ÇOCUKLUĞUMUN MASUMİYETİNE HASRET KALDI HEP BİR YANIM…

Prof. Dr. Garip TURUNÇ

27-04-2026 08:48

ÇOCUKLUĞUMUN MASUMİYETİNE HASRET KALDI HEP BİR YANIM…

Hey gidi nostalji günler heyy…

Hatay/Antakya Çekmecesinde çocukluğumdan beri evlerde, o kışları çamur yazları toz toprak dar sokaklarda annelerin, çocukların hemen yanı başında irili-ufaklı sevinç ırmakları aktı hep… Bazen de coşkulu denizler dalgalandı, mavi yaz akşamları, o patikalarda.

Sonra gençliğimin en dalgalı uzak denizlerine açıldım, Fransa'nın, ilk etapta Paris, sonra Bordeaux büyükşehirlerinde kalabalıkların arasına karıştım... Ama hayatın bütün acımasızlığına rağmen, çocukluğumun masumiyetine hasret kaldı hep bir yanım...

Bu yüzden de hayatımın hemen bütün safhalarında yüreğimi hep ikiye bölerek yaşamak zorunda kaldım. Bir yanda yurtdışında yaşadığım dönemin, şartların dayattığı acımasız yarış, bir yanda ise üstü küllense de diplerde çocukluğumda yaşadığım ve hala ateşi bitmeyen sevgi diye bir şey...

Üniversite hayatımda, derslerden uzak, zaman zaman biraz kenara çekilip kitapların sükunetinde başka bir iklime kulak verirdim. Fransızların büyük şairi Rimbaud’un hayatıyla ilgili bir kitap almıştım 80'li yıllarında. Yves Bonnefoy’un ‘Rimbaud’ kitabı, ünlü şairin hayatına ilişkin bilgileri içeriyor. Çocukluğu, gençliği, hayatındaki çılgınlıklar ve şiirin o muhteşem limanından yeni iklimlere açılan Rimbaud...

Bu kitabı okurken altını çizdiğim bölümleri birkaç gün önce yeniden gözden geçirirken şöyle bir cümleyi tekrar tekrar okumak ihtiyacı hissettim: “Bizim yüreğimizde sevgi gibi bir şey vardı...”

Bu cümleyi tekrar okuyunca 60 yıl önceki çocukluğuma dönüp içimden “Galiba bir zamanlar bizim de içimizde sevgi gibi bir şey vardı” deme gereği hissettim.

Evet, gerçekten de her zaman yüreğimizde sevgi gibi bir şeyler vardı, ama zor zamanlara uyandık. Hayat giderek daha karmaşıklaşıyor. Artık kimse sevgi üzerine bina edilen bir hayatı çok da umursamıyor. Günümüzde insanlarımızın başka sevdaları var... Çünkü yüreklerin birbirine değdiği, paraya, makam ve mevkiye tekabül etmeyen sevgilerin geçen akçe olmadığı zamanlarda yaşıyoruz artık...

DİĞER YAZILARI ȘİDDET, OKULLARA KADAR İNDİ 01-01-1970 03:00 GİTTİĞİMİZ YOLUN SONUNUN FELAKET OLDUĞUNU GÖRMEYEN KALDI MI ACABA 01-01-1970 03:00 “Fransız-Alevi Topluluğu” adına Paris savcılığına soykırım ve etnik temizlik suçlamalarıyla dava açtı. 01-01-1970 03:00 DÜNYANIN ÇİVİSİ ÇIKARKEN 01-01-1970 03:00 “GENÇLERİN YAKASINI BIRAKIN !” 01-01-1970 03:00 ZULME KARȘI ÇIKMAK, BİR AHLAK GÖSTERGESİ 01-01-1970 03:00 BAYRAM GELMİȘ… NEYİME 01-01-1970 03:00 “İSLAM ALEMİNİN LİDERİ İSPANYA BAȘBAKANI PEDRO SANCHEZ” Mİ ?!... 01-01-1970 03:00 BUNALTICI BİR UMUTSUZLUĞUN İÇİNDE 01-01-1970 03:00 Türkiye’nin ilginç bir süreç yaşadığı muhakkak. 01-01-1970 03:00 ERDOĞANİZMA SİSTEMİNİN “ÇÖZÜLÜȘÜ”NÜN SON SAHNELERİ 01-01-1970 03:00 FIRSATINI BULAN YURTDI?INA GİDİYOR 01-01-1970 03:00 “SEÇİME DAYALI OTORİTER REJİM“ 01-01-1970 03:00 “SEÇİME DAYALI OTORİTER REJİM“ 01-01-1970 03:00 ”Çiftdüşün, Gerçeküstü, Tutarsızlık Girabı” 01-01-1970 03:00 DIŞ GÖZLE TÜRKİY'nin GİDİŞATI 01-01-1970 03:00 Hatay’da kültür (3 ayrı etno-dinsel kültür) 01-01-1970 03:00 TOPLUMDAKİ “ENTELEKTÜEL AÇIK” 01-01-1970 03:00 “başörtüsü” ÖNEMLİ BİR ADIM 01-01-1970 03:00 GURBET SANCISINI KAYBETMEYE ÇALI?IRKEN… 01-01-1970 03:00 AHMET ATAKAN 32 YAŞINDA 01-01-1970 03:00 VİCDAN KAYBIMIZ 01-01-1970 03:00 LİDER OLMAK KOLAY DEĞİL ! 01-01-1970 03:00 SEVİNCİN ÜRÜNÜDÜR İNSAN, IRKÇILIĞIN DEĞİL ... 01-01-1970 03:00 YANLIŞTA İNAT EDEREK DEBELENMEK 01-01-1970 03:00