Demokrasi: çoğunluğun azınlığı yönetmesi değildir.
Demokrasi: azınlıkların da çoğunluk kadar temsil edilmesidir.
CHP Hatay’da olağanüstü kongreye gidiyor. Kongre demokratik mi? sorgulanması, tartışılması lazım. Genel merkez, Hatay’daki parti içi güç odakları (DELEGE AĞALARI -bunlara eski, yeni milletvekilleri, belediye başkanları, ilçe başkanları diyebiliriz.) oturdular, erken seçim dahil, normal seçimleri de düşündüler, hesaplar yaptılar, ölçtüler biçtiler, çaldılar oynadılar, yeni il başkanını belirlediler. İşte size demokrasi. Diğer partilerde demokrasi yok, bizde var diyerek ana muhalefet partisini toparladılar, halkın gönlüne oturttular. Her şey güllük gülüstanlık oldu. Hangi ilçe çok bağırıyorsa al sana şu kadar yönetim kurulu üyesi, istediğin kişiyi yönetim kuruluna verebilirsin dediler.
Bir partide tepeden inme, delegenin-halkın görüşü alınmadan seçilecek il başkanının da, il yönetiminin de işi çok zor. Hele seçilen yöneticilerin halkta karşılığı yoksa, topluma dokunamıyorsa istediği kadar dürüst olsun. Avukat, Doktor, Eczacı, Mühendis olsun hiç bir önemi yoktur. Hatay gibi eğitim düzeyi yüksek, kozmopolit (inancı, dili, yaşam şekli farklı) bir ilde siyaset yapmak kolay iş değil. Bu ilde İl başkanı, İlçe Başkanı, yöneticilerin halkın deyimi ile atak, cevval, birleştirici, topluma hitabeti olan, okuyan, araştıran, yerel politikalar oluşturmak için argümanlar üretebilen yetenekler olması lazım. İl başkanının, yöneticilerin çok iyi niyetli insanlar olması yetmez.
Hatay CHP’de geçmiş yönetim kurulu üyelerine bakacak olursak; sorunları bilen, sorunlara çözüm üretebilen, ya da çözüm önerileri getirebilen bir kişiye dahi rastlayamıyoruz. Ben şahsen gazetecilikle uğraşıyorum, STK’ları takip ediyorum, sosyal medyayı izliyorum, hiç bir Hatay CHP yöneticisinin ülke gündemi, Hatay gündemi ile ilgili görüş beyan ettiğine tanık olmadım. Arada bir İl veya İlçe Başkanı toplantı yaptık, tartıştık açıklaması yapıyor. Toplantı gündemi ne, şehrin veya ülkenin gündemi ne? hangi kararlar alındı, hiç bir açıklama göremiyorum. Demek ki, ülkede sorun yok, Hatay’da sorun yok. Toplum, vatandaş rahat. Açlık yok, yoksulluk yok, haksızlık yok, hukuksuzluk yok.
CHP Hatay’da sürekli kan kaybediyor. Eskiden il milletvekillerinin çoğunluğunu kazanan parti şu an 3/1'in altına düşmüş durumda. Böyle giderse 3 milletvekili dahi seçilemeyecek. Birileri demokrasiyi çoğunlun azınlığa tahakkümü veya çoğunluğun azınlığı yönetmesi olarak algılıyor. Bizce Demokrasi azınlıkların da en az çoğunluklar kadar temsil edilmesidir. “Ezan, Çan, Hazan” unutulmamalı. Her inanç, her dil, her bölge partide muhakkak temsil edilmeli. Temsilciler en dinamik, en kültürlü, topluma dokunan nitelikli insanlardan seçilmeli. Parti yöneticileri masa başında değil sandıklarla belirlenmeli. Hatay İl örgütü oluşturulurken Hatay’ın mozaik yapısına uygun temsiliyetler oluşturulması gerekiyor. Yöneticiler seçilirken sadece İl başkanı değil bütün yönetim kurulu üyelerinin düşünen, konuşan, politika üreten kişilerden seçilmesi gerekiyor. Hatay CHP’de oluşacak il yönetimi Genel Merkezin, Genel Başkan Özgür Özel’in dinamizmine (neredeyse haftada iki miting yapıyor) sahadaki performansına ayak uydurması gerekiyor. Milletvekili veya Belediye seçimleri geldiğinde oy kaygısı, seçilme şansı gibi söylemlerle partili olmayan aday arayışlarına düşmemek (sağdan aday arayışı) için nitelikli yönetimler gerekiyor.
CHP Sosyal Demokrat bir parti. İçerisinde her görüşten insanları barındırıyor. CHP, kuruluş felsefesi itibarıyla jakoben, merkeziyetçi ve tepeden inmeci bir anlayışa sahiptir. Fransız Aydınlanması'ndan etkilenen bu yapı, "halk için halka rağmen" anlayışını benimsemiştir. Parti bu anlayıştan vaz geçmelidir. Parti halen geleneksel olarak ulusalcı ve elitist bir çizgi izlemektedir. Bu durum, toplumun geniş seçmen kitlesiyle arasında mesafe oluşmasına neden olmuştur. Bu çizgi ancak çağdaş düşünen, en başta insanların yaşam şekline karışmayan, sol ve liberal kesimlerle iyi ilişkiler, ittifklar kurarak değişebilir. Kısacası CHP yüzünü sola dönmelidir.
CHP'nin oy oranı son 20 yılda %20-25 bandında sabit kalmıştır. İlk defa partideki değişim sonucu yerel seçimlerde oy oranı % 30'ları aşmış, ülkenin en büyük partisi olmuştur. Hal böyle iken Hatay’da durum ülkenin tam tersi olmuş CHP elindeki HBB başkanlığını da kaybetmiştir. Bu durumda genel merkezin aday belirlemedeki yanlışlığı bir yana il ve ilçe örgütlerinin basiretsizliği olayın tuzu-biberi olmuştur. Bu durum düşünülürse olağanüstü kongrede oluşacak kurulların durumu daha çok önem kazanmaktadır. Hatay CHP halkın değerlerine yabancı olmaktan kurtarılmalı, yüzünü halka dönmelidir.. Kırsal kesim unutulmamalıdır. Toplumun gelenekleri ve kültürleri ile barışılmalı, en ücra köşelere kadar gidilerek parti politikaları anlatılmalıdır.
Çok Önemli:
Hatay Sadece Samandağ, Defne, Arsuz değildir. Hatay 2 milyona yakın nüfusu ile büyük bir ildir. Hatay’da çoğunluğu sağlamak, oy oranını arttırmak için Antakya’dan Defne’ye, Samandağ’ından Yayladağı’a, Altınözü’nden-Reyhanlı’ya, Kırıkhan’dan, Hassa’ya, Kumlu’ya-İskenderun’dan, Payas’a-Dörtyol’dan-Erzin’e kadar bütün ilçe ve mahalleler kucaklanmalıdır. Merkez İlçelerde ve ildeki şu anki yapı malesef toplumun geniş kesimlerinin kucaklanmasının önünde önemli engeller teşkil etmektedir. İlk seçimlerde mevcut durumun olumsuzlukları görülecektir. Tabi ki o zaman iş işten geçmiş olacak. Aynı bölgelere hitap eden milletvekilleri, aynı bölgelere hitap eden il-ilçe yöneticileri kendi kabukları dışına çıkamayarak, partiyi geriletmeye devam edeceklerdir.
Prof. Dr. Garip TURUNÇ
GİTTİĞİMİZ YOLUN SONUNUN FELAKET OLDUĞUNU GÖRMEYEN KALDI MI ACABA
Abbas Güldiker
ABD-İSRAL, İRAN SAVAŞI 40. GÜNÜNDE Halklar Barış İstiyor. İsrail’de halk sokaklarda.
İHSAN KUTLU
SURİYE ve DIŞ POLİTİKA: TARİHTEN DERS ALMAK ya da HAİNLİK!
FERİT LİF
LÜTFÜ SAVAŞ CHP'DEN ADAYLIK UMUDUNU KESMİŞ GÖRÜNÜYOR.
NACİ MARAŞ
Ülkemizde Tarım Can Çekişiyor.