CHP DEFNE ve ANTAKYA İLÇELERİ KONGRE YAPTI:
Erk ve Güç Odakları “Masa Başı Delege” tesbitleri ile istediklerini aldılar.
Tek Adam, Tek Adayla Sorunsuz, Coşkusuz Kongreler.
Antakya ilçe Başkanlığını Ümit Kutlu, Defne İlçe Başkanlığını Av. Anıl Gümüş Kazandı. Kazandı çünkü karşılarında aday yok. Kimse aday olmaya cesaret edemiyor. Milletvekilleri, belediye başkanları, delege ağaları oturup kafa kafaya vererek delege tesbitleri yapıyorlar. İlçe başkanı adayını, il delegelerini belirliyorlar. Kendileri çalıp kendileri oynuyorlar. Birleri bedeller ödüyor, birileri sahneye çıkıp nutuk atıyor.
Kongre takvimi başladığından beri Hatay CHP’de ortalık toz duman. Sandık isteyenler, delege olamayanlar bağıra dursun “atı alan Üsküdarı geçti”. Kongreler yapıldı. Daha öncede yazmıştık. Özellikle küçük ilçelerde hiç bir ilçe başkanı değişmedi. Altınözü, Hassa, Reyhanlı, Kırıkhan, Kumlu, Yayladağı, Erzin, Dörtyol vs. herkes güven tazeledi. Bu partide ben de varım diyen yok mu? tabi ki var. Ancak hangi cesaretle aday olacaklar. Koltuğa oturan bir daha kalkar mı? Delege tesbitlerini ilçe başkanları önceden belirledikleri gibi yazıyor, güle oynaya kongreye gidiyor. “Sürekli “tek adam”ı eleştir, sonra bildiğini yap. Kimse ikinci adamı istemiyor.
İktidara yürüyen parti, parti içi anti demokratik uygulamaları öyle kurumsallaştırmış ki kimse bunun önüne geçemiyor. Veya geçmek istemiyor. Güven tazeleyen ilçe başkanlarından bir çoğu seçimlerde AK Parti ile iş tutmasına rağmen, ne il örgütü nede milletvekilleri kılını kıpırdatmıyor. Neden mi? basit. Sırası geldiğinde bu kişiler il seçimlerinde kendilerini destekleyecekler. Yerel ve Milletvekili seçimlerinde ağaları için imza verecekler, adayların arkalarında saf tutacaklar. Bu böyle sürdüğü müddetçe “bu parti sittin sene” iktidara gelemez.
Neyse ki! Genel Başkan Özgür Özel ve ekibi bitmeyen bir enerji ile mitingten mitinge koşuyor. Halkın sorunlarını gündemde tutuyor. Hukuksuzlukları, emeğin sorunlarını, emeklilinin sorunlarını, kadınların sorunlarını, çocukların sorunlarını alanlarda haykırıyor da ana muhalefet olarak CHP kamuoyu yoklamalarında halen 1. parti. Hatay’a bakarsak; il ve ilçe örgütlerinin rehaveti düşman başına. Jöleli il başkanımız, iki lafı bir araya getiremiyor. İlçelerle diyaloğu kopuk. Biz basın olarak ilçe başkanları ile birlikte bir toplantı yaptığına şahit olmadık. Sanırsınız Türkiye’de sorun yok. Hatay’da hiç sorun yok. Samandağ’ında kamulaştırmalarla ilgili yer yerinden oynuyor. DEM gelip orada miting yapıyor. CHP ilçe örgütü, eski belediye başkanı bir birini yemekle meşgul. Deprem sonrası Hatay’da TOKİ’nin uygulamalarında binlerce sorun var. Vatandaşın yerinde dönüşüm, kira yardımı gibi konularda binlerce sorunu var. CHP nerede? ara ki bulasın. Bir iki defa Belen ilçe başkanı basın açıklaması yaparak ülkedeki hukuksuzlıklara dikkat çekti. O kadar.
Antakya ve Defne’de sağlanan konsensus sonucu (milletvekilleri ve belediye başkanı) ilçe başkanları belirlendi. İş bitti. Seçimlere kadar başkanların koltukları sağlam. Şimdiden hangi belediye başkan adayı, hangi milletvekili adayı için imza verecekleri belli. Tabii ki olağanüstü tekliflere de açıklar. Şu an kendilerini iş başına getirenleri bir dakikada satarlar. Düşünün: Antakya ve Defne ilçelerinde yönetim kurulunda bulunan, 2 yıldır görevde bulunan kişilerin delege yapılanlardan haberi yok. Kimler delege bilgileri yok. Durum böyle olunca bu örgütten ne bekleyeceksiniz. Özellikle önümüzdeki günlerden itibaren Antakya gibi neredeyse ilin yarı nüfuzuna sahip ilçede, ilçe başkanı sağdan aday aramaya (aramaya dedik, zaten cebinde mevcut) başlayacaktır. Kılıçdaroğlu ile birlikte partiye hakim olan “sağ sevicilik” yerleşmiş artık.
Türkiye genelinde CHP’nin yaptığı mitinglere aktif olarak katılan, kayyımlara, tutuklamalara karşı tavır koyan sol muhalefet partilerini Hatay Örgütünde tanıyan, arayan, soran var mı? İl Başkanı Tiryaki, ilçe başkanları sözkonusu bu partilerin örgütlerine ziyaretler yapamaz mı? yapmadıklarına göre, demek ki yapamazlar mış. Muhaefet cephesi nasıl genişleyecek. Gerek demokrasi sorunları, gerekse insanca yaşanabilinecek, emek sorunları nasıl topluma mal edilecek?. Bilen varsa söylesin lütfen. Emek ya da demokrasi cephesi kurulamadan “sol” bu ülkede iktidar olamaz.