CHP ve İMAMOĞLU’na Kumpaslar Ters mi Tepiyor?
İktidarın Ana Muhalefete Saldırıları, Hukuk Dışı Uygulamaları CHP’nin İşine Mi Yarıyor.
ÖZGÜR ÖZEL YENİDEN CHP GENEL BAŞKANI.
Üstelik Geçerli oyların Tamamını Aladı.
Kayyımlar, belediye başkanlarının tutuklanması, belediye ile iş yapan bazı şirketlere el konulması çözüm mü? Bu hukuksuz uygulamalar bozulan gelir dağılımını düzeltir mi? Bu adaletsizlikler açlığı, yoksulluğu ortadan kaldırır mı? Bu hukuksuzluklar çalışanların, emeklilerin sorunlarına çare olur mu? Hepsinden önemlisi “ben yaptım oldu” zihniyeti, tek adam rejimini kurtarır mı? Halk artık iktidara kırmızı kart gösteriyor. Artık yeter, söz bizim diyor.
İktidar o kadar ileri gidiyor ki! hiç kimsenin özgürlüğünün garantisi yok. Herkes, her birey, her an tutuklanabilirim endişesi taşıyor. Her işveren yarın işletmeme el konulabilir korkusu yaşıyor. Defalarca askeri diktatörlük yaşayan bu ülkede: içinden geçtiğimiz bu günlerde karşılaştığımız insan hakları ihlalleri yaşanmadı. Düşüncesini açıklayan, hak-hukuk diyen, iktidardan yana olmayan, cumhurbaşkanına övgü dizmeyen: politikacı, gazeteci, hukukçu, akademisyen, kadın-genç, kısacası herkes potansiyel suçlu. İkdiradan yana ol, çal, çırp, muhalefete küfür et yaşa, önün açık, her yerde kapılar sana sonuna kadar açık. Bu sürdürülebilir bir yönetim şekli değil. Dünya Hitleri gördü, Mussoliniyi gördü. Türkiye 12 martları, 12 eylülleri, 15 temmuzları gördü. Hepsi geçti. Bu günlerde geçer. Ancak ülkemiz kaybediyor, halkımız kaybediyor, gelecek nesiller kaybediyor.
ÖZGÜR ÖZEL LİDER OLDU. YENİDEN REKOR OYLA GENEL BAŞKAN.
Son günlerde ülkemizde yaşanan hızlı değişimler ana muhalefeti ve diğer muhalefeti kendisine getirdi. Özellikle Özgür Özel’in CHP Genel Başkanlığına seçilmesi ile CHP’deki hızlı yükseliş, yerel seçimlerde kazanılan başarılar, 20 yılı aşkın süredir ülkeyi idare eden “tek adam” rejimi iktidarı kaybetme korkusu ile ne yapacağını şaşırdı. Defalarca seçim kaybeden Kılıçdaroğlu kendi isteği ile CHP genel başkanlığından ayrılmayarak, delegelerin kongre iradesi ile alaşağı edildi. Vaz geçmedi. Ankara’da büro tuttu. Yandaşları ile birlikte kaybettiği CHP kurultayını yandaşları aracılığı ile mahkemelere taşıttı. İktidarın ekmeğine yağ sürdü. CHP’ye kayyım atanması için yol açmaya çalıştı. Ancak hukukçular, Özel ve İmamoğlu tehlikeleri gördü, olağanüstü kurultay kararı ile kayyım yolunu bertaraf etti. CHP yeni yönetimi yeni yol haritası ile topluma dinamizm getirdi. Yerel seçimlerde kazınılan zaferi “erken seçim” istemi başta olmak üzere halkın taleplerini, gençlerin taleplerini, emeklinin taleplerini, çalışanların taleplerini, çarşıyı-pazarı, yokluğu-yoksulluğu, haksızlığı, adaletsizliği gündem yaparak iktidara korku saldı. İkdidarın siyasi parti başkanlarını tutuklaması, halkın seçtiği belediye başkanlarını tutuklaması, İstanbul Barosuna kayyım ataması, dünyanın en büyük metropellerinden İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu tutuklaması, ana muhalefet partisine kayyım atayacak kadar ileri gitmesi iktidara oy veren, iktidarın eski bakan ve milletvekilleri dahil bütün halkı ayağa kaldırmış durumda. CHP’nin tarihinde yaşadığı ve yaptığı en akıllı muhalefet İmamoğlu için yaptığı ön seçim, erken seçim için halka gitmesi, imza kampanyaları ve kitlesel mitingler. Boykot çağrıları. İktidar yanlısı holdingler boykotlardan önemli ölçüde etkileniyorlar. Ana muhalefet sahada her alanda top yekün mücadele ediyor. Üye kampanyaları düzenliyor. “her şey çok güzel olacak” “kurtuluş yok tek başına, ye hep beraber ya da hiç birimiz” sloganları gençleri, kadınları, çalışanları, emeklileri ateşlemiş durumda.
CHP GENEL MERKEZİNİN DİNAMİZMİ İLLERE DE YANSIMALI!
Yukarıda anlatmaya çalıştığımız yeniliklere uyamayan, birikimi, yönetme kabiliyeti olmayan örgütler görevden alınmalı diye düşünüyorum. Yorgun, parti programına uyum sağlayamayan özellikle il yönetimleri daha dinamik,
toplumda karşılığı olan, örgüt yönetme deneyimi olan ehil ellere verilmeli. Sahada dişe diş bir mücadele var. Son günlerde Türkiye genelinde yaşanan eylemlerde geride kalan il başkanları ve yönetimleri görevlerini zor günlerde topluma öncülük edebilecek gençlere bırakmalı.
Kendi ilimizden örnek verelim. Yaşanan çok sıcak gündemde Hatay il örgütü ses getirecek, ilçeleri harekete geçirecek hiç bir çalışma yapamadı.
Hatta kulis bilgilerine göre eski HBB Başkanı Lütfü Savaş’ın bazı ilçe başkanları ile dirsek teması içerisinde olduğu, görüştüğü duyumları var. Bilindiği gibi Lütfü Savaş son günlerde yaptıkları ile adeta iktidarın tetikçiliğini yapıyor. Sahadaki bu objektif durumun parti yetkilileri ve milletvekillerince dikkate alınması gerekir. Hatay CHP üyeleri tarafından sahada yoğun eleştiriler var. CHP Milletvekillerinin belirli ilçeler hariç Hatay’ın tamamını kucaklayacak çalışmalar yapmadığı da dillendiriliyor. Ayrıca CHP’nin Hatay’da STK ve Odalarla ilişkileri çok zayıf. Oysa genel merkezin gölge bakanları olduğu biliniyor. Gölge bakanlıklara bilgi taşıyacak, halkın sorunlarını takip edecek il ve ilçelerde de benzer yapılanmalar olması gerekir.
CHP İl ve İlçe Başkanlıklarının yaptıkları çalışmaları ve tesbit ettikleri sorunları yazılı ve görsel basınla periyodik olarak paylaşmaları gerekir. CHP üyeleri ve sempatizanları, partiye gönül verenler, umut bağlayanlar hiç bir çalışma olmadığı görüşündeler.
Prof. Dr. Garip TURUNÇ
ÇOCUKLUĞUMUN MASUMİYETİNE HASRET KALDI HEP BİR YANIM…
Abbas Güldiker
Yandaşlar İstediği Yerde Miting Yapabilir, Yandaş Olmayan Muhalefet Yapamaz.. İşte Çifte Standart...
İHSAN KUTLU
SURİYE ve DIŞ POLİTİKA: TARİHTEN DERS ALMAK ya da HAİNLİK!
FERİT LİF
LÜTFÜ SAVAŞ CHP'DEN ADAYLIK UMUDUNU KESMİŞ GÖRÜNÜYOR.
NACİ MARAŞ
Ülkemizde Tarım Can Çekişiyor.