1

SEVİNCİN ÜRÜNÜDÜR İNSAN, IRKÇILIĞIN DEĞİL ...

Prof. Dr. Garip TURUNÇ

08-08-2022 16:26

Türkiye, birkaç gündür kimlik siyasetini konuşuyor. Neresinden bakarsak bakalım, insanların; etnik, dinsel, mezhepsel kimliğiyle tanımlanması, bu kimlikleri nedeniyle sınıflandırılması, dışlanması, ötekileştirilmesi, düşmanlaştırılması hem o insana hem de topluma yapılacak en büyük kötülüktür. Çok ilkel, geri, çağdışı bir yaklaşımdır. 
Çünkü insan; anasını, babasını, etnik, dinsel, mezhepsel kimliğini, cinsiyetini, ten rengini, kan grubunu kendi seçmez. 
Çünkü insanı doğum yeriyle, etnik kimliğiyle, mezhebiyle tanımlamak, o insanı sınırlamaktır. Doğduğu güne, doğduğu yere hapsetmektir. Yaşamı boyunca yaptıklarını, edindiklerini, başardıklarını, öğrendiklerini yok saymaktır. 
Çünkü insan; bilinciyle, birikimiyle, erdemiyle, yaptıklarıyla, nitelikleriyle, eğitimiyle, mesleğiyle, kendisine kattıklarıyla değil dünyaya, insanlığa kattıklarıyla da vardır. Yaşadığımız uzay çağında, teknoloji çağında, bilgi çağında, ülkemizin gündeminin ortaçağ kalıntısı, feodalizm artığı olan kimlik siyaseti olması, insanı gelecek adına üzüyor, karamsarlığını artırıyor. Bütün toplumların bünyesindeki gizli hastalıklar bir fırsatta nüksetmeye meyillidir. İşler yolunda giderken ama bilhassa kötüleştiğinde hastalık bir yolla ortaya çıkar. ırkçılık, din ve mezhep ayrışması, öteki olana nefret, şişirilmiş milli duygular, hamaset, öfke ve güç kullanma eğilim bu sayede yayılır. Hatta yayıldı ve çok yerde iktidarı ele geçirdi. Sadece Çin ve Rusya gibi korku imparatorluklarında değil, ABD, Hindistan, Macaristan, Polonya, Brezilya'da da ... Dermanı bulunmayan hastalık, demokraside de otokraside de aynı hızla yayılıyor. İleri demokrasilerde; Almanya ve Fransa'nın merkezinde güçleniyor. Hatta İngiltere ve Avusturya'da iktidarın bir yüzünü temsil ediyor. En olmayacak zannedilen İsveç ve Norveç gibi sakin yerlerde bile gür sesler çıkarabiliyor. 
İnsanlığın gelişimine, sahip olduğu büyük tecrübeye ve en nihayet sürmekte olduğumuz dijital çağa yaraşmayan bir geri dönüş tablosu ... O kadar ki düşünce ve fikir dünyası artık yılgın ve salgın sonrasında dünyanın daha otokrat olacağını ve bireysel hakların gerileyeceğini şimdiden kabul etti bile. Kötülük, lümpenlik, hamaset ve popülizm dünyası pes ettirmek üzere ... 

DİĞER YAZILARI GİTTİĞİMİZ YOLUN SONUNUN FELAKET OLDUĞUNU GÖRMEYEN KALDI MI ACABA 01-01-1970 03:00 “Fransız-Alevi Topluluğu” adına Paris savcılığına soykırım ve etnik temizlik suçlamalarıyla dava açtı. 01-01-1970 03:00 DÜNYANIN ÇİVİSİ ÇIKARKEN 01-01-1970 03:00 “GENÇLERİN YAKASINI BIRAKIN !” 01-01-1970 03:00 ZULME KARȘI ÇIKMAK, BİR AHLAK GÖSTERGESİ 01-01-1970 03:00 BAYRAM GELMİȘ… NEYİME 01-01-1970 03:00 “İSLAM ALEMİNİN LİDERİ İSPANYA BAȘBAKANI PEDRO SANCHEZ” Mİ ?!... 01-01-1970 03:00 BUNALTICI BİR UMUTSUZLUĞUN İÇİNDE 01-01-1970 03:00 Türkiye’nin ilginç bir süreç yaşadığı muhakkak. 01-01-1970 03:00 ERDOĞANİZMA SİSTEMİNİN “ÇÖZÜLÜȘÜ”NÜN SON SAHNELERİ 01-01-1970 03:00 FIRSATINI BULAN YURTDI?INA GİDİYOR 01-01-1970 03:00 “SEÇİME DAYALI OTORİTER REJİM“ 01-01-1970 03:00 “SEÇİME DAYALI OTORİTER REJİM“ 01-01-1970 03:00 ”Çiftdüşün, Gerçeküstü, Tutarsızlık Girabı” 01-01-1970 03:00 DIŞ GÖZLE TÜRKİY'nin GİDİŞATI 01-01-1970 03:00 Hatay’da kültür (3 ayrı etno-dinsel kültür) 01-01-1970 03:00 TOPLUMDAKİ “ENTELEKTÜEL AÇIK” 01-01-1970 03:00 “başörtüsü” ÖNEMLİ BİR ADIM 01-01-1970 03:00 GURBET SANCISINI KAYBETMEYE ÇALI?IRKEN… 01-01-1970 03:00 AHMET ATAKAN 32 YAŞINDA 01-01-1970 03:00 VİCDAN KAYBIMIZ 01-01-1970 03:00 LİDER OLMAK KOLAY DEĞİL ! 01-01-1970 03:00 YANLIŞTA İNAT EDEREK DEBELENMEK 01-01-1970 03:00