci olarak, televizyonlarda o şiddet görüntülerini izledikçe “Gençlerin yakasını bırakın!” diye bağırasım geliyor. O çileli anne ve babaların bin bir emek ve özveriyle yetiştirdikleri, bu çocukların kolunu bacağını kırmaya, gözünü morartmaya, coplamaya, ters kelepçe takmaya ne hakkınız var? Sınavları başlıyor. Çocukların geleceğiyle oynamasınlar.
Bu gençler bizim gençlerimiz. Gururumuz