İnsan Hakları Derneği Hatay Şubesi Eş Başkanı Mürsel Tonguç Salmanoğlu; derneğe takip edilerek, psikolojik baskıya maruz bırakıldığını belirten İ.Ç. isimli şahsın anayasal hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiğini belirtti. Bizler insan hakları savunucuları olarak, başta Hatay Valiliği ve Cumhuriyet Başsavcılığı olmak üzere tüm yetkili kurumları; Söz konusu iddialar hakkında ivedilikle, etkin, bağımsız ve şeffaf bir soruşturma yürütmeye, takip eylemlerini gerçekleştiren kişi ya da kişilerin tespit edilerek yargı önüne çıkarılmasını sağlamaya davet ediyoruz dedi.
27.03.2026 tarihinde derneğimize yapılan başvuruda; Samandağ ilçesinde ikamet eden ve Kaldıraç Dergisi çevresinde toplumsal mücadele yürüten İ.Ç., kimliği belirsiz kişi ya da kişiler tarafından aynı model ancak farklı plakalı sivil araçlarla, 2026 yılı Mart ayı içerisinde birden fazla kez sistematik şekilde takibe maruz bırakıldığını beyan etmiştir. Başvurucu, söz konusu araçların ikamet ettiği sokağa kadar geldiğini ve evinin önünden defalarca geçerek gözetleme faaliyetinde bulunduğunu, bu durumun halen devam ettiğini ifade etmiştir.
Başvurucu İ.Ç.’nin beyanına göre; 06 Mart 2026 tarihinde Samandağ ilçesinde hastane yolu güzergâhında, camları film kaplı, Toyota marka ve 31 BAG 442 plakalı araç tarafından ikametine kadar takip edilmiş; araç yalnızca takip ile sınırlı kalmayarak evinin bulunduğu sokağa kadar gelmiş ve ardından evinin önünden birkaç kez geçmiştir. 12 Mart 2026 tarihinde Harbiye Hidro Havuz civarında aynı aracın yeniden takipte bulunduğu gözlemlenmiş, 15 Mart 2026 tarihinde ise bu kez 31 BAG 878 plakalı benzer özellikteki bir araç tarafından Kuşalanı mevkiinden Tomruksuyu istikametine doğru seyir halindeyken tekrar takip edilmiştir.
Anılan olaylar birlikte değerlendirildiğinde, başvurucunun maruz kaldığı eylemlerin süreklilik arz eden ve sistematik bir izleme ve takip faaliyeti olduğu yönünde güçlü emareler bulunmaktadır. Bu durum başvurucunun günlük yaşamını doğrudan etkilemiş; güvenlik duygusunu zedelemiş ve psikolojik olarak yıpranmasına neden olmuştur.
Başvurucu ayrıca, yürüttüğü toplumsal faaliyetler nedeniyle özellikle Kaldıraç Dergisi çevresinde yer almasının bu takiplerle bağlantılı olabileceğine dair ciddi kaygılar taşıdığını ifade etmiştir. Nitekim daha önce aynı çevrede yer alan birçok kişinin de benzer şekilde kimliği belirsiz kişiler tarafından takip ve tehdit edildiği, bu hususta İnsan Hakları Derneği Hatay Şubesi’ne başvurular yapıldığı bilinmektedir. Bu yönüyle mevcut olay, münferit bir durum olmanın ötesinde, örgütlü ve sistematik bir baskı pratiğinin parçası olabileceğine işaret etmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 33. maddesi uyarınca herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma ve örgütlenme hakkına sahiptir. 34. madde ise toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını güvence altına almaktadır. Bu haklar, demokratik toplum düzeninin temel unsurlarındandır. Bireylerin düşünceleri, kimlikleri ya da dahil oldukları toplumsal yapılar nedeniyle izlenmesi ve baskı altına alınması, bu hakların fiilen kullanılamaz hale getirilmesi sonucunu doğurur.
Yine Anayasa’nın 17., 19. ve 20. maddeleri kapsamında yaşam hakkı, kişi güvenliği ve özel hayatın korunması güvence altındadır. Bu çerçevede bireylerin sistematik biçimde takip edilmesi ve gözetim altında tutulması açıkça hukuka aykırıdır.
Türkiye’nin tarafı olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. maddesi özel hayatın korunmasını, 5. maddesi kişi özgürlüğü ve güvenliğini, 11. maddesi ise örgütlenme özgürlüğünü düzenlemektedir. Aynı şekilde Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi de bireylerin örgütlenme, güvenlik ve özel hayat haklarını koruma altına almakta ve devletlere bu hakları koruma yönünde açık yükümlülükler yüklemektedir.
Bu bağlamda yaşananlar, yalnızca bir bireyin güvenliğine yönelik tehdit değil; aynı zamanda örgütlenme özgürlüğüne, demokratik katılım hakkına ve ifade özgürlüğüne yönelik dolaylı bir baskı ve yıldırma girişimi olarak değerlendirilmelidir.
Bizler insan hakları savunucuları olarak, başta Hatay Valiliği ve Cumhuriyet Başsavcılığı olmak üzere tüm yetkili kurumları;
Söz konusu iddialar hakkında ivedilikle, etkin, bağımsız ve şeffaf bir soruşturma yürütmeye,
Takip eylemlerini gerçekleştiren kişi ya da kişilerin tespit edilerek yargı önüne çıkarılmasını sağlamaya,
Başvurucunun ve benzer risk altında bulunan kişilerin can güvenliğini teminat altına alacak önlemleri almaya,
İnsan hakları savunucularına ve toplumsal faaliyet yürüten bireylere yönelik olası baskı ve yıldırma pratiklerini sonlandırmaya davet ediyoruz.
Demokratik toplumsal mücadele veren kişilerin hedef haline getirilmesi kabul edilemezdir. Demokratik toplum düzeninin gereği olarak, örgütlenme özgürlüğünün güvence altına alınması ve bu tür ihlallerin cezasız bırakılmaması gerektiğini bir kez daha vurguluyor; sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla bildiriyoruz.
İnsan Hakları Derneği Hatay Şubesi
Eş Başkanı
Mürsel Tonguç SALMANOĞLU
İ.Ç. İSİMLİ ŞAHIS TAKİP EDİLDİĞİ GEREKÇESİ İLE İHD HATAY ŞUBESİ’ne BAŞVURDU
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 33. maddesi herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma ve örgütlenme hakkına sahiptir. 34. madde ise toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını güvence altına almaktadır.
ABBAS GÜLDİKER






















