Gündem Apo. “Terörsüz Türkiye” hedefi kapsamında kurulan “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu” toplanıp - dağıla dursun.
Bahçeli son noktayı koydu.
MHP, siyasal dengeleri alt üst etti. AKP ve CHP'nin kucağına pimi çekilmiş zaman ayarlı birer bomba bıraktı. "Hiç kimse gitmezse Öcalan'a biz gideriz!" Diyen MHP, AKP ile olan Cumhur ittifakının varlığını da kumar masasına sürdü. MHP, "Ben bir şey diyemem, Komisyon ne derse o olur!" diye daha önce açıklama yapmış olan Erdoğan'ın elini kolunu bağladı. Erdoğan bugüne kadar süreç konusunda oy kaygısıyla sırtını MHP'ye dayamış oyalanıyordu. Komisyon yaptığı toplantıda oy çokluğu ile İmralı’ya gitme kararı verdi. AKP üyeleri sessiz. sadece “evet” dediler. Büyük ihtimalle Hatay Milletvekili, AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin yayman AKP’yi temsilen İmralı heyetinde yer alacak.
Normalde DEM Parti, AKP ve MHP'lilerin oyları fire vermeksizin İmralı'ya gitme kararı almak için yeterli. 31 oya ulaşmak için fire verilmemesi gerekiyor. Ancak bombanın hası Kürtleri kanunsuz ve yasasız idare etmek isteyen CHP'nin kucağında duruyordu. "Tamam İmralı'ya gidelim" dese Kürt sorununun çözümünde en katı tutuma sahip Kemalist cephe çatır çatır kırılacaktı. Ortalık toz duman olacaktı. "Hayır, İmralı'ya gitmiyoruz," dedi, CHP-Kürt ilişkisi bu kararla baya yara aldı. Baştan beri Erdoğan ve Bahçeli zaten CHP’yi sürecin dışına iterek Kürt kamuoyunda algı yaratmak istiyordu. Cumhur ittifakı amacına ulaşmış görülüyor. CHP artık, Kürt karşıtı koalisyonunun başı olacak gibi. Zira bilindiği gibi İYİ Parti, Zafer Partisi zaten sürece baştan beri karşı. Hiç bir CHP'linin altına girmek istemediği ve çoğunlukla İmralı'ya gidilmesine karşı olan partililer bu konuda kararı Özgür Özel'e bırakmıştı. Ancak karara Özel açıkça müdahale etmemekle birlikte işi komisyonda oylama yaparak çözdü. CHP İmralı’ya gitmiyor. CHP’nin komisyondaki Kürt kökenli üyesi Sezgin Tanrıkulu topun ağzında. Kürt gazeteciler ve yorumcular Tanrıkulu’na veryansın etmeye devam ediyor.
Kürt Özgürlük Hareketi, barış süreci masaya konulduğundan bugüne değin çok önemli yol kat etti. Ulusal ve Uluslararası kamuoyunda, daha önceleri Apo için “cani, bebek katili” diyenler dahi sürecin öznesi olarak “Abdullah Öcalan” demeye başladı. Kürt Özgürlük Hareketi için bu güncel durum çok önemli bir kazanım. Sonunda oy çokluğu ile de olsa komisyon İmralı’ya Öcalan ile görüşmeye gidecek.
MHP hamleler yapmaya devam ediyor. MHP adına İmralı heyetinde bulunacak olan Fethi Yıldız bir bomba daha attı ortaya. Gunü gelince Öcalan serbest bırakılacak dedi. Demirtaş'ın da serbest bırakılması gerektiğini söyledi. Kendilerine itiraz edenler için de ilginç bir laf etti. "Politik tartışmalarda karşı tarafa hakaret etmek benim üslubum değildir. Ancak bana Türk Milliyetçiliği dersi vermeye kalkanlara söylüyorum; Benim 57 yıldır verdiğim mücadelenin zekatı tüm sülalenizi, köyünüzü Türkçü yapar" dedi. Kürt düşmanlığından beslenen İYİ PARTİ, İmralı'ya gidilmesi halinde mitingler yapacakmış. İYİ partililer ne tür tehlikeleri körüklediklerinin farkında değiller. Ümit Özdağ ve Musavvat Dervi?oğlu'nun yurt içi ve yurt dışı bağlantılarının iyi incelenmesi gerekir. Bu kadar açıktan Kürt düşmanlığı normal değil. Öcalan'ın artık resmi olarak muhatap alınması önemli. Serbest bırakılması da önemli. Önceki gün Güney Kürdistan'daki toplantıda Mazlum Abdi: "Önder Apo" diyerek kamuoyunda kime bağlı olduklarını deklere etmişti. MHP beğenelim, beğenmeyelim Apo ile birlikte süreci istediği gibi yönlendiriyor.
CHP ve AKP; MHP tarafından kucaklarına bırakılmış zaman ayarlı bombanın stresi altında debelenip dursunlar. Öyle veya böyle, süreç aksak ayak yürüyor; Kürt karşıtı cephe kırılıyor ve siyasal dengeler alt üst oluyor.
Olan emekçilere, işçilere, memura, emekliye oluyor. Ekonomiyi düşünen yok. Asgari ücret tartışılmıyor bile. Bütün gündem komisyon İmralı’ya gitsin mi, gitmesin mi? Nihayet karar alındı. Şimdi artık kimler gidecek, ne zaman gidecek tartışmaları yapılacak. Bir dönem en çok konuşulan, İBB, İmamoğlu davası, iddianemesi dahi konuşulmaz oldu. Hukuksuzluklar, yargı sopası, kayyımlar unutuldu. CHP İBB için, İmamoğlu ve belediyeleri, masum bürokratlar için mitingler yapmaya devam ede dursun, halk yokluktan, yoksulluktan kırılıyor. İktidar rahatça ekonomi politikalarını uygulamaya devam ediyor. Zengin daha zengin, fakir daha fakir. Eleştiri yapanın, gözünün üstünde kaşın var diyenin kafasına vuruluyor. Havadan suç yaratılıyor. Suçsuzluğunu isbat et denerek insanlar zindanlara atılıyor. Ahim, anayasa mahkemesi kararları kimin umurunda. Yürütme kimdeyse padişah o.