HTSO Seçime Gidiyor!
Yaşamın Temeli Ekonomi, Ekonominin Temeli Üretim ve Ticaret, Ticaretin Temeli Ticaret ve Sanayi Odaları...
Hatay’ın son günlerdeki en önemli gündemi yaklaşan Hatay Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri. Ekim sonu veya Kasım ayı başında yapılması tahmin edilen Hatay Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri yaklaştıkça adayların çalışmaları, adayları destekleyenler, adaylara yön vermeye çalışan başta siyasetçiler bazen açıktan, bazen de araçlar kullanarak tavır alıyorlar. Olası bir erken seçimde veya zamanında yapılacak seçimlerde ekonomiyi elinde bulunduran sermaye sahipleri bir şekilde siyasete müdahil oluyorlar. Siyasi partiler açıktan veya perde arkasından odaları kontrol etmek için her türlü aracı kullanıyor.
İşte bu nedenlerle ekonomiyi, üretimi ve ticareti yönlendiren Ticaret ve Sanayi Odaları siyasi partilerin ve siyastçilerin her zaman iştahını kabartıyor. Hatay Ticaret ve Sanayi Odası başkanlığına 4 aday şu ana kadar adaylığını açıklamış ve saha çalışmalarına başlamış. Yerel gazetecilerin ve iş insanlarının değerlendirmelerine göre adaylardan 2'si ön plana çıkmış görülüyor. Mevcut başkan Hikmet Çinçin ve yönetim kurulu üyesi Ahmet Bünyamin Yavuz. Diğer adaylar Mehmet Ali Alakuş ve Ali Daplan’a pek şans tanınmadığı görülüyor.
HTSO başkan adayları saha çalışmalarını sürdürürken başkanlığını Tahsin Rende’nin yaptığı TOSYÖV ortaya çıktı. TOSYÖV önce basın toplantısı yaparak sahaya indi. HTSO’da özellikle Meslek Komiteleri üzerinden Meclis oluşumu için bir takım ilkeler ortaya koydu. Önümüzdeki günlerde iş insanlarını, Oda başkan adaylarını da davet ederek geniş bir toplantı düzenleneceğini açıkladı.
Biz buna HATSO seçimlerine büyük abilerin müdahalesi adını koyduk.
Özellikle deprem sonrası şehrin ayağa kalkmasında, esnafın, sanayicinin, ticaret erbaplarının sorunları ve çözüm yolları konusunda sahada görülmeyen TOSYÖV şimdi nereden çıktı, oda seçimlerine yön vermeye çalışıyor? diye kamuoyu soruyor. Bizde soruyoruz. Deprem sonrası sanayicinin elinden tutan olmadı, diye eleştirilen oda başkanı Hikmet Çinçin’nin burada hakkının teslim edilmesi lazım. Biz yerel basın olarak gün be gün Hikmet Çinçin’nin öncellikle “mücbir sebep” için verdiği mücadeleye şahidiz. Mali Müşavirler ve Muhasebeciler Odası ile birlikte defalarca toplantılar düzenlediler. Siyasi Partileri, Milletvekillerini ve Bakanlıkları “mücbir sebep” için sürekli rahatsız ettiler. Tabi ki söz konusu çalışmalarda yönetim kurulu üyesi Ahmet Bünyamin Yavuz’unda emeği olsa gerek. Bu süreçte TOSYÖV neredeydi? Tahsin Rende neredeydi?
Hikmet Çinçin bir kaç dönemdir Hatay Ticaret ve Sanayi Odası’nın başında. Oldukça deneyimli. Hem Oda yönetimine hem de Odalar ve Borsalar Birliği’nin Ankara’daki işleyişine hakim. Yaşı, sağlık durumu, mücadele azmi açısından kendisini bu dönemde yeterli görüp aday olduğuna göre diyecek bir şey yok. Ahmet Bünyamin Yavuz genç ve dinamik. Kendi açıklamalarına göre ro ro taşımacılığı başta olmak üzere, kara taşımacılığı ve tarımsal üretim alanlarında çalışıyor. Oda yönetiminde bulunması nedeni ile odanın işleyişine vakıf görülüyor. Bize göre adayların tamamının kendi projeleri ile oda üyelerinin önüne çıkmaları en doğrusu. Başka dernek ve odaların, STK’ların büyük abi olarak adayları yönlendirmeleri ve etkilemeleri doğru değil. Kaldı ki TOSYÖV gibi kuruluşlarda üye olan iş insanları HTSO’nunda üyeleri. Yani adaylar konusunda gönüllerinde birer aslan yatıyor. Yani birileri adayların önüne şunları yap, bunları yapma demesi yerine adayların kendi çalışma programlarını ve projelerini oluşturarak üyelerin önüne çıkması lazım. Aksi takdirde dışarıdan müdahaleler odayı kaosa sürükler.
Siyasiler açıktan düşüncelerini açıklamasalar da kapalı kapılar arkasında, kulislerde her siyasi partinin bir aday için kulis yaptığı konuşuluyor. Bilindiği gibi Hikmet Çinçin Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığı için 2024 yerel seçimlerinde CHP’den aday adaylığı başvurusu yapmıştı, ancak aday gösterilmedi. Diğer aday Ahmet Bünyamin Yavuz ise eski AK Parti il Başkanı ve Belediye Başkan adayı olup, seçim kaybeden İbrahim Güler’in ortağı. Dışarıdan bakıldığı zaman adaylar belirli siyasal görüşlere yakın gibi görülüyor. Şüphesiz görüşler, siyasal duruşlar değişebilir. Dün CHP’li olan bugün Ak Parti’li, veya başka bir siyasal düşünceye katılabilir. Bir çok kişi siyaset ayrı, oda ayrı diyebilir. Ancak bu durum çok doğru değil. Her şey gibi STK’lar da siyasallaştı. Bütün Odaların ve STK’ların başkanlarının duruşları ve izledikleri politikalara bakılarak hangi siyasal partinin yanında veya yakınında olduğunu söylemek güç olmasa gerek.
Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde tarafsızlık diye bir şey yoktur. Kamu kurumlarının yöneticileri, yargı kurumu, eğitim camiası, sağlık kuruluşları, güvenlik teşkilatları dahil herkesin tarafı belli. Kimse durumundan şikayetçi değil. O zaman Oda başkanları ve STK’ların da siyasi tercihleri normal. Siyasal partilerin ekonomiye bakışları bir yerde odaların proje ve yönetim şekillerine de yön veriyor.
HTSO seçimlerine bir ay gibi bir zaman var. Bu süreçte adaylar yoğun bir tempoda işyerlerini, STK’ları ve belediyeleri ziyaret ediyorlar. Her nedense bu ziyaretler hep seçim zamanlarında yapılıyor. Seçim bittiğinde başkanlar ve yönetim kurulları koltuklarına oturup masa başı işlerle uğraşıyorlar. Oysa hizmet ve projeler süreklilik ister. Başkan adaylarının seçildikleri süre boyunca sahada olmaları gerekir. Bu prensibin yerleşmesi lazım.