'Kılıçdaroğlu'
Vatandaş iktidar olacak CHP'yi merak ediyor.
Ana muhalefet partisinde ne olduğu, ne olacağı hep tartışılıyor. Bazıları CHP'yi iktidardaymış gibi ülkenin içinde bulunduğu bütün olumsuzlukların (pahallılık, işsizlik, anti dmokratik uygulamalar, adaletsizlik v.s.) sebebi görürken; CHP ise bir türlü toplumla barışıp kendisini vatandaşa anlatamıyor. Projelerini, iktidar olması durumunda yapacaklarını anlatamıyor. Dünyanın neresinde olursa olsun bu kadar sıkıntılı iktidar karşısında muhalefetin oyu artması gerekirken mal esef CH P'de kıpırdama yok.
Ana akım medya gazete ve televizyonlarda yapılan tartışmalarda katılımcılar da sürekli bu doğrultuda görüş belirtiyorlar.
HATAY'da genelden farklı değil. İki dönemdir HBB'yi kazanan CHP, örgütlerle Başkan SAVAŞ'ı bir türlü barıştıramadı. İki dönemdir başkan olan Savaş hiç bir il başkanı ile uyumlu çalışamadı, veya çalışmak istemedi. Sanki bu durum genel merkezin işine geliyormuş gibi aynı uyumsuzluk milletvekilleri ile de devam ediyor.
Parti müfettişleri geliyor, genel başkan danışmanları geliyor yiyor-içiyor gidiyor. İktidar alternatifi olacak bir partinin seçilmişleri örgütle etle-kemik gibi iç içe olması gerekmez mi? hak getire.
İl başkanı Dr. Ramiz PARLAR seçildiğinden beri Hatay'ın CHP'de tek seçici ve belirleycisi başkan SAVAŞ tarafından hiç dikkate alınmadı.
Sayın Savaş kendisine yakın ilçe başkanları ile hatta ittifak yapılan parti temsilcileri ile, sadece ittifak yapılan değil iktidar ortağı parti temsilcileri ile sürekli görüşüyor. Bunlara MHP, BBP dahil. Geçtiğimiz hafta Büyük Birlik Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hatay ziyaretinde SAVAŞ'ı makamında ziyaret etti. Şüphesiz güzel bir davranış. Siyasetçiler barışık olmalı. Ancak neden İl başkanı Ramiz PARLAR ile görüşülemiyor. Topluma birlikberaberlik mesajları verilemiyor. Kamuoyu bunu merak ediyor. İktidara yürümenin yolu parti de birlik-beraberlikten geçer. Milletvekilleri, genel merkez yetkilileri bu durumdan habersiz mi?
İlimizde partinin bir çok kademesinde görev yapmış eski yöneticiler, milletvekilleri, bakanlık yapmış şahsiyetler bu durumdan hiç mi rahatsızlık duymuyorlar. Herkes kendi geleceğini, siyasi ikbalini partinin üstünde görürse, bu parti nasıl iktidar olur.
Sürekli demokrasi diyen CHP önce parti içi demokrasiyi kendisi işletmesi lazım. Sanırım kendi söküğünü dikemeyen terzi (parti) bu yüzden halka güven veremiyor.
Sağı, muhafazakarları milletvekili yapan, 6'Iı masayı birleştiren CHP kendi örgütünü barıştıramıyor. Kılıçdaroğlu biraz da kendi örgütüne bakamaz mı? Demokrasiyi uygulayan, demokrasiyi içselleştirmiş partilerde örgüt, örgüt yöneticileri her zaman önde olmuştur. Milletvekilleri, belediye başkanları, meclis üyeleri ne zaman örgütün emrinde olursa: parti program ve projelerini, vaatlerini o zaman halka anlatabilir. Parti o zaman iktidar olur.
