Hak sahipliği, kura mağduriyeti, rezerv alan saçmalığı, yaparsa AK Parti yapar teranesi bitsin artık. Gerçeklere dönelim. Gerçeklerle yüzleşelim. Deprem bir ay sonra üçüncü yılını dolduracak. Acılar unutulmadı. Dün gibi. 10 ildeki acılar ve mağduriyetler bir yana, Hatay bir yana. Hatay’daki can kayıpları, ekonomik kayıplar 10 ildeki kayıplardan daha fazla.
Deprem sonrası çekilen sıkıntılar devam ediyor. Konutlar ve işyerleri bitti, devletimiz kimseyi aç ve açıkta bırakmaz denilirken “rezerv “alanlarında yapılan konutların küçüklüğü, kuralarda insanlara konutlarının yerlerinde, komşularının yanında değil de farklı binalarda ev verilmesi hayal kırıklığı yaratmış bulunuyor. İnsanımızın ev beklentileri, yerini hayal kırıklığına bırakmış durumda. Evi rezerv alanda bulunan hak sahipleri “deli tavuk” gibi. Sersemleşmiş, GEDAŞ önlerinde kuyruklarda hak arama arayışına girmiş durumda.
Hafta sonu Cumhurbaşkanı Erdoğan, ortağı Bahçeli, TBMM Başkanı Kurtulmuş , Bakanlar, Milletvekilleri adeta Hatay’a çıkarma yaptılar. Günler önce kuralar çekildi. İnsanlar TV’lerin başında umutla beklediler. Kura sonuçları hak sahiplerinin % 90'nını memnun etmedi. Watsap gruplarında örgütlenebilenler birlik, dayanışma, mücadele çağrıları yapıyorlar. Başta ana muhalefet partisi olmak üzere, muhalefet partileri yeni yeni uyanıyorlar. Kuralardaki haksızlıklar için mağdurların sesi olmaya çalışıyorlar.
Evet, şehir yeniden ihya ve inşa ediliyor. Şehir yeniden ayağa kaldırılıyor. Aradan geçen 3 yılın sonunda iyi bir aşamaya gelindiği söyleniyor. Ya mağduriyetler. Yapılanlar zaten devletin temel görevi. Vergisini aldığı, çalıştırdığı vatandaşına karşı sorumluluğu. Ne yazık ki, iktidar kısmen yapabildiklerini bir lütuf gibi göstererek halktan övgü ve minnet bekliyor. Oysa depremde günlerce enkaz altındaki vatandaşını çıkaramayan devlet, üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen halkına konut veremeyen devlet, dolayısıyla hükümet övgüyü bizce hak etmiyor.
Şunu açıkça ifade etmek gerekir ki; ben yaptım oldu zihniyeti ile yürütülen çalışmalar ancak bu kadar olabilir. Muhalefetle, Mühendis ve Mimar Odaları ile kordineli yürütülmeyen çalışmalar malesef çarpıklıklarla dolu.
Çalışmalar düzenli, planlı ve aşamalı şekilde (mahalle mahalle, kademeli) yürütülseydi, bu 3 yılda yaşanan çileler, stresler, yokluklar, gereksiz masraflar ve zaman kayıpları bu ölçüde olmayabilirdi.
İktidar, mülkiye amirleri yaptıkları açıklamalarda 11 ayda milyonlarca metreküp inşaat artığını bir yıldan az zamanda kaldırdıklarını, 3 yılda 455 bin konut yaptıklarını abartarak anlatıyor. Etrafımıza baktığımızda kaldırdık dedikleri molozlar kadar inşaat artığı var. Yaptık dedikleri, kuralarını çektikleri konut ve işyerlerinin % 25'ine dahi insanlarımız girmiş değil. Sayın Vali’nin dediği gibi (gerçi o olamaz diyor) şehrimiz halen “teneke şehir” insanımız konteynerlerde yaşıyor.
“Tüm konutları teslim ettik, altyapıyı bitirdik, Antakya’yı yeniden inşa ettik, iş bitti” algısına gerçekten gerek var mı? Devletin imkanları ile yapılan işler hükümete mal edilerek, siyasi rant sağlanmaya gerek var mı? Burada bizler yaşıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı, Bakanlar geldiniz alkışlandınız , gittiniz. Gerçekliklerle Antakyalılar, Defneliler yüz yüze kalmaya devam ediyor. Halk miting alanına ulaşmak için nasıl yollardan geçti Ankara’dan gelenler biliyor mu? Fotoğraflar çekildi, videolar yayınlandı, haberler yapıldı… Sonra kameralar kapandı, konvoylar ayrıldı. Geriye; tozlu, çamurlu yollar, gürültülü şehir, tehlike dolu iş makinaları ve bu cehennemde yaşayan halk kaldı.
Hükümet yetkilileri halkı aldatmasın. Yaptıkları ile siyasi rant sağlamaya çalışmasın. Olmayan, yapılmayan işleri yapılmış gibi göstermesin. Halkın duyguları ile oynamasın. Hakkaniyetli davransın diyoruz.
Şimdi soruyoruz?
- Asfaltlanan yolları ne zaman güvenle ve kesintisiz kullanabileceğiz?
- Haksızca binası, evi elinden alınan vatandaşın talepleri dinlenecek mi?
- Bitmeyen konutlara ne zaman taşınacağız?
- İş yerlerimiz ne zaman faaliyete geçebilecek?
- Yaşadığımız hak kayıpları nasıl ve ne zaman telafi edilecek?
- Teslim edilecek konutlar için borçlandırma nasıl ve hangi kriterlere göre yapılacak?
Lütfen merakımızı gideriniz. Biz yaptık, yaparsa AK Parti yapar diyerek halkı aldatmayınız. Açık ve şeffaf davranınız. Yaptıklarınızı deve, yapamadıklarınızı pire olarak göstermeyiniz. Halk size mutlaka bu durumun hesabını sandıkta soracaktır. Giden uzak, gelen yakın.
Prof. Dr. Garip TURUNÇ
ÇOCUKLUĞUMUN MASUMİYETİNE HASRET KALDI HEP BİR YANIM…
Abbas Güldiker
Yandaşlar İstediği Yerde Miting Yapabilir, Yandaş Olmayan Muhalefet Yapamaz.. İşte Çifte Standart...
İHSAN KUTLU
SURİYE ve DIŞ POLİTİKA: TARİHTEN DERS ALMAK ya da HAİNLİK!
FERİT LİF
LÜTFÜ SAVAŞ CHP'DEN ADAYLIK UMUDUNU KESMİŞ GÖRÜNÜYOR.
NACİ MARAŞ
Ülkemizde Tarım Can Çekişiyor.