1

MEMLEKETİMİN HAL-İ PÜRMELALİ : UMUTLA UMUTSUZLUK ARASINDA

Prof. Dr. Garip TURUNÇ

25-05-2026 10:41

MEMLEKETİMİN HAL-İ PÜRMELALİ : UMUTLA UMUTSUZLUK ARASINDA

Siyasal açıdan en belalı günlerini yaşıyoruz. Çok uzak olmayan seçimlerde artık yönetimin değişmesi ve ülkesini gerçekten seven o aklıbaşında kesimin iktidara el koyması beklenirken...Bunu yapabilecek olan en güçlü siyasal partimiz Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) öyle bir darbe yedi ki... Hem de kendi üyelerinden, kendi sadık taraftarlarından... Şaşmaz mısınız, üzülmez misiniz?

Yaklaşık bir (belki ikiye yakın) yılda değişeceğine inandığımız politik manzara, tümüyle sarsıldı. Gerçek vatanseverlerin büyük ölçüde bağırlarına bastıkları Özgür Özel, o mahkeme kararıyla CHP’nin en önemli adayı ve müstakbel lideri olmaktan uzaklaştırıldı. Onun yerine yine eski CHP’li Kemal Kılıçdaroğlu getirildi.

***

Kimse “Yargı kararıdır, hukuksaldır” filan demesin. CHP’yi karıştırmaya yönelik karar, tümüyle siyasidir ve Saray kaynaklıdır.

Böylece diploma diye başlayan ve yolsuzluk diyerek “belediyeleri silkeleme” şeklinde süren operasyonda bir viraj daha dönülmüş oldu. Mesele ne diploma ne de yolsuzluktur. Mesele CHP’yi dizayn etmektir. Mesele iktidarın istemediği rakipten kurtularak istediği rakiple seçime girmek istemesidir.

Șimde CHP’de iki başlılık fiilen ortaya çıkmış bulunuyor. Kemal Kılıçdaroğlu artık yalnızca bir siyasetçi değil; Türk siyasetinin uzun yıllar tartışacağı ve muhtemelen çok da olumlu hatırlamayacağı bir “fenomen”. Çünkü normal demokratik sistemlerde bu ölçekte seçim kaybeden bir lider çoktan siyasetin dışına itilirdi. Türkiye’de ise tam tersine, kaybettikçe siyasetin merkezinde kalmayı başardı. Bu durum bile başlı başına incelenmesi gereken siyasal ve sosyolojik bir vaka. Asıl sorulması gereken soru belki de şu: Kılıçdaroğlu bugün yeniden CHP’nin başına geçse farklı ne yapacak? Değişen toplumsal dinamiklere dair yeni bir vizyon mu var? Yeni bir kadro mu var? Yeni bir siyasal hikâye mi var? Yoksa Türkiye yeniden geçmişte tüketilmiş bir siyasi döngünün içine mi girecek?

Özgür Özel’in ortaya koyduğu tavrın sürmesi gelecekteki siyasetin şekillenmesini etkileyecektir. Dolayısıyla Türkiye’de önümüzde şartları değişmiş, umutla umuzluk arasında sallanan yeni bir siyasal yaşam olduğunu görüyoruz.

***

Osmanlı’da millet iradesinin ilk savunucularından biri Mehmet Emin Bey, yurtdışına kaçmak zorunda kalmisti; Paris’teyken bir yazısında şöyle diyordu:

“Yapılacak işler millet menfaatine yapılır. Hükümetin gücü aslında ‘millet iradesi’dir. Millet iradesi bir şurada toplanır. Hangi isim ve maksatla olursa olsun hiçbir fırka, milletin umumi reyine tahakküm edemez.”

Önünde sonunda belirleyici olan millettir. Ancak milletin radarından çoktan çıkmış olanların ısrarla siyasete dahil olma çabası kabul edilemez. Tam yüz elli yıl önce söylenen sözler ışığında, siyaset mekanizması içinde yer alanların bu süreci serinkanlılıkla yönetip, bir çatlağa engel olup bir an önce CHP’de kurultayı (bir yıla filan yaymadan) toplamasından başka çözüm görülmemektedir. Siyaseti az biraz takip edenlerin, “Ben gelmesem kayyum gelirdi” sözlerine karnı toktur!

***

Bu ülkede yaşayan ve başka bir sabaha uyanmak isteyenler çok uzun yıllar boyunca tek bir sözcüğün peşinden koştu: “Umut!” Ve o sözcüğü yakalayabilmek için çok şeyini feda etti. Kimi işinden oldu kimi özgürlüğünden. Bedel ödeyenlerin sayısı günbegün arttı. Yüreğimize sığmaz oldu. Onların cesaretleri önümüzü açtı. Onların sözcükleri kaldı geriye hep sığındığımız. Onların yaşam sevdalarından sevdamıza güç katarak ilerledik. Umudun yalnızca nefes almak sözcüğüyle bir olduğunu sandık. Artık ekmek arası az umuda inanmıyoruz. Bize gelecek düşlerimizi olgunlaştıran, gözlerdeki ışıltıyı canlandıran, gülümseyişleri kahkahaya çeviren bir zafer duygusuna ihtiyacımız var. Geçmiışteki gibi harcanmış hayatlarla değil, yaşamla iç içe geçecek baharı bekliyoruz.

Bilmem anlatabildim mi?

DİĞER YAZILARI ÜLKEYE KÖTÜLÜK YAPMA HALİ ! 01-01-1970 03:00 ÇOCUKLUĞUMUN MASUMİYETİNE HASRET KALDI HEP BİR YANIM… 01-01-1970 03:00 ȘİDDET, OKULLARA KADAR İNDİ 01-01-1970 03:00 GİTTİĞİMİZ YOLUN SONUNUN FELAKET OLDUĞUNU GÖRMEYEN KALDI MI ACABA 01-01-1970 03:00 “Fransız-Alevi Topluluğu” adına Paris savcılığına soykırım ve etnik temizlik suçlamalarıyla dava açtı. 01-01-1970 03:00 DÜNYANIN ÇİVİSİ ÇIKARKEN 01-01-1970 03:00 “GENÇLERİN YAKASINI BIRAKIN !” 01-01-1970 03:00 ZULME KARȘI ÇIKMAK, BİR AHLAK GÖSTERGESİ 01-01-1970 03:00 BAYRAM GELMİȘ… NEYİME 01-01-1970 03:00 “İSLAM ALEMİNİN LİDERİ İSPANYA BAȘBAKANI PEDRO SANCHEZ” Mİ ?!... 01-01-1970 03:00 BUNALTICI BİR UMUTSUZLUĞUN İÇİNDE 01-01-1970 03:00 Türkiye’nin ilginç bir süreç yaşadığı muhakkak. 01-01-1970 03:00 ERDOĞANİZMA SİSTEMİNİN “ÇÖZÜLÜȘÜ”NÜN SON SAHNELERİ 01-01-1970 03:00 FIRSATINI BULAN YURTDI?INA GİDİYOR 01-01-1970 03:00 “SEÇİME DAYALI OTORİTER REJİM“ 01-01-1970 03:00 “SEÇİME DAYALI OTORİTER REJİM“ 01-01-1970 03:00 ”Çiftdüşün, Gerçeküstü, Tutarsızlık Girabı” 01-01-1970 03:00 DIŞ GÖZLE TÜRKİY'nin GİDİŞATI 01-01-1970 03:00 Hatay’da kültür (3 ayrı etno-dinsel kültür) 01-01-1970 03:00 TOPLUMDAKİ “ENTELEKTÜEL AÇIK” 01-01-1970 03:00 “başörtüsü” ÖNEMLİ BİR ADIM 01-01-1970 03:00 GURBET SANCISINI KAYBETMEYE ÇALI?IRKEN… 01-01-1970 03:00 AHMET ATAKAN 32 YAŞINDA 01-01-1970 03:00 VİCDAN KAYBIMIZ 01-01-1970 03:00 LİDER OLMAK KOLAY DEĞİL ! 01-01-1970 03:00 SEVİNCİN ÜRÜNÜDÜR İNSAN, IRKÇILIĞIN DEĞİL ... 01-01-1970 03:00 YANLIŞTA İNAT EDEREK DEBELENMEK 01-01-1970 03:00