Yüzyıllardır bilinen bir gerçek var: Bir ülkenin en büyük hazinesi doğal zenginlikleri değil, insan kaynaklarıdır. Bu bakımdan eğitim ile insan kaynaklarının zenginliği arasında birebir ilişki var. Her ülke nüfusunun ortalama yüzde 2’si ileri zeki-üstün zeki insanlardan oluşur. Bunlar ülkeyi ekonomi, sanat, edebiyat, bilim, teknoloji konularında kanatlandırırlar..
Ülke yönetimlerinin işe yararlığı - yaramazlığı, ülkeye hizmeti veya kötülüğü, bu yüzde 2’lik insan kaynağının tamamını hatta fazlasıyla ülkeye kazandırıp kazandırmadığı ile ölçülmelidir.
***
Almanya’nın nitelikli beyin güçlerine ihtiyacı dağları aşıyor. Durmadan dünyanın çeşitli ülkelerinden nitelikli insan almasına rağmen..
Berlin yeni şirketlerin üssü... Katma değeri yüksek hizmet ve ürün üreten şirketler Berlin’e yığılıyor.
Türkiye’den beyin göçü önemli sayılara ulaştı. İstanbul’da birbirini tanıyan bilgisayar ve elektronik mühendisleri büyük bir küme oluşturdular. Ülkede kalanlar da onların aracılığıyla göçüyor.
Eskiden “kol emekçileri” yüzbinlerce göç ediyordu. Şimdi ise yetişkin beyin emekçileri yeni “Alamanyalılar...”
***
Almanya’da nitelikli iş gücünde büyük açık varsa, ülke yönetiminin işe yararlılığı çok iyi işliyor demektir. Ülke kapasitesinin çok üzerinde bir ihtiyaç potansiyeli ortaya çıkıyor, kendi yurttaşları yetmiyor, başka ülkelerin işe yararlılıkta yaya kalmış iktidarların politikalarından faydalanıyor, ortaya çıkartılabilmiş iyi nitelikli insanlarını devşiriyor.
Ayrıca şu da var: eğitim sisteminin kötülüğü, fırsat eşitsizliği-gelir dağılımındaki büyük dengesizlikler, ailelerin çok zor koşullarda yaşıyor olmaları, ülke nüfusunun bilimsel düşünme, sanat, kültür, nitelikli eğitimden eksi pay almaları gibi daha onlarca neden dolayısıyla, ileri-üstün zekâlı çocuklarımızı yeterince ortaya çıkartamıyoruz. Kayıp kuşaklar!
***
Kötü yönetim, nitelikleri az, ideolojik saplantılı, geleceğe değil geçmişe odaklı, kendi dışında herkesle hesaplaşma içinde ve iktidarda kalmaktan başka bir derdi olmayan bir siyasi iktidarın tek kavramla içeriğini belirler.
Evrensel değerleri ve kazanımları, özgürlükleri, hukuku, demokrasiyi bir kenarından sivil çizmeleri ile ezerken ülke içinde yüzde 2’nin ortaya çıkabilmiş değerleri için de ağır sömürü çarklarının yanı sıra cehennemi bir ülke iklimi yaratır.
***
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçen günlerde gerçekleştirilen e-İnsan Programı’nda açıklamalarda bulundu. Erdoğan, “Türkiye artık iyi eğitimli evlatlarının kariyer için yurtdışına gittiği değil, yurtdışında eğitim gören evlatlarını kendine çeken cazibe merkezi olmuştur” ifadelerini kullandı.
Ancak eğitimde ortaya çıkan tablo bunun tersini işaret ediyor. Yukarıda belirtiğim gibi, Türkiye yüksek öğrenim görmüş evlatlarını maalesef kaybediyor. Keşke cumhurbaşkanının dediği gibi olsaydı. İnsanlar tıp bitiriyor, mühendislik bitiriyor, ülkelerinde değil, yurtdışında kendilerine bir hayat kurmaya çalışıyorlar. Öğrenci yetiştirme programları ile yurtdışına giden öğrencilerin birçoğu geri dönmemenin bir yolunu bulmaya çalışıyor. Cumhurbaşkanının sözleri güzel, ancak bunun somut bir karşılığı yok. Türkiye yetiştirdiği insanları kaybediyor.
Prof. Dr. Garip TURUNÇ
ÇOCUKLUĞUMUN MASUMİYETİNE HASRET KALDI HEP BİR YANIM…
Abbas Güldiker
Yandaşlar İstediği Yerde Miting Yapabilir, Yandaş Olmayan Muhalefet Yapamaz.. İşte Çifte Standart...
İHSAN KUTLU
SURİYE ve DIŞ POLİTİKA: TARİHTEN DERS ALMAK ya da HAİNLİK!
FERİT LİF
LÜTFÜ SAVAŞ CHP'DEN ADAYLIK UMUDUNU KESMİŞ GÖRÜNÜYOR.
NACİ MARAŞ
Ülkemizde Tarım Can Çekişiyor.