Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depreminde en büyük hasarı ve can kaybını yaşayan Hatay (Antakya, Defne, Samandağ, Kırıkhan, Hassa ve İskenderun) toz, toprak, çöp yığınları, bozuk yollar, olmayan alt yapısı ile sorunlarla boğuşuyor. Bir taraftan iktidar milletvekilleri ve bakanlar, diğer yandan ana muhalefetin gölge bakanları sıkça Antakya’da boy gösterirken halk bir an önce ev ve işyerlerinin yapılmasını istiyor.
Özellikle en çok zarar gören Antakya ve Defne ilçelerinde düzensiz ve sorumsuz inşaat firmaları ve hafriyatçılar halkı canından bezdirmiş bulunuyor. Halk bir an önce evlerine ve işyerlerine kavuşabilme umuduyla toz-dumana ses çıkartmıyor. İnşaat firmalarının alt yüklenicileri “hak edişlerini alamadıklarını ifade ederek sanki iş yavaşlatmışlar gibi”.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Hatay Valiliği, AK Parti yetkilileri 2025 sonunda evlerin ve işyerlerinin teslim edileceği sözünü vermiş iken şehirde hiç bir alt yapı çalışması görülmüyor. Her konuda olduğu gibi 2025 sonu geldiğinde bir kaç yüz kişiye anahtar teslim edilerek suyu, elektriği, yolu olmayan konutlarla mı karşılaşacağız diye vatandaşlar kara kara düşünüyor.
Basına verilen bilgilere göre 2024 yılında 44 bin civarında Hatay genelinde konut ve işyeri teslimi yapılmış. İlçelerdeki TOKİ konutlarını bir kenara koyar isek Antakya ve Defne’de teslim edilipte vatandaşın kullanabildiği konut sayısı çok gülünç. Hatta teslim edilen Dikmece ve Gülderen mahallelerinde bulunan konutların alt yapı ve ulaşım sorunları devam ediyor. 2025 yılı sonuna kadar 158 bin konutun teslim edileceğini sürekli açıklayan yetkililer özellikle depremin üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen yapılamayan konut, işyeri ve alt yapıyı nasıl tamamlayacaklarını bilemiyoruz. Kimsenin elinde sihirli değnek yok. Yapılan inşaatlarla ilgili de çeşitli şaibeler dolaşıyor. Yaplara gereken özentinin gösterilmediği gibi.
Hatırlarsak inşaatlar ilk başladığında binaların depreme dayanıklı olacağı, 4 katı geçmeyeceği sözü verilmişti. Ancak bu sözler tutulmuşa benzemiyor. Zira yapılan binalara bakılırsa 7-8 kat. Hatta bir toplantıda Vali Masatlı’ya bu durum sorulduğunda bilgisinin olmadığını ifade etmişti. Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü yetkilisi var efendim diyerek olayı kot farkı ile izah etmişti. Çaresiz vatandaş buna da razı görülüyor. Yeter ki başını sokabileceği evine kavuşsun.
Şimdi soruyoruz. Rezerv alanındaki konutlar ne olacak? 2025 yılı sonunda teslim edilebilecek mi? Yüklenici firmaların iş yavaşlatması doğru mu? AK parti milletvekilleri yaptıkları her açıklamada Hatay’ı ihya ve inşa edeceğiz diyorlar. Ortada ne ihya var, ne de inşa. Bir şeyler var. Toz, toprak, toplanamayan çöpler, bozuk yollar, çamur, tehlike saçan hafriyat kamyonları, şehrin her noktasında beton santralleri.
Eğer ihya ve inşa bu ise işimiz zor...