“Terörsüz Türkiye” sloganı ile TBMM’sinde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu görevini tamamladı. Bir devir daha kapandı. Komisyon raporunda Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana “kürt” sorununa bakış ve çözümü noktasında var olan devlet politikası masaya yatırılmış görülüyor. Güvenlikçi politikalar terk edilecek mi? TBMM’sinde “Terörsüz Türkiye” başlığına siyasi partiler nasıl bakacak hep birlikte göreceğiz.
Komisyonda 22 AKP, 11 CHP, 5 DEM Parti, 4 MHP ve 3 Yeni Yol Grubu üyesinin yanı sıra HÜDA-PAR, Yeniden Refah, TİP, EMEP ve DSP’den birer üye bulunuyordu. Demokrat Parti kontenjanından Haydar Altıntaş ise İmralı ziyareti sonrası komisyondan ayrılmıştı. 51 üyeli kmisyondan 1 üye ayrıldığı için 50 üye kalmıştı. Komisyon kurulduğu süreçte çok tartışılmıştı. Karar ve rapor hazırlama sürecinde de çok tartışıldı. Komisyon bir çok kişi ve kurumu dinlei. Üzerinde günlerce tartışılan rapor nitelikli çoğunluk tarafından “şerh”ler konularak nihayet imzalandı. Raporu TİP, Emep red ederken, CHP’den bir üye Türkan Elçi çekimser kaldı. 47 üye raporu imzalamış bulundu. Önemli olan bundan sonra ne olacağı.
Raporu imzalamalarına rağmen imzacılarda; örneğin DEM Parti de kaygı çok. DEM Parti bileşenleri TİP ve Emep’in ayrı baş çekmesi gelecekteki ittifaklarda kendisini nasıl gösterecek merak ediliyor.
DEM Partinin “şerh”leri arasında önemli tesbit: "terör" merkezli tanım. Meselenin güvenlik değil, kimlik,
hak-özgürlükler temelli siyasal bir sorun olduğu tesbiti. Parti, bu nedenle çözümün silah bırakma sonrası
düzenlemelerle değil, demokratikleşme, anadil hakları ve kapsayıcı bir dil üzerinden kurulması gerektiği
tesbitini yapıyor.
Peki Türkiye İşçi Partisi ve Emep neden rapora olumlu oy vermedi. Raporu TİP ve EMEP’in neden imzalamadığı, basından öğrendiğimiz kadarı ile: Kürt sorununun adının konulmadığı, Faili meçhuller dikkate alınmadığı, Genel af ve eve dönüş’e yer verilmediği, Kayyım uygulamaları gereği gibi tesbit edilmediği, Umut hakkı’na mesafeli davranıldığı gibi temel başlıklarla özetlenebilir.
Ancak oylama sonucu kadar, metnin içeriği ve metne yazılan şerh de Türkiye’de çözümün nasıl tanımlanacağına dair farklı siyasal yaklaşımların devam ettiğini ortaya koyuyor. Komisyon raporu, yeni dönemi yalnızca güvenlik politikalarının değişmesi olarak değil, devletin genel yöneliminde bir dönüşüm olarak tanımladı. Metin “Terörsüz Türkiye hedefi… dönemsel bir söylem değil, devlet politikasıdır,” denilerek bu yaklaşımın geçici bir siyasi girişim değil kalıcı bir yönelim olduğu ifadelerine yer veriyor.
Terörsüz Türkiye, barış, silahların bırakılması PKK’nın kendisini fesh etmesi tartışıla dursun anti demokratik uygulamalar hız kesmeden devam ediyor. MHP Lideri Bahçeli Tv’lerde bağırıyor. Ahmet’ler göreve, Demirtaş dışarıya, Öcalan Umuda diyor. Ancak TBMM’sinde muhalefetin toplum yararına getirdiği kanun teklifleri AK Parti-MHP ittifakı tarafından üzerinde düşünülmeden red ediliyor. Toplumda çok tartışılan isimler taltif edilerek bakan yapılıyor. Ekonomi dibe vurmuş. Emekli ve asgari ücretliler yerlerde sürünüyor. Sanki iktidar “mış “gibi yaparak, kürt sorununu çözüyoruz diyerek kendisine muhalif kim varsa içeriye tıkıyor, mallarına - mülklerine el koyuyor. Tutuklamalar adeta cezalandırmaya dönüşmüş durumda. Yargı sopası habire sallanarak, kafasını kaldıranın kafasına vuruluyor. Korku ve yıldırma politikaları ülke yönetimine egemen olmuş durumda. STK’lar, akademisyenler barış ve demokrasi konusunda bildiri yayınlıyor, anayasaya göre en temel hak olmasına rağmen hemen soruşturmalar başlatılıyor. Gazeteciler tutuklanıyor. Kimsenin düşünmemesi, kimsenin konuşmaması isteniyor. “Barış” o zaman nasıl gelecek? Bilen varsa bir adım öne çıksın lütfen!
Prof. Dr. Garip TURUNÇ
ȘİDDET, OKULLARA KADAR İNDİ
Abbas Güldiker
ABD-İSRAL, İRAN SAVAŞI 40. GÜNÜNDE Halklar Barış İstiyor. İsrail’de halk sokaklarda.
İHSAN KUTLU
SURİYE ve DIŞ POLİTİKA: TARİHTEN DERS ALMAK ya da HAİNLİK!
FERİT LİF
LÜTFÜ SAVAŞ CHP'DEN ADAYLIK UMUDUNU KESMİŞ GÖRÜNÜYOR.
NACİ MARAŞ
Ülkemizde Tarım Can Çekişiyor.