ABD-İsrail, İran Savaşının 40. gönünde geçici ateşkes yapıldı. Pakistan’nın İslamabad şehrinde günlerdir konuşulan, İran tarafından sunulan 10 maddelik anlaşma çerçevesinde cephenin bir tarafında silahlar geçici olarak sustu. Ancak İran tarafından yapılan açıklamalarda ateşkesin Lübnan’ı da kapsadığı belirtilirken İsrail Lübnan’ı vurmaya devam ediyor. Her gün yıkım, can kayıpları sürüp gidiyor. İranlı üst düzey bir güvenlik yetkilisi, İsrail’in Lübnan’a saldırılarının durdurulmaması halinde Pakistan’da yapılacak görüşmelerin yapılamayacağı açıklamasında bulunmuştu. Pakistan’da planlanan görüşmeler cumartesi günü başladı. Ajanslar görüşmelerin olumlu gittiği açıklamasında bulunuyorlar. Ancak İsrail Lübnan’ı vurmaya devam ediyor. Hürmüz Boğazı ile ilgili çelişkili haberler de gelmeye devam ediyor.
Ortadoğu barut fıçısı. Amerika’yı dünyanın sahibi, kendisini de jandarma komutanı sanan Trump herkesin aklıyla alay ediyor. Elindeki devasa güç ve siyonist İsrail’i de kullanarak yakıyor, yıkıyor, öldürüyor. Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere kimse de ona ne yapıyorsun diyemiyor veya demiyor. Arap ülkeleri adeta ona kapı kulu olmuşlar. Ortadoğu’da kurduğu üslerle yer altı ve yerüstü zenginliklerini sömürüyor, servetine servet, gücüne güç katıyor.
ABD-İSRAİL KAYBEDİYOR MU? BOB ÇÖKTÜ MÜ?
Büyük Ortadoğu Projesi (BOB) Emperyalist ABD ve Siyonist İsrail’in Ortadoğu’da çıkarlarını korumak için planlanmış, Bu projede ABD son günlere kadar Avrupa ülkelerinin de desteği ile epeyce yol almıştı. Mısır’da darbe yapılarak seçimle işbaşına gelen iktidar uzaklaştırıldı. Irak, sonra Libya’da iktidar değişimleri sağlandı. Anlı şanlı “arap baharı” aldatmacası ile yoluna devam eden ABD Suriye’de Esad rejimini sonlandırarak kırmızı bültenle aranan Ebu Muhammed el-Colani (Ahmed eş-Şara), Suriye'deki Hey'etu Tahrîri'ş-Şâm (HTŞ) grubunun lideri Suriye’nin başına getirildi. Colani, ideolojik olarak selefi-cihadi olarak bilinmektedir. Nitekim iş başına gelir gelmez başta aleviler olmak üzere ezidi ve diğer azınlıklara saldırarak soykırıma başlamıştı. Uluslararası tepkiler sonucu geri adım atsa da Colani bildiğini okumaya devam ediyor. Suriye’deki demokrasi yanlısı topluluklara adeta soykırım uyguluyor.
BOP’UN İRAN AYAĞI NASIL SONUÇLANACAK? KAZANAN KİM OLACAK?
ABD Başkanı Trump iktidara gelirken savaşlara karşı olduğunu söylemiş, Ortadoğu’dan çekileceği sözünü vermişti. Kendi kamuoyunu da dünyayı da yanıltı. Yanıltmaya devam ediyor. Çünkü savaş çığırtkanı. Deyim yerindeyse sürekli kanla beslenen, kendi çıkarlarını her şeyin üstünde tutan, ne yapacağı belli olmayan, bazı değerlendirmelere göre akli dengesi bozuk bir kişilik. İsrail, Başbakanı Netenyahu, yahudi lobisi bir şekilde Trumb’ı İran’a savaşa razı etti. Gazze’yi yok eden, milyonlarca insanı evsiz, barksız bırakan, binlerce çocuk ve kadını öldüren İsrail doymak-durmak bilmiyor. ABD’ninde desteği ile İran’a saldırıyor, Lübnan’a saldırıyor. İran tarihsel olarak köklü bir devlet geleneğine sahip. Kolay lokma değil. Emperyalist ve siyonist saldırılara direniyor, karşılık veriyor. ABD-İsral ortaklığı bir hafta içinde İran’ı teslim alacağını zannederken sert kayaya çarptı. Savaş 40. günü geride bırakırken İran dimdik ayakta kalmayı başardı.
İran bu savaşta iki şeyi başardı.
Birincisi: Topraklarını korudu. İsrail’in demir kubbesi var, ona bir şey olmaz varsayımlarını yıktı, füzeleri ile İsrail’i vurdu. ABD müttefiki körfez ülkelerindeki ABD üsleri İran’nın meşru hedefi oldu. Vuruldu. ABD uçağı düşürüldü. ABD’nin uçak gemileri hedef oldu, kaçmak zorunda kaldı. ABD-İsrail saldırganlığına Avrupa ülkeleri destek vermedi. Özellikle İspanya ABD’ye üslerini kullandırmayarak bu haksız savaşın sorumlusunun ABD olduğunu dünya kamuoyuna deklare etti.
İkincisi: ABD İran’da rejim değişikliği hedefliyordu. Mollaların iktidarına son vererek, kendi istediğini yapacak uydu bir iktidar hedefliyordu. Muhaliferi, hatta kürtleri silahlandırdığı söylendi. İran’nın dini lideri, komuta kademesi öldürüldü. Ancak İran ölen liderlerin yerine yenilerini getirerek savaşa devam etti. İran bu savaşla “iç cephe”sini güçlendirdi. Bu savaşla daha çok demokrasi diyen muhalefet dış saldırganlığa karşı sokaktan çekildi. Hatta Mollalara destek vermeye başladı. Bize göre şu ana kadar kazanan İran oldu.
Her iki tarafta savaşı kazandığı propagandası yaparak, kendi halklarına moral vermeye çalışıyor. Olan ölen veya ölecek olan savaşın yok ettiği masum insanlara oluyor. Savaşın yarattığı can kayıpları bir yana, dünyayı etkileyen enerji krizinin ekonomi üzerindeki etkilerinin yıllarca süreceği gerçeği umutsuzluk yaratmaya devam ediyor.
Pakistan’da devam eden barış görüşmeleri olumsuz sonuçlandı. Şimdilik masa dağıldı. Görüşmelerde tarafların anlaşamadığı iki başlık var.“Hürmüz Boğazı ve Nükleer Program. Barış görüşmeleri devam ederken İsrail provakasyonlarına, Lübnan’a saldırılarına devam ediyor. Uluslararası toplum, Birleşmiş Milletler, Güvenlik Konseyi bir an önce bu saldırganlıklara dur demesi gerekir. Hiç bir devletin başka bir devletin iç işlerine karışmaya hakkı yoktur. Her ülkenin kendi topraklarını, halkını korumak için savunmasını güçlendirmesi en doğal hakkıdır.
