İmamoğlu’na Doğru Çember Daralıyor Mu?: “Turpun Büyüğü Heybeden Düşecek mi”?
İktidar, yani cumhur ittifakı ne isterse onu yapıyor. İstediği yasaları çıkarmak için gündem değiştiriyor, yeni tartışmalar yaratıyor. Muhalefet ise yaratılan gündemlerle meşgul olurken atı alan Üsküdar’ı geçiyor.
Bir çözüm süreci tartışması açıldı, bir çok belediyeye kayyım atandı. İşin ucu anamuhalefete dayanınca sesler yükselmeye başlandı. Oysa yıllardır aynı oyunlar oynanıyor. Daha önce HADEP, şimdi DEM kayyımlarla hep ötekileştirilmeye çalışıldı. Ana muhalefet ve diğer muhalefet partileri kendilerine dokunulmadığı sürece seslerini pek yükseltmediler. Ne zamanki sıra CHP belediyelerine geldi; işte o zaman bağrışmalar başladı.
Demokrasi, hak ve özgürlükler, adalet herkese lazım. Bugün sana yarın bana. AKP sıranın kendisine gelmeyeceğini zannediyor. Oysa herkes bilir ve söyler. “Bu Dünya Sultan Süleymana kalmamış”. Dolayısı ,ile Erdoğan ve Bahçeliye’de kalmaz. Halk karar verirse, hele bir de ayağa kalkarsa iktidara getirdiği gibi götürürde.
Sıkıntı Türkiye demokrasisi hep sınıfta kalıyor. Eskiden 10 yılda bir sıkıyönetimler ve darbeler olurdu demokrasi askıya alınırdı. Güzelim ülkemiz 20-30 yıl geriye giderdi. Şimdi ise 20 yılı aşkın zamandır adı konulmamış,
,açıklanamayan farklı bir yönetim şeklimiz var. Cumhur ittifakına göre; hızlı kararların alındığı ideal bir yönetim şekli: Cumhurbaşkanlığı yönetim sistemi. Kimilerine göre de; tek adam rejimi. Parlementonun yetkilerinin azaltıldığı, atanmışların söz ve karar sahibi olduğu, hesap sorulamayan bir yönetim şekli.
Siyasetçiler “öc alarak” ülkeyi yönetmeye başlarlarsa yandık. Çünkü gelinen noktada mağdur olanlar, hakları çiğnenenler, adalet bekleyenler bir gün iktidar olurlarsa muhakkak kendilerine uygulanan yöntemleri uygularlar. Bu git gellerle olan halka olur. Olan ülkeye olur.
Bilindiği gibi bir çok belediyeye kayyım atandı. Üstelik belediye başkanları yaka paça göz altına alındı. Hem de rekor oylarla seçim kazanan belediye başkanları. Mardin Belediye Başkanı Ahmet Türk, Esenyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat gibi. Nerede Demokrasi. Başkan % 90 oyla seçiliyor, görevden alınıp tutuklanıyor. Yıllarca yatıyor. İddianame bile yazılmıyor. Cumhurbaşkanımız elli+artı birle seçiliyor. Kimse ona hesap soramıyor. Demokrasi ve yönetim şeklimizin güzelliği gözlerimizi yaşartıyor.
İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığı çok konuşuluyor. Erdoğan bundan rahatsız oluyor. İki dönemdir ezici çoğunlukla İstanbul Belediye Başkanı seçilen İmamoğlu iktidarın rüyalarını kaçırmışa benziyor. İmamoğlu’nu önce uyduruk bir “ahmak” davası ile yargılamaya çalıştılar. Ancak bu davada ceza verilmesi durumunda halk arasında daha da güçleneceği, sempati toplayacağı düşünülerek yolsuzluk davaları ile “itibasızlaştırmak” için etrafındaki belediyelere kayyımlar atandı. Şimdi sıra ona doğru geliyor gibi. İmamoğlu yolsuzlukla görevden alınıp yerine kayyım atanırsa kamuoyunda itibasızlaşacağı düşünülüyor.
İşte sayın Erdoğan’da “turp’un büyüğü heybede” diyor. Turp düşer mi önümüzdeki günlerde göreceğiz. Turpun düşmemesi için CHP ne yapacak? onu da göreceğiz. Özgür Özel’in deyimiyle iktidar CHP’ye savaş açmış. Umarım her şey adaletli, demokratik kural ve yöntemlerle çözülür. Şüphesiz suçlu varsa adil yargıda hesap verir.
Prof. Dr. Garip TURUNÇ
ÇOCUKLUĞUMUN MASUMİYETİNE HASRET KALDI HEP BİR YANIM…
Abbas Güldiker
Yandaşlar İstediği Yerde Miting Yapabilir, Yandaş Olmayan Muhalefet Yapamaz.. İşte Çifte Standart...
İHSAN KUTLU
SURİYE ve DIŞ POLİTİKA: TARİHTEN DERS ALMAK ya da HAİNLİK!
FERİT LİF
LÜTFÜ SAVAŞ CHP'DEN ADAYLIK UMUDUNU KESMİŞ GÖRÜNÜYOR.
NACİ MARAŞ
Ülkemizde Tarım Can Çekişiyor.