“Yanlış politikalar ülkemizi iflasa mı sürüklüyor”
Yanlış, hesapsız, vurguncu politikalar; liyakatsiz yöneticilerin elinde halkı işsizliğe, pahalılığa ve yoksulluğa mahkum etti. Büyük umutlarla beklenen asgari ücret zammı ve çalışanlara, emeklilere yapılan enflasyonun yarısı kadar ki zamlar, maaşlar alınmadan; yeni
zamlarlarla eridi.
Dünyanın hiç bir yerinde uygulanmayan, tartışılmayan ülkemizdeki ekonomi-politika tarımı, sanayiyi kısacası bütün alanlardaki üretimi yok etti.
Enflasyonun adı pahalılık oldu. “Faiz sebep-Enflasyon sonuç” politikası yaşamı çekilmez kılarken AKP 2023'e kadar halktan
fedekarlık istemeye devam ediyor. Düşük faizyüksek kur daha da ucuz işçilikle yapancı sermayeye davetiye çıkaran iktidar malesef
istediğini bulamıyor. Türkiye’yi bu politikayla üretim merkezi yapacağını zannediyor. Ancak önemli bir şey unutuluyor. Adaletin, hukukun
olmadığı hiç bir ülkeye yabancı sermaye gitmez. Ülkemizde de demokrasi sendelediği sürece sıfır işçilik maliyeti dahi olsa, vergi cenneti dahi olsa
hiç bir yatırımcı gelip yatırım yapmaz.
Çokça reklamı yapılarak uygulamaya konulan “kur korumalı TL.” de işe yaramadı. Bir avuç zenigni daha çok zengin eden faiz sistemi
malesef uygulayanların ayağına dolandı. Pahalılığı artık katlanılamaz boyutlara ulaştıran, sürdürülmesi imkansız bu ucube sistemin özünü
Hazine ve Maliye Bakanı Nebati “kur korumalı TL.”ile doları frenlediklerini söylüyor. Ekonomistlerin çizdiği kara tablo dikkate alınırsa
sayın bakanın gözlerindeki fer sönmüş gibi. Artık parlamıyor.
Temmuz zamları, asgari ücret artışı malesef derde deva olamadı. Ülke iflasa gidiyor. Gelir adaletsizliği sürekli artıyor. Zengin daha
zengin olurken fakir daha da fakirleşiyor. Halkın % 90'ı yoksullukla mücadele ederken bankaların karlılığı sürekli artıyor. 35 milyon kişinin kredi
kartları ile yaşadığı, icrada olduğu söyleniyor. İnsanlar bir şekilde yaşıyor muş gibi yapıyor. Hükümetin Maliye Bakanı 4,5 milyon
aileye sosyal yardım dağıtıldığı ile övünüyor. Buna bir de Belediyelerin, vakıfların yardımları eklenirse artık sonuçları siz tahmin ediniz.
Açıkça “sadakalarla” gün kurtarılmaya çalışılıyor. İnsanların ölmeyecekleri kadar sosyal yardımlar yapılıyor. Hükümet 2023'te her şeyin
düzeleceğini, enflasyonun tek haneli rakamlara ineceği vaadiyle topluma umut dağıtmaya devam ediyor. Nereye Kadar?
Gelir adaletsizliği, hukuksuzluk, ben yaptım oldu uygulamaları, adam kayırmacılık, liyakatsizlikler devam edip gidiyor. İktidar her
şey güllük-gülistanlık derken muhalefet seçim diyor. Sandık yakın gibi.