İskenderun Emek ve Demokrasi Platformu; CHP aleyhine açılan ve sonuçlanan “Mutlak Butlan” davası ile ilgili baın açıklamasında bulundu. İskenderun ilçesinde bulunan STK temsilcileri ve vatandaşların katıldığı basın açıklamasında mutlak butlanı kabul etmiyoruz, demokrasiyi savunuyoruz dediler.
Değerli halkımız diye bşlayan basın açıklamasında şu görüşlere yer verildi.
Türkiye, demokrasiye, hukuk devletine ve halkın iradesine yönelik ağır bir müdahale sürecinden geçmektedir. İktidarın son dönemde yargı üzerinden siyaset alanını şekillendirmeye dönük girişimleri, yalnızca hukuk sistemini değil; toplumsal vicdanı ve demokratik yaşamı da derinden sarsmaktadır.
CHP Kurultayı'na ilişkin verilen “mutlak butlan” kararı; hukuki dayanağı, yetki sınırları ve demokratik meşruiyeti açısından kamuoyunda ciddi kaygılar yaratmıştır. Çünkü mesele yalnızca bir partinin iç meselesi değildir. Mesele; halkın sandıkta ortaya koyduğu iradenin korunup korunmayacağı meselesidir. Mesele; Türkiye'de demokratik siyasetin varlığını sürdürüp sürdüremeyeceği meselesidir.
Siyasi partiler, demokratik toplum düzeninin temel direkleridir. Bu nedenle siyasi partilerin örgütsel yapısına, iç işleyişine ve demokratik süreçlerine yönelik her türlü müdahale; yalnızca ilgili partiyi değil, doğrudan doğruya demokrasinin kendisini hedef almaktadır.
Hukuk devleti; kişilere, iktidarlara ya da siyasi hesaplara göre değil, evrensel hukuk ilkelerine göre işler. Yargının görevi siyaseti dizayn etmek değil; adaleti sağlamaktır. Yargı süreçlerinin siyasal rekabetin aracı haline getirilmesi, toplumsal muhalefeti baskılamanın bir yöntemi olarak kullanılması; hukuka olan güveni zedeler, toplumsal barışı yaralar ve demokratik kurumların meşruiyetini aşındırır.
Bugün yaşananlar karşısında sessiz kalmak; hukuksuzluğun, keyfiliğin ve antidemokratik uygulamaların olağanlaşmasına razı olmak demektir. Oysa demokrasi; yalnızca seçim günü sandığa gitmek değil, sandıktan çıkan halk iradesine her koşulda sahip çıkmaktır.
Bizler İskenderun Emek ve Demokrasi Platformu olarak;
Seçme ve seçilme hakkının,
Halk iradesinin,
Temel hak ve özgürlüklerin,
Demokratik temsilin ve hukuk devletinin kararlılıkla savunulacağını bir kez daha ilan ediyoruz.
Bizler; halkın iradesini tartışmalı hale getiren anlayışlarla değil, demokrasiye inanan, yönünü özgürlüğe, eşitliğe ve halk egemenliğine çevirmiş olanlarla yan yana duracağız.
Seçme ve seçilme hakkını her koşulda savunan, halkın sandıkta ortaya koyduğu iradeyi tartışmasız biçimde sahiplenenlerle yol arkadaşlığı yapacağız. Çünkü biliyoruz ki demokrasi; yalnızca sandığın kurulması değil, halkın verdiği kararın koşulsuz biçimde kabul edilmesidir.
Değerli halkımız,
Bu süreçte hangi siyasi görüşten olursa olsun, demokrasiye inanan herkesin ortak bir sorumluluğu vardır. Çünkü hak ve özgürlükler zedelendiğinde bunun etkisi yalnızca belli bir kesimle sınırlı kalmaz; bütün toplumu etkiler. Sessiz kalan toplumlar değil, dayanışmayı büyüten toplumlar geleceğine sahip çıkabilir.
Hiç kimse bu ülkenin gençlerini umutsuzluğa, emekçilerini çaresizliğe, halkını ise suskunluğa mahkûm edemez. Bu ülkenin insanları; eşit, özgür, adil ve onurlu bir yaşamı fazlasıyla hak etmektedir.
Bizler; baskının değil hukukun, korkunun değil özgürlüğün, ayrışmanın değil kardeşliğin egemen olduğu bir Türkiye için mücadele etmeye devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki;
Hukukun susturulduğu yerde adalet yaralanır,
Adaletin yaralandığı yerde demokrasi güç kaybeder,
Demokrasinin güç kaybettiği yerde ise toplumsal barış tehdit altına girer.
Bu nedenle;
Adalet için,
Demokrasi için,
Özgürlük için,
Eşit yurttaşlık için,
Barış ve kardeşlik için;
Birleşik mücadeleyi büyütmeye, dayanışmayı güçlendirmeye ve halkın iradesine sahip çıkmaya devam edeceğiz.
Gün; demokrasiye sahip çıkma günüdür.
Gün; dayanışmayı büyütme günüdür.
Gün; halkın iradesini savunma günüdür.
Ve inanıyoruz ki;
Adalet, demokrasi ve halkın ortak vicdanı mutlaka kazanacaktır.
Yaşasın halkın iradesi!
Yaşasın demokrasi ve adalet mücadelemiz!
İSKENDERUN EMEK VE DEMOKRASİ PLATFORMU























