Ramazan ayı geldi, geçiyor. neleri doğru yapıyoruz, neleri yanlış.
İnançlar, din, toplumların hayatında önemli bir yere sahiptir. Ancak her toplum, tarih boyunca dini inancına kendi kültürel değerlerini de katarak uygulayagelmiştir. İnançlar insan yaşamında çok önemli bir yer edinmiştir. Dini inançlara göre yardımlaşma, yoksulu gözetme, ekmeği bölüşme o kadar önemlidir ki müslümanlığa göre “komşusu açken, tok yatmak” günah sayılmıştır. Peki günümüzde durum bu mu? Malesef bu değil. Kamu kurumları yöneticileri kamu kaynaklarını ramazan ayı kültürüne, kendi propagandaları ve tanıtımları için araç yapmaktadır. Öyle ki; eğer inançlar siyasetçiler tarafından kendi çıkarları doğrultusunda siyasete alet edilmese, bir kültür, bir inanış, bir yardımlaşma, bir temizlenme, bir arınma, bir insanın kendi kendisi ile hesaplaşma olarak yaşanabilse gerçekten toplumlara barış gelir, huzur gelir.
Yüzdelik olarak büyük bir kısmı müslüman olan Türk toplumu da dinini, müslüman ve Türk kültürüne ait değerlerle anlayarak yaşaması gerekirken, kamu kurumları “iftar” sofraları düzenlemede birbirleri ile yarışa girmişlerdir. İl protokolleri Valilerin, belediyeler belediye başkanlarının kamu kaynakları ile lüks ramazan sofraları düzenliyorlar. Bu iftar sofralarına bakılırsa davetlilerin % 10'u bile yoksul değil. Kapalı spor salonlarında binlerce kişiye verilen iftarlarda, gelenlerin araçlarına bakılırsa ya makam araçları, ya da lüks elit kişilerin kullanabileceği araçlar. Yapılan konuşmalarda üç-beş kelime ramazan ayının bereketi üzerine olurken daha çok siyasi mesajlar veriliyor.
Kültürel değerlerin İslam dininde en fazla görüldüğü ibadet, oruç ve onun yaşandığı ay olan ramazandır. Müslüman Türk toplumu ramazana ayrı bir önem vermiş ve onu en güzel şekilde yaşamış ve ramazana özgü bir kültür oluşturmuştur. Bu kültür son zamanlarda yukarıda da açıklamaya çalıştığımız gibi bozulmaya, amacından uzaklaştırılmaya çalışılmaktadır. Bu durum oldukça tehlikelidir. İnançlar siyasete alet edilmemelidir. Ramazan ayı gibi inançlar açısından önemli aylar, önemli günler amacına uygun barış, yardımlaşma, kucaklaşma, kırgınlıkların giderildiği, savaşların olmadığı, dostlukların oluştuğu aylar-günler olarak geçirilmelidir.
Asrın felaketini yaşayan ilimizde de ramazan ayı; özellikle belediyelerin kamu kaynaklarını yandaşlarına ziyafet sofrası hazırlayarak geçmektedir. HBB 15 ilçede çadırlar kurarak iftarlar düzenledi. Bazı ilçe belediyeleri de bu kervana katıldılar. Başta başkanlar olmak üzere, belediye meclis üyeleri, protokol, başkanın mensup olduğu siyasi partinin il, ilçe başkan ve üyeleri sofraların baş köşelerini işgal etmektedirler. Acaba bu şahsiyetlerin yüzde kaçı oruç tutmaktadır?. Kendileri bu sofralara gelirken eşleri, çoluk-çosukları evlerinde neden yanlızlar? Ramazan ayı kültüründe bunlar var mı? Herkes komşuları ile köylerde, yoksul mahallelerde birbirlerinin sofrasına davet edilerek yaşatılan ramazan kültürü mü daha doğru? valilerin, belediye başkanlarının kamu kaynaklarını kullanarak verdikleri iftar yemekleri mi daha doğru? bunun sorgulanması lazım. Emeklisine 1000 TL. ek bayram yardımı yapmayan iktidarın empati yapması lazım diye düşünüyorum.
Binlerce insanımız halen konteynerlerde yaşıyor. İktidar yapmıyorsa, muhalefet yapmalı. Hali vakti yerinde olan iş adamları yönlendirilmeli. İftarlar yoksulların yaşadığı bölgelerde, konteyner yerleşim alanlarında yapılmalı. Konteyner kentlerde iftar verildiğini duymadık. Konteynerlerin yanına iftar çadırları kurulduğunu da duymadık. Ramazan ayı bereketi özellikle ihtiyaç sahibi, yardıma muhtaç insanlara mı lazım, yoksa maaşları yüksek, araçları lüks, bir eli yağda bir eli balda insanlara mı? CHP Antakya İlçe Başkanı Ümit Kutlu’nun sosyal medya paylaşımlarında yoksul aileleri evlerinde ziyaret ederek birlikte iftar yaptığını, huzurevinde yaşlıları ziyaret ederek iftarda onları sevindirdiğini izliyoruz. Herkese örnek olmalı. Anlamadığımız bir şey var. İktidar belediyeleri bunları yaparken, muhalefet te geri durmuyor. Adeta bir yarış var. Devletin malı deniz, yemeyen keriz.
Prof. Dr. Garip TURUNÇ
GİTTİĞİMİZ YOLUN SONUNUN FELAKET OLDUĞUNU GÖRMEYEN KALDI MI ACABA
Abbas Güldiker
ABD-İSRAL, İRAN SAVAŞI 40. GÜNÜNDE Halklar Barış İstiyor. İsrail’de halk sokaklarda.
İHSAN KUTLU
SURİYE ve DIŞ POLİTİKA: TARİHTEN DERS ALMAK ya da HAİNLİK!
FERİT LİF
LÜTFÜ SAVAŞ CHP'DEN ADAYLIK UMUDUNU KESMİŞ GÖRÜNÜYOR.
NACİ MARAŞ
Ülkemizde Tarım Can Çekişiyor.