Zamana Yazık Ediliyor. Bir Şeyler Yapmalı: Birlikte Yapmalı, Kavgalara Son Verilmeli.
CHP Hatay İl Kongresine günler kala, saflar netleşiyor. Demokratik olmayan ilçe delege tesbitleri, demokratik omayan ilçe kongreleri ve şimdi de demokratik olmayan il kongresi.
Ülke yangın yeri. Ana muhalefet partisi aylardır olağanüstü kurultaylar dahil kayyım ve tutuklamalarla meşgul. Yoksulluk, işsizlik, yaşam kavgası toplumun % 90'nını perişan etmiş. CHP’de özellikle emekleri ile delege, emekleri ile İlçe başkanı, emekleri ile belediye başkanı, emekleri ile milletvekili olmayanların iradesi ile, il başkanı seçilecek. Ülkeyi yönetmeye talip ana muhalefet partisi Türkiye’nin her tarafında Hatay’da olduğu gibi anti demokratik, insana, düşünceye, partiye, değer vermeyen; önce ben diyen insanlara kalmışsa vay insanımızın haline.
Deyim yerindeyse üç maymun oynatılıyor.
Daha önceki yazılarımızda “filler tepiniyor” demiştik. Gerçekten koltuk sevdalıları, erk-güç sahipleri kendilerini parti üyelerinin, delegelerin sahibi sanıyorlar. Tabloya bakıyoruz: il başkanı adayı olanlardan çok milletvekilleri sahada, çok ta heyecenlılar!. Aday olan şahsiyetlerin projeleri yok. Vizyonları yok. Örgütlenme, örgütleme kabiliyetleri yok. Ancak destekçileri var. Partiyi nasıl büyüteceklerine dair, vatandaşın sorunlarına nasıl sahip çıkacaklarına dair örgütlenme adına yaptıkları konuşmalarda tek kelime duymadık.
Hatay CHP’de ilçe kongreleri yapıldı demiştik. İlçelerin çoğunda eski ilçe başkanları yeniden seçildiler. Çünkü delegeleri kendileri tesbit ettiğinden tek aday olarak kendileri çaldı, kendileri oynadı. Dolayısıyle ilçe başkanları bulundukları yörenin belediye başkanı ve milletvekili ile ortak iş tutarak il delegelerini de belirlemiş oldular. Yani il delegelerin çoğunluğu ağaların cebinde. Muhtemelen 2028'in veya erken seçimin imkanları pazarlık konusu edilmektedir. Hesaplar bugüne dair değil, daha ileriye yönelik.
2024 genel seçimlerinde Kılıçdaroğlu ve ekibinin sağa açılım (sağ sevicilik) politikalarının gereği olarak altılı masaya tahsis edilen milletvekillerinden birisi bilindiği gibi Saadet Partisine verilmişti. CHP listesinden Necmettin Çalışkan milletvekili seçilerek partisine gitmişti. Geriye üç milletvekili kalıyor. Üç milletvekili bir araya gelemiyor, dolayısı ile ile hizmet edemiyor. Birisinin A dediğine öteki B diyor. Vatandaşı dinleyen yok. Parti üyelerini dinleyen yok. Varsa yoksa parti kongreleri. Kendilerine yakın, güdebilecekleri yöneticileri seçtirmekle meşguller. Depremde her şeyini kaybeden vatandaşın yığınla derdi var. İktidardan sorunlarını çözemeyen vatandaş muhalefetten de gerekli desteği göremiyor. Hatay’da milletvekilleri, il başkanı, ilçe başkanlarının kitlesel eylemler örgütleyerek, ortak düşünceler oluşturarak sorunları topluma mal edecek, çözüm yolları gösterecek herhangi bir çalışma gören varsa lütfen söylesin. Yöneticilerde birlikte iş yapma ya yeteneği yok, ya da yapmak istemiyorlar. İktidarı eleştirenlerin, iktidar milletvekilleri ve il-ilçe yöneticilerinden ders alması lazım. iktidar belediye başkanları, milletvekilleri, il-ilçe yönetici ve başkanları yapacakları ve yaptıkları her çalışmayı birlikte halkın karşısına çıkarak anlatıyorlar. Birbirlerini sevmeselerde partileri adına, halka güven veren vitrinler oluşturuyorlar.
Samandağ CHP kongresinde olduğu gibi bir çok kongrede sandalyeler havada uçuştu. İç çekişmeler ve kavgalar bir türlü bitmiyor. Samandağ ilçe kongresnin geç yapılması nedeni ile; il kongresine katılamaması parti içi dengeleri bir anda alt üst etmiş bulunuyor. İlçe yöneticileri ve eski milletvekilleri bu durumu bilerek mi yarattılar bilemiyoruz.
Parti kongreleri delegelerle değil, üyelerle yapılmalıdır. Parti içi işleyiş demokratik olmalı, her üyenin kendisini ifade etmesi için önü açılmalı, kimse ötekileştirilmemelidir. Partide program ve düşünce hakim omalı, kimlik ve inanç temelli siyaset yapılmamalıdır. Gençlerin ve kadınların yönetimde söz ve karar sahibi olması için eski siyasetçiler çaba harcamalıdır. Daha doğrusu yönetim kadrolarından gönüllü çekilmelidir. Bölgesinde sorunlar ne olursa olsun özellikle ilçe ve il başkanları iki dönemden fazla aday olmamalıdır. Özellikle ilçe ve il başkanları vizyon sahibi olmalı, toplumda karşılıklarının olması temel alınmalıdır. İlçe ve il örgütü STK’larla dayanışma içinde olmalı, toplumsal sorunları birlikte tartışmalı, birlikte çözüm üretmelidir.
Toplumu kötülüklerden, hukuksuzluklardan, yaşamın zorluklarından “güçlü adam” kurtaramaz. Toplumun refahını, insanların hak ve hukukunu, insanca yaşayabilmesini, düşündüklerini söyleyebilmesini, birey olabilmesini güçlü adamlar sağlayamaz. Bunu ancak “örgütlü” toplum sağlayabilir. En geniş demokrasi cephesi kurulması için örgütler
Prof. Dr. Garip TURUNÇ
ÇOCUKLUĞUMUN MASUMİYETİNE HASRET KALDI HEP BİR YANIM…
Abbas Güldiker
Yandaşlar İstediği Yerde Miting Yapabilir, Yandaş Olmayan Muhalefet Yapamaz.. İşte Çifte Standart...
İHSAN KUTLU
SURİYE ve DIŞ POLİTİKA: TARİHTEN DERS ALMAK ya da HAİNLİK!
FERİT LİF
LÜTFÜ SAVAŞ CHP'DEN ADAYLIK UMUDUNU KESMİŞ GÖRÜNÜYOR.
NACİ MARAŞ
Ülkemizde Tarım Can Çekişiyor.