20. yüzyılın en etkili oyun yazarı, tiyatro yönetmeni ve şairi Bertolt Brecht’in ünlü oyunu “Sezuan’ın İyi İnsanı”nda, üç tanrı kendi aralarında anlaşıp yeryüzündeki iyi insanı aramaya çıkar; hepsi dünyada iyi insanın olabileceğini kanıtlamak istemektedir. Ne yazık ki hemen herkes onları geri çevirir. Koca şehirde onlara yardım eden tek bir kişi vardır: bir fahişe. Tanrılar da misafirperverliği için genç kadına iyi olmasının karşılığında bir servet bırakır. Ama genç kadın için işler yolunda gitmeyecek, iyilik yaptığı herkesten kazık yiyecek, en sonunda da toplumun kuralına ayak uyduracaktır. Çünkü sistem iyiliği saflık olarak sunmaktadır.
***
Woody Allen’ın 1983 yapımı kült filmi “Zelig”, sinema tarihinin en ilginç karakterlerinden birini tanıştırır bize: Leonard Zelig.
Zelig, kendi şahsiyeti olmayan, kimin yanındaysa onun kimliğine bürünen, “bukalemun” gibi bir adamdır. Doktorlarla konuşurken doktora, sporcuların yanında sporcuya, askerler arasındayken askere dönüşür. Hem de fiziksel olarak! Yanındaki kişi hahamsa bir anda haham sakalı çıkar yüzünde, bir siyahiyle konuştuğunda ten rengi koyulaşır, Çinliler arasında çekik gözlü olur.
Zelig’in tek bir amacı vardır: Onaylanmak, sevilmek ve dışlanmamak.
Aslında Zelig, insanların çoğunluğunun karikatürize edilmiş bir yansımasıdır.
***
Kalabalıkların istikametlerini sık sık değiştirdikleri bir zamanda yaşıyoruz. Dünyanın çivisi çıkmış, yön duygusu kaybolmuş durumda. Kitleler manipülasyona açık, kaybolmuş ve her zamankinden daha fazla “Zeligleşmiş” hâlde.
Böyle dönemlerde, çevresinin rengini alan bukalemunlara değil; tecrit edilme pahasına kendi rengini koruyan, tutarlı, ayağı yere basan ve vicdanlı zihinlere ihtiyacımız var.
Hayatın fırtınalı denizlerinde yönünü bulmak isteyenlere, gemide birbirlerinin sözlerini tekrarlayan/kazık atan gürültülü kalabalıktan bir fayda yok!
Onlara soğuk ve ıssız tepelerde yalnız başına parlayan fenerlerin ışığı lazım.
Zelig olmanın konforundan feragat edip, Brecht’in sözü ettiği genç kadın gibi tek başına bir fener olma cesaretini gösterenler, insanlığın kaybolan pusulasını yeniden bulmamızı sağlayacak olanlardır.
Prof. Dr. Garip TURUNÇ
GİTTİĞİMİZ YOLUN SONUNUN FELAKET OLDUĞUNU GÖRMEYEN KALDI MI ACABA
Abbas Güldiker
ABD-İSRAL, İRAN SAVAŞI 40. GÜNÜNDE Halklar Barış İstiyor. İsrail’de halk sokaklarda.
İHSAN KUTLU
SURİYE ve DIŞ POLİTİKA: TARİHTEN DERS ALMAK ya da HAİNLİK!
FERİT LİF
LÜTFÜ SAVAŞ CHP'DEN ADAYLIK UMUDUNU KESMİŞ GÖRÜNÜYOR.
NACİ MARAŞ
Ülkemizde Tarım Can Çekişiyor.