Hatay CHP’de kongre takvimi yaklaştıkça birileri “hoplamaya” başladı. Siyaset Birilerine Göre “ÇIKAR” Birilerine Göre “HİZMET “İşi. Sosyal medyadan öğrendiğimiz kadarı ile CHP ilçelerinde üye listeleri askıya çıkarılmış. İlçe başkanlıklarında askıya çıkan listelere üyeler bakarak adlarının olup olmadığını kontrol edecekler. İtirazlar varsa, yetkililere başvurarak haklarını arayacaklar.
Buraya kadar her şey güzel.
Ancak bir şekilde çıkar ve menfaat kaybına uğramış bazı şahsiyetler kaybettikleri itibar ve koltuklarını nasıl geri alabileceklerinin derdine düşmüşler. Hatta o kadar ileriye gidiyorlar ki; daha önce bakanlık ve milletvekilliği yapmış kişileri de yazılarında kullanarak, her şeyin en iyisini biz biliriz, biz yaparız iddiasındalar.
Sol siyasetin en kolay yapılabildiği, “etnesite”nin kullanıldığı, kimlik ve inançlar kaşınarak var olunabilecek Defne, Samandağ ve Arsuz ilçeleri için ahkam kesmeler devam ediyor. Hatay mozaik bir yapıya sahip. Birileri sünniliği, birileri aleviliği kullanarak partileri ve bölgeleri adeta bölüşmüş. Kimse kimsenin bahçesine dokunmak istemiyor. Herkes kendi “zibilliğinde” ötüyor.
Geriye dönüp Hatay’ın Büyükşehir olduğu dönemi incelersek konu daha iyi anlaşılır. Zamanın Adalet Bakanı Sadullah Ergin Büyükşehir Belediye Başkan adayı olmak için Hatay merkezi ve İskenderun’u ikiye böldü. Antakya - Defne, İskenderun - Arsuz ilçeleri. Bu bölünmelerde öyle bir toplum mühendisliği yapıldı ki; Antakya AKP’ye, Defne CHP’ye. İskenderun AKP’ye, Arsuz CHP’ye. Bu ayarlamalar yapılırken Eski Bakan Matkap, Milletvekili Ediboğlu ciddi itirazlarda bulunmadı. Toplum gereği gibi harekete geçirilmedi. Çünkü Defne ve Arsuz ilçeleri nasıl olsa alevi seçmenin çoğunlukta olduğu bölgelerdi, buraları istedikleri gibi organize ettiler. Başkan adayları belirlediler, meclis üyeliklerini bölüştüler. Hatay Büyükşehir içinde AKP’den Lütfü Savaş’ı transfer ederek sözde belediye kazandılar. Bu şahıslar ekipleri ile birlikte belediye meclislerinde 10 yıl at koşturdular. Lütfü Savaş ben çakma CHP’liyim dediğinde rahatsız bile olmadılar. CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun “helalleşme” öngörüsü ile CHP kimliğini kaybederek tamamen sağa demir attılar.
Hatay’da 10 yılda transfer Lütfü Savaş’ın yaptıkları ortada. Büyükşehirde CHP’ye gönül vermiş, CHP Belediyeciliğini uygulayabilecek hiç bir kadro olmadı. Savaş’ın savunmsı hazırdı. CHP’de kadro yok. Bizim etkili ve yetkili vekillerimiz ne yaptı dersiniz? sesizce kendilerine hizmet edenleri nemalandırdılar. Bunlar kim? belli. Bazı danışmanlar isimler yayınladılar. Defne Belediyesinin 1. İbrahim zamanındaki meclis üyeleri. Başkan yardımcıları. Peki Defne’de atama ile Başkan yapılan İbrahim Yaman ve ekibi şehre ne yaptı. Lütfen yapılan hizmetleri sıralasınlar. Defne, Samandağ, Arsuz birer köyden farksız. 2. İbrahim ne yaptı? hizmetler sıralansın lütfen. 3. İbrahim ne yapıyor....
Samandağ’da eski Milletvekili geçen dönem Belediye Başkanı Refik Eryılmaz ne yapmış? bir allahın kulu çıkıp anlatsın. Arsuz aynı keza. Evet bu ilçelerde “alevi” seçmen CHP’de. Genel merkez kimi aday gösterirse kazanır mantığı bazen tutmuyor. Samandağ’da olduğu gibi. Tabi partisine aday gösterilmediği için ihanet edenleri unutmamak lazım.
Bütün siyasi partilerde parti içi demokrasi işlediği için çıkar grupları siyaseti kirletiyor. Parası olan aday oluyor. Şu anki yönetimleri eleştirenler kendileri yönetimlerde oldukları zamanlarda memnundular. Örgütler ellerinden alınınca başladılar bağırmaya. Delege seçimleri için sandık istiyorlar. Sizin çalışma arkadaşlarınız milletvekili, belediye başkanlıkları, meclis üyeliklerine atandıklarında neden sandık istemediniz, ses yok.
Beğenelim, ya da beğenmeyelim. Şuan ülke çapında birlik ve beraberliğe ihtiyaç var. CHP toplumsal muhalefetin başını çekiyor. Açlığa, sefalete, yokluğa-yoksulluğa, hukuksuzluklara, “tek adam rejimi”ne karşı bayrak açmış. Bu mücadeleye omuz vermek lazım. Parti içerisinde demokrasiyi muhakkak savunmak lazım. Tabi ki delege tesbitlerinin sandıkla belirlenmesi gerekir. Tabi ki belediye başkanlarının, meclis üyelerinin, milletvekillerinin sandıkla belirlenmesi lazım. Koltuğa oturan, milletvekili olan demokrasiyi unutuyor. Sosyal medyada parti yönetimlerini eleştiren arkadaşların birazda ülkedeki haksızlıklar, hukuksuzluklar başta olmak üzere emeğin hakkını da savunsalar. İnandırıcı olurlar.
Hatay’da CHP milletvekilleri, parti örgütleri malesef pasif. Genel merkezin politikalarına yetişemiyorlar. İşte bunun nedeni partide üyelerin ve delegelerin doğru seçim yapamamış olması. Burada önemli bir gerçek var: Üye ve delegelere seçim zamanlarında malesef söz verilmiyor. Konuyor önlerine bir liste buna oy verilsin isteniyor. Kongrelerde tartışma olmuyor, örgüt nasıl büyür, hangi çalışmaların yapılması gerekir hiç konuşulmuyor. Bu çıkmazdan kurtulmak lazım. Daha çok yaratıcı gencin, kadınların aktif görevlerde bulunması gerekir. Partinin seçim kazanacağız diye “sağ sevicilikten” kurtulması lazım.