6 Şubat depreminin 3. yılı dolarken yaşanan acılar, yıkımlar, yok olan hayatlar dün gibi içimizi sızlatıyor. Siyasetçiler yıldönümü yaklaştıkça özellikle en büyük can - mal kaybının yaşandığı ilimize adeta çıkarma yapıyorlar. Cumhurittifakı özellikle de AKP’li bakanlar, milletvekilleri en üst düzeyde ilimizi ziyaret ederek yaptıklarını (yapamadıklarını) anlatmaya çalışıyor. Halen özellikle Antakya merkez ve Defne ilçeleri çamur deryası. Devam eden inşaatlar nedeni ile yollar çukurlarla dolu. Bir yerden başka bir yere gidebilmek için saatler harcamak gerekiyor. Yüz binlerce insan “teneke kent” konteynerlerde yaşıyor. Elektrikler sürekli kesiliyor. Kara kışta insanlar ısınmak için battaniyelerin altından çıkamıyor. İktidar bunları hiç görmüyor veya görmek istemiyor. Yapıldı denilen konutların, kuraları çekilen rezerv alanlarına bir hak sahibi yerleşmemişken AK Parti il örgütü, Hatay milletvekilleri yaptıkları açıklamalarla pembe tablolar çizmeye devam ediyor.
Yapıldı denilen, bitti denilen Atatürk Caddesi, Fatih Caddesi, Gündüz Caddesi’ndeki kaldırımlar, yeşil alanlar inşaat firmalarının ağır iş makinelerine park alanı olmuş. Dökülen asfaltlar, ekilen çimler, yapılan kaldırımlardan geçmek için cambaz olmak lazım. Bazı aklı selim arkadaşlar video çekip inşaat alanlarında bunlar olabilir diye günah çıkarıyorlar.(Naci Maraş) İnşaat firmaları kullandıkları yollardaki çamurları iş makineleri ile sıyıramazlar mı? Hadi bu alanları belediye temizlemiyor. Firmalara geçtikleri yollar yaptırılamaz mı? Kaç yıl daha çukurlarda, çamurlarda, toz-toprak altında bu şehrin insanları cefa çekecek?
Muhalefetinde muhakkak yapması gerekenler vardı, halen de var. Rezerv alanlar ilan edilirken başta ana muhalefet olmak üzere; muhalefet partileri hatta hak sahipleri yeteri kadar seslerini çıkarmadılar. Malımıza el koyuyorsunuz, nasıl bir ev vereceksiniz tartışmasını gündeme taşımadılar. Şimdi anahtarı olmayan evlerin kuraları çekildi, vatandaş bas bas bağırıyor. Benim evim cadde üzerindeydi, benim evim 200 metre kareydi, bana sokakta 75 metre kare ev çıktı diye. Siyasetçiler hep kullanır. ”Atı alan Üsküdar’ı geçti”. Yoğun itirazlar var. Kurulan Watsap gruplarına eski milletvekili Serkan Topal’da katılmış. Dilekçe örneklerini bana gönderin ben çözeceğim diyor. 3 dönem milletvekilliği yaptığı zamanda şehre, insana hayrı olmayan, hukukçu da olmayan Topal neyi çözecek anlamak mümkün değil. İnsanlara boşuna umut dağıtmayın. Yeteri kadar zaten herkesin içi yanıyor.
6 Şubat depreminin faturası çok ağır oldu. Özellikle de Hatay’a.
Resmi açıklamalara göre;
6 Şubat 2023'te gerçekleşen Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçeleri merkezli 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremler, 11 ilde büyük yıkıma neden oldu. Resmi rakamlara göre 50 binden fazla insan hayatını kaybetti, 300 binden fazla bina yıkıldı veya ağır hasar aldı. Deprem bölgesinde yaşayan yaklaşık 2 milyon insan göç etmek zorunda kaldı; özellikle İstanbul, Ankara, Mersin ve Antalya gibi iller yoğun göç aldı. Afetin ardından bölgede ekonomik faaliyetler durma noktasına gelirken, 2023 yılı içerisinde depremin Türkiye ekonomisi üzerindeki doğrudan maliyetinin 100 milyar doları aştığı tahmin ediliyor. Tarım, sanayi ve hizmet sektörlerinde büyük kayıplar yaşanırken; özellikle Hatay, Kahramanmaraş ve Adıyaman gibi illerde iş gücü ve üretim kapasitesi ciddi şekilde etkilendi. Yeniden inşa süreci devam etse de, bölgedeki konut açığı ve ekonomik toparlanma hala önemli bir sorun olarak duruyor. Gayri resmi rakamlara göre ise sadece Hatay’da can kaybı 50 binin üzerinde. Yıkılan, yok olan inşaatların sayısı yüz binleri buluyor. 100 milyar dolarlık kayıp sadece Hatay’da var. Buna rağmen Hatay ve diğer deprem yaşanan iller afet bölgesi ilan edilmedi. Hatay milletvekilleri özellikle AK Parti milletvekilleri “afet bölgesi” ilanı için kıllarını kıpırdatmadılar. Ticaret Odaları, Esnaf Odaları, Muhasebe ve Mali Müşavirler Odası bağırıp durdular, iktidar duymadı bile, aslında duydu da duymamazlıktan geldi. Çünkü Saray böyle istiyor.
TÜİK’in yayınladığı yıllık nüfus verileri baz alındığında, 2023 yılında depremden etkilenen 11 ilde toplam nüfusun 221 bin kişi azaldığı görülüyor. Karşılaştırma açısından bakıldığında, 2007’den itibaren bu illerin toplam nüfusunda hiçbir yıl düşüş yaşanmamıştı. Son 10 yılda ortalama %1,2 oranında büyüyen nüfus, 2023 yılında ise %1,5 oranında azaldı.
Depremlerin etkisi, ilçe bazlı nüfus verilerinde de belirgin şekilde görülüyor. Son bir yılda nüfusun 10 bin kişiden fazla azaldığı 12 ilçe bulunuyor. En büyük kayıp, 100 binden fazla nüfus kaybıyla Hatay’ın merkez ilçesi Antakya’da yaşandı. Oransal olarak incelendiğinde de Antakya ilk sıralarda yer alıyor. Antakya’da her 4 kişiden biri, deprem nedeniyle hayatını kaybetti ya da ilçeden ayrıldı.
6 Şubat 2023 depremleri, Türkiye’nin yakın tarihindeki en büyük felaketlerden biri olarak kayıtlara geçti. Hem insani hem de ekonomik açıdan derin etkiler bırakan bu afet, yalnızca binaların yıkımıyla sınırlı kalmadı; bölgenin demografik yapısını, üretim kapasitesini ve kamu hizmetlerini de kalıcı şekilde değiştirdi. Yeniden inşa süreci devam etse de, bölgenin tam anlamıyla toparlanması için uzun vadeli ve sürdürülebilir bir kalkınma planının hayata geçirilmesi büyük önem taşıyor. Bu süreçte, afetlere karşı daha dirençli kentler inşa etmek ve bilimsel temelli risk azaltma politikalarını benimsemek, gelecekte benzer felaketlerin yaratacağı yıkımı önlemek adına kritik bir gereklilik olarak öne çıkıyor.
Prof. Dr. Garip TURUNÇ
GİTTİĞİMİZ YOLUN SONUNUN FELAKET OLDUĞUNU GÖRMEYEN KALDI MI ACABA
Abbas Güldiker
ABD-İSRAL, İRAN SAVAŞI 40. GÜNÜNDE Halklar Barış İstiyor. İsrail’de halk sokaklarda.
İHSAN KUTLU
SURİYE ve DIŞ POLİTİKA: TARİHTEN DERS ALMAK ya da HAİNLİK!
FERİT LİF
LÜTFÜ SAVAŞ CHP'DEN ADAYLIK UMUDUNU KESMİŞ GÖRÜNÜYOR.
NACİ MARAŞ
Ülkemizde Tarım Can Çekişiyor.