6'lı masanın yol haritası; kamuoyuna deklare edilen ilk Anayasal değişim paketi. Eksiği ile gediği ile farklı toplumsal kesimlere hitap eden 6 siyasi partinin “demokrasi ve özgürlük “ için uzlaşabildikleri Anayasa değişikliği güçlendirilmiş parlementer sistemin ana hatlarından oluşuyor.
Dünyanın hiç bir yerinde olmayan bize özgü “cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi” diğer adıyla “tek adam” yönetimine alternatif güçlendirilmiş parlementer sistem. 6'lı masanın açıkladığı anayasal düzenlemede ilk göze çarpan “insan onuru” dokunulmazlığı.
Geçtiğimiz 25 Kasımda kadınlara uygulanan şiddet bunun ne kadar can alıcı olduğunun kanıtı olsa gerek. 500'e yakın kadın sadece şiddete hayır dediği için darp edildi, göz altına alındı. Resmen insan onuru çiğnendi. Güvenlik güçleri barışçıl, şiddete bulaşmayan eylemlere neden böyle davranır anlamak mümkün değil. Seçime gidilirken yönetimin bu kadar sert ve orantısız güçle savunmasız kadınlara şiddet uygulaması 2023 seçimlerini iktidarın kazanması durumunda yaşanacaklara örnek olsa gerek.
6'lı masanın önerileri kötünün iyisi değil, iyi aslında. Eksikleri yok mu? var. En önemlisi “eşit yurttaşlık” kürt sorunun nasıl çözüleceği, terörün nasıl bitirileceği. Sığınmacıların nasıl gönderileceği öeri de eksik.
Ülkemizde açlık, yoksulluk, gelir adaletsizliği, liyakatsizlik, hukuksuzluk gibi sorunlar almış başını gidiyor. Ülkemizin ayağa kalkabilmesi en başta yargı bağımsızlığına bağlıdır. Kuvvetler ayrılığı olmayan bir ülkede ne siyasi nede ekonomik sorunlar çözülemez. Gerçi 6!lı masanın sunduğu metin bir anayasa metni değil, hatta anayasa taslak metni bile değil. Sadece kısmi bir değişiklik önerisi. Üstelik bugün değil seçim sonrası. “seçim kazanılırsa” meclise sunulacak, müzakere edilecek. Söz konusu metin 6'lı masanın kendi arasında uzlaştıkları bir metin. Toplumun geri kalan kesimlerini temsil eden partiler, STK’lar, Sendikalar bu konuda neler düşünür, sanırım önümüzdeki günlerde tartışılır.
Anayasalar toplumsal barış üzerine oturmalı. Üzerinde sadece çoğunluğun değil mümkünse bütün vatandaşların yani; kültürleri, inançları, dilleri, yaşam şekilleri, beklentileri ayrı insanların asgari müştereklerde - barış içinde - refah içinde yaşayabilecekleri bir anayasal düzeni hedeflemeli.
Aksi takdirde ben yaptım oldu olur, işlevsiz kalır.
