Muhtarlar Belediyelerin Şakşakçısı mı, Vatandaşın Temsilcisi Mi?
Yazılanları sağır sultanlar duyuyor, iktidar yetkilileri, belediyeler ve vatandaşı en çok dinlemesi, dertleriyle ilgilenmesi gereken muhtarlar duymuyor. Asrın felaketinde Antakya ve Defne ilçelerinde ikamet eden binlerce vatandaşımız yaşamını yitirdi, onbinlercesi yıkılan, yok olan evlerini, şehirlerini terk etmek zorunda kaldı. Antakya’da 95, Defne İlçesinde 37 mahalle muhtarlığı bulunmaktadır.
Deprem sonrası bu muhtarlıklar ne yaptılar?
Vatandaşın hangi sorununu çözdüler?
Bugün gelinen noktada vatandaşa hangi hizmeti veriyorlar?
Deprem yardımlarının dağıtılması ile ilgili bir çok olumsuz iddia var. Yok olan mahallelere gelen başta gıda ve su yardımları kime dağıtıldı? Özellikle şehir içerisindeki Odabaşı, Kanatlı, Akevler, Emek, Cebrail, Cumhuriyet, Elektrik, Armutlu, gibi yok olan mahallelerde yardımlar kime dağıtıldı meçhul. Çoğu muhtarın gelen yardımları yakınlarına dağıttıkları hatta sattıkları çok konuşuldu, konuşulmaya da devam ediyor. Ayrıca bu muhtarlar hiç bir iş yapmadıkları halde devletten maaş almaya devam ettiler. Bu nasıl hukuk, bu nasıl hakkaniyet, bu nasıl uygulama, bu nasıl kanun ve yönetmelik?
Muhtarlar başta belediyeler olmak üzere devletin kurumları ile vatandaş arasında köprü görevi yapması gerekir. Geldiğimiz noktada muhtarlar siyasi partilerin, özellikle de iktidar partilerinin, belediyelerin şakşakçısı olmuş durumda. Her ağızlarını açtıklarında iktidar yetkililerine, belediye başkanlarına övgüler dizerek seçime kadar nemalanmaya devam ediyorlar.
Hatay Muhtarlar Dernek Başkanı Mahmut Gülcü, Defne Muhtarlar Dernek Başkanı Muhsin Demirel gün geçmiyor ki Belediye Başkanlarına övgüler dizmesin. Geçtiğimiz hafta Antakya İlçesi Muhtarları bu hafta da Defne İlçesi Muhtarları Üçgedik-Büyükçat atık su tünelini gezdi, çok beğendiklerini söyleyerek Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çevre Şehircilik ve İklim değişikliği Bakanı Murat Kurum, HBB Baişkanı Mehmet Öntürk, Vali Mustafa Masatlı’ya teşekkürlerini ve minnettarlıklarını açıkladılar. Hizmetleri alkışlamak gayet güzel, herkese hakkını teslim etmek lazım. Sayın muhtarlar bir de zahmet edip yapılamayanları, yapılmayanları yad edin. Vatandaşı dinleyin, TOKİ’lerdeki rezaleti, rezerv alanlardaki haksızlıkları, hukuksuzlukları dile getirin. Alkışladığınız, teşekkür ettiğiniz yetkililerden vatandaşın sorunlarının çözümünü isteyin. Bizde o zaman sizi alkışlayalım, biz de size teşekkür edelim.
Bıkmadan, usanmadan TOKİ ve Rezerv alanlardaki haksızlıkları mağduriyetleri yazmaya devam edeceğiz. Sosyal medya haberlerinde Dikmece’de gece yarısı düşen mutfak dolabı hikayesini gördük. Daire sakini gecenin bir saatinde çoluk çocuğu ile uyandığı sesi, düşen dolabın çıkardığı gürültüyü duyarak travma yaşadı. Yetkililerden, muhtarlardan ses yok. Kurası çekilen, anahtarları verilen rezerv alanlardaki hak sahipleri halen evlerini teslim alamadılar.
Örnek Cumhuriyet Mahallesi. Kapalı spor salonu karşısında bulunan konutların anahtarları 3 ay önce verildi. Evi teslim edilen bir kişi bile yok. Çünkü daireler bitmemiş, alt yapılar bitmemiş, çevre düzenlemeleri bitmemiş. Cumhuriyet Mahalle Muhtarı nerede? Şimdiye kadar sesini duyan var mı? Bu muhtarımız maaş almaya devam ediyor. Bu mahallede oturan yok. Kimi temsil ediyor. Bilen varsa allah aşkına söylesin. Örnek olarak bu mahalleyi verdik, depremde yok olan diğer mahallelerde de durum aynı. Valilik, mahalli idareler bu şahıslara neden maaş ödüyor. Emekliye, çalışana üç kuruşu çok gören iktidar muhtarlara neden muslukları açık tutuyor? Nedeni basit. Muhtarlar vatandaşın sorunlarını çözmek yerine yetkililere methiyeler dizüyor, sürekli alkışlıyor.
Güçlüyü alkışlamak, Güçlünün yanında olmak alışkanlık haline getirildi.
Bizim seçtiklerimiz kısa bir süre sonra bizi tanımıyor. Yetkililerin uşağı oluyor. İktidar toplumu sistematik olarak umutsuzlaştırdı. Sadaka toplumu yarattı. Yaratılan bu tablo “yanlış politika” değil, bilinçli şekilde yeni rejimin inşasıdır. 20 yılı aşkın devam eden bu iktidarla; Ekonomi çökertildi, Eğitim çürütüldü, Hukuk yok edildi, Medya teslim alındı, Tarikat sistemi devlete yerleştirildi. Toplum düşünemez, protesto edemez, örgütlenemez hâle getirildi. Korku toplumu yaratıldı. Bu bir başarısızlık değil; başarıyla uygulanmış bir projedir. Halkın seçtiği muhtarlar yüzlerini halka dönmeli, halkın-mahalle sakinlerinin dertleri ile dertlenmeli, vatandaş ile yönetim arasında köprü olmalıdır. Seçen bizler de seçtiklerimizden hesap sormalıyız.
Abbas Güldiker
Muhtarlar Belediyelerin Şakşakçısı mı, Vatandaşın Temsilcisi Mi?
FERİT LİF
HATSO SEÇİMLERİNDE ÇİNÇİN İLE YAVUZ DÜELLOSU YAŞANACAK…
Prof. Dr. Garip TURUNÇ
“Yerinde Sayanlar, Yürüyenlerden Daha Gok gürültü Çıkarırlar.”
İHSAN KUTLU
SURİYE ve DIŞ POLİTİKA: TARİHTEN DERS ALMAK ya da HAİNLİK!
NACİ MARAŞ
Ülkemizde Tarım Can Çekişiyor.