Siyaset o kadar kirlendi ki ülkemizde, herkese pes dedirtiyor. Üç yıl önce AKP cenahının 'bey'liği bile yakıştırmadığı, aşağılamak için Bay Kemal dediği, yetinmeyip düzmece videolarla terörist ilan ettiği, dahası Fethullahçılıkla suçladığı Kemal Kılıçdaroğlu bugün yine aynı kadrolar tarafından Kemal Bey diye yere göğe sığdırılmıyorsa, bütün yandaş kanalların gözbebeğiyse, buna gerçekten pes denir. Her gün AKP’nin yandaş kanallarında Kılıçdaroğlu yandaşları CHP’nin seçilmiş genel başkanı, seçilmiş belediye başkanları, seçilmiş milletvekilleri için demediklerini bırakmayarak yargısız infaz, çamur at izi kalsın anlayışı ile veryansın ederken, Bay Kemal neredeyse sokağa çıkamıyor. Vatandaşa dokunamıyor. Peki bu durum nereye kadar böyle gidecek derseniz, sanırım ilk seçimlere kadar. AKP iktidarının devamı, Erdoğan’nın yeniden cumhurbaşkanı olabilmesi CHP’nin daha doğrusu ana muhalefetin parçalanmasından geçiyor. Bunu bilmek yada söylemek için kahin olmaya gerek yok.
Kılıçdaroğlu, Türkiye için planlanan gelecek projesinin atanmış aktörüdür. Derin devletin görevlisidir. CHP'nin dağıtılıp bitirilmesi, böylece seçimlere muhalefetsiz girilmesi operasyonu, kullanışlı Bay Kemal'in yardımıyla yürütülmektedir. Kişiliğinin, koltuk hırsının, son günlerdeki halinden tavrından çıkardığımız kadarıyla aklî melekelerinin zayıflamasının belirleyici payı olsa da, olanları onun koltuk hırsıyla açıklamak yeterli değildir. Böylesine bir saygınlık yitimini kabullenmesi devlet aklına hizmet ettiğini düşünmesinden, konumunu böyle görmek istemesindendir. Bay Kemal, "CHP'yi kuruluş kodlarına döndürmek"ten söz ederken, özellikle 1923'te kurulmuş Halk Fırkası'nın Cumhuriyet Halk Partisi adını aldığı tek parti döneminin kodlarını hatırlatıyor ki, bunların günümüzdeki anlamıyla demokrasi olmadığını, Türk devlet aklının tekçi, merkeziyetçi, asimilasyonist kırmızı çizgilerinden türemiş olduğunu hatırlatmakta yarar var. Özgür Özel, kendi deyimiyle "müesses nizama çomak soktuğu için", özellikle de iktidarı devretmemeye kararlı Erdoğan tarafından desteklenen emperyalist projenin aparatı olmayacağını gösterdiği için "istenmeyen kişi"dir. Öte yandan, iktidarın Kılıçdaroğlu ve çevresindekileri kullanarak yürüttüğü darbe operasyonunun sadece Özgür Özel çizgisinde ilerleyen CHP'ye değil CHP'nin varlığına yönelmiştir. İlk birkaç günün görüntüleri: bay Kemal'in çizdiği donuk, beceriksiz, kucaklayıcı değil çatışmacı, intikamcı portre, belli ki yazılıp eline tutuşturulmuş metni okuyuşu, partiyi arındırmaktan kastının geniş ihraçlar olacağıdır. Milletvekili dokunulmazlıkların kaldırılmasıdır. Hesap: yüzde 38'lere kadar çıkmış, iktidar alternatifi olabilecek CHP'yi yok etmek.
Bay Kemal’in şerefine verilen “butlan” kararı sadece Ankara’yı değil, bütün illeri ilgilendiriyor. Çünkü bay Kemal durmuyor, durmayacak. Tüzük, yönetmelik dinlemiyor. Türkiye “tek adam rejimi” tarafından nasıl yönetiliyorsa, otokratik düzen neyi gerektiriyorsa, CHP’de bay Kemal tarafından öyle yönetilecek. Kendisine butlan görevini verenler yapması gerekenleri de söylemişler. Baya sıkı bir pazarlık yapılmış anlaşılan. Belki de partiden atılacakların isimleri de dikte ettirilmiş. Bir taraftan grup başkan vekili ve milletvekillerini disipline sevk ederken, diğer yandan il başkanlarını görevden almaya devam ediyor bay Kemal.
Acaba Bay Kemal Hatay’ı kaçıncı sıraya koymuş? hatay’a ne zaman sıra gelecek?.
Kulislerde görevden alınacak seçilmiş il başkanı Mehmet Gönenç’in yerine bir çok isim dolaşıyor. Eski Milletvekili-Bakan Nihat Matkap’ın birlikte siyaset yaptığı Derya Altunay, Hikmet Nurlu gibi isimlerin bir araya gelerek toplantılar yaptığı söyleniyor. Gerçi ”butlan” kararı çıktıktan sonra Matkap sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarda seçilmişlerin yanında olduğu yönünde açıklamalarda bulunmuştu. O zaman ya ekibi dağılmıştır, ya da ortada muamma bir durum var demektir. Samandağ bölgesinden Eski Milletvekili Serkan Topal’ında il başkanlığı için yoğun mesai harcadığı konuşuluyor. Ayrıca Bay Kemal’i hiç bırakmayan bir dönem milletvekili danışmanlığı da yapan Necdet Sahil’ide unutmamak lazım. En çok Kılıçdaroğlu lehine yazılar yazan, sanırım bir dönem de kurultay delegeliği yapan bir şahsiyet. Peki bu ekiplerin dışında, özellikle Lütfü Savaş ne yapıyor? Savaş butlan kararının baş kahramanı. Kılıçdaroğlu sanırız bu kadar emek veren Savaş’ı bu sürecin dışında tutmaz. Diğer bir önemli figür, hiç ortalarda görülmeyen Milletvekili Nermin Yıldırım Kara. Çok açık tavır koymuyor. Ancak ortalarda da görülmüyor. Sanırız ortamı kolluyor. Yine kulis bilgilerine göre Kılıçdaroğlu’nun yanında. Geçtiğimiz günlerde Hatay’ı ziyaret eden grup başkan vekili Ali Mahir Başarır’ın programında hiç görülmedi. Mersin Milletvekili Başarır Hatay’da coşkuyla karşılandı. Özellikle alevi seçim bölgelerinde Defne ve Samandağ programlarında Başarır’a yoğun ilgi vardı. Arsuz Belediye Başkanı Sami Üstün, Dörtyol Belediye Başkanı Bahadır Amaç ve Erzin Belediye Başkanı Ökkeş Elmasoğlu derinden gidiyor. Sahada görüldüğü kadarı ile Hatay İl ve İlçe örgütlerinin çoğunluğu seçilmişlerin (Özgür Özel ve Ekibi) yanında. Hatay Demokrasi kültürü olan bir il. Atanmışlıklara her zaman tepki duymuş, tavır koymuş. Hakkını teslim etmek gerekirse; en net tavrı Milletvekili Servet Mullaoğlu koyuyor. İlk günden beri sağa sola yalpalamadan seçilmiş Özgür Özelî,n yanında mücadele ediyor. Bilgiler toplandıkça siz değerli okuyucularımızla paylaşmaya devam edeceğiz.