Türkiye’nin ilginç bir süreç yaşadığı muhakkak.
Cumhur ittifakı ortağı MHP lideri Devlet Bahçeli şunu söyledi önceki gün:
“Ekrem İmamoğlu'yla ilgili mahkeme süreçlerinin ivedilikle görüşülüp karara bağlanması gerekmektedir. Ekrem İmamoğlu suçsuzca beraatı, değilse tecziyesi maşeri vicdana muvafık halde mutlaka ve olabilecek en kısa sürede temin edilmelidir.”
Bahçeli'nin açıklamalarını önemli bulduğumu ifade etmeliyim.
Bu mesajdaki “maşeri vicdan” (toplum vicdanı) vurgusu İmamoğlu’na yöneltilen suçlamaları vatandaşın inandırıcı bulmadığı, siyasi bir operasyon olarak gördüğü tespitinin ifadesi.
Bahçeli'yi rahatsız eden toplumsal kaynama, kargaşa, huzursuzluğun durulması açısından, siyasi değeri çok yüksek bir “uyarı” mahiyetinde.
İktidar medyası sapır sapır “mahkumiyet gerekçeleri” üretirken Bahçeli’nin sokaktaki yükselişe alarm diye bakması iktidar cenahında bir fark gibi değerlendirilebilir.
Ortağının bu uyarı doğrultusunda bir manevraya girişmesini bekliyor mu peki? Ondan bir “Adalet ümidi” çıkabilir mi?
Bilmiyorum ama eğer bu olmazsa siyasetin ufkunda bir uzlaşı ve normalleşme tablosundan ziyade kaotik bir ortam bizi bekliyor demektir.
Ülkemize yaşatılan bu krizin bir an önce onarılması, milletimizin iradesinin daha fazla saygısızlığa maruz kalmaması ve yargı süreçlerinin gerçek manada siyasetten uzak ve adil biçimde ilerlemesi, ülkemizin geleceği ve milletimizin vicdanı adına elzemdir.